Ruhi Çenet New York’taki Gizemli Topluluğu Videoya Aldı: “İnternet Şeytanın İcadı!”
Dünyanın en hareketli ve teknoloji odaklı metropollerinden biri olan New York, modern dünyadan tamamen izole biçimde varlığını sürdüren sıra dışı bir topluluğa ev sahipliği yapıyor. Ünlü içerik üreticisi ve belgeselci Ruhi Çenet, yayınladığı son çalışmasında ABD’nin New York kentinde yaşayan Hasidik Yahudilerin gizemli ve dışa kapalı dünyasına adım attı. Brooklyn bölgesinde topluluk üyeleriyle yaklaşık 48 saat geçiren Çenet; dini ritüellerden teknolojiye, aile yapısından çocuk yetiştirme tarzına kadar merak edilen pek çok detayı yerinde gözlemleyerek izleyicilerine aktardı.
"İnternet Şeytanın İcadı": Popüler Kültürden Tamamen İzolasyon
Belgeselin en çok konuşulan bölümlerinden birini, topluluk üyelerinin günümüz teknolojisine ve dijital dünyaya bakış açısı oluşturdu. Röportaj yapılan Hasidik bireylerden biri, interneti açıkça “şeytanın icadı” olarak tanımladı. Dijital ağlara erişim sağlayan kişilerin zamanla ahlaki değerlerini, inançlarını ve manevi bağlarını kaybedebileceğini savunan topluluk üyesi, ömrü boyunca hiç internete girmediğini ifade etti.
Söyleşi sırasında Ruhi Çenet’in yönelttiği sorular ise izolasyonun boyutunu gözler önüne serdi. Bütün dünyanın yakından tanıdığı popüler kültür ikonları Michael Jackson ve Cristiano Ronaldo’nun isimleri sorulduğunda, topluluk üyelerinden “Tanımıyorum” yanıtı alındı.
Akıllı Cihazlar Yasak: Yalnızca Sesli Arama Yapan Özel Telefonlar
Hasidik toplumunda teknoloji kullanımı tamamen reddedilmese de son derece katı sınırlamalara tabi tutuluyor. Günümüzün dokunmatik ve akıllı telefonları yerine, topluluk içerisinde özel olarak uyarlanmış cihazlar kullanılıyor. Bu telefonlarla yalnızca sesli görüşme yapılabiliyor; mesajlaşma, sosyal medya uygulamaları veya internet erişimi gibi özellikler cihazlarda yer almıyor.
Televizyon yayını izlemenin ve video içeriklerine erişmenin kesin kurallarla yasaklandığı toplulukta, görsel medyanın insan zihnini saptırabileceği düşüncesi hakim. Bu nedenle pek çok kişi kendi görüntülerinin video kaydına alınmasına dahi karşı çıkarken, görsel izinlerde yalnızca fotoğrafa sınırlı ölçüde müsaade ediliyor.
Çocukluktan Başlayan Dini Eğitim: Günde 10 Saatten Fazla Okuma
Hasidik Yahudilerinde yaşamın ana eksenini dini eğitim ve ibadet oluşturuyor. Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren bu disiplinle büyütülüyor. Kız çocuklarının 12, erkek çocuklarının ise 13 yaşında dini açıdan yetişkin kabul edildiği yapıda, bu yaş sınırından itibaren bireylerin sorumlulukları katlanarak artıyor.
Eğitim sisteminin merkezinde “Yeşiva” adı verilen dini okullar yer alıyor. Çenet’in ziyaret ettiği eğitim merkezlerinde yüzlerce öğrencinin sabah saat 07.30’dan akşam 21.30’a kadar aralıksız eğitim aldığı görüldü. Günün 10 saatten fazlasını kutsal metinleri ezberlemek, analiz etmek ve okumakla geçiren öğrenciler; Yahudi düşünce sistemi, Mesih inancı ve dini öğretiler üzerine uzmanlaşıyor.
Aile Yapısında Haham Etkisi ve 15 Çocuğa Ulaşan Nüfus
Topluluktaki bir diğer dikkat çekici unsur ise oldukça yüksek doğum oranları. Hasidik ailelerde çocuk sayısı genellikle 10 ila 15 arasında değişiyor. Bu durumun temel nedenleri arasında, İkinci Dünya Savaşı ve Holokost sırasında verilen büyük kayıpların ardından nüfusu yeniden artırma arzusu gösterilse de, toplumsal ve ekonomik faktörlerin de etkili olduğu belirtiliyor.
Aile planlaması veya çocuk sayısına ara verme gibi kararlarda ise bireysel tercihlerden ziyade dini liderler olan hahamların görüşü belirleyici oluyor. Hahamın onayı olmadan ailevi hususlarda adım atılmıyor.
Brooklyn Sokaklarında "İffet Denetçileri" ve Sert Kurallar
Özellikle Brooklyn’in Williamsburg semtinde yaşam tamamen dini kurallara göre şekillenmiş durumda. Sokaklarda muhafazakâr giyim standartlarına uyulmasını denetleyen ve uygunsuz kıyafet giyen kişileri uyaran görevliler bulunuyor. Sokak başlarına asılan İngilizce ve İspanyolca tabelalarla, dışarıdan gelen ziyaretçilerin de açık kıyafetlerle dolaşmaması gerektiği hatırlatılıyor.
Kadınların yaşamındaki giyim kuralları da oldukça katı. Evli kadınların kendi saçlarını başkalarına göstermesi dini açıdan uygun bulunmadığı için, pek çok kadın saçlarını kazıtarak peruk takmayı tercih ediyor.

Dışa Kapalı Sosyal Düzen: Dini Mahkemeler ve Ağır Yaptırımlar
Topluluk, kamu kurumları ve resmi makamlarla olan ilişkilerini de minimum seviyede tutuyor. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda polise veya resmi yargıya gitmek yerine, öncelikle hahamlara ve “Beth Din” olarak bilinen dini mahkemelere başvuruluyor.
Sistemden veya dini yaşamdan ayrılmak isteyen bireyler içinse süreç oldukça sancılı ilerliyor. Topluluğu terk etmeyi seçen kişilerin aileleri ve sosyal çevreleriyle olan bağları tamamen koparılabiliyor. Yüksek çocuk sayılı ailelerde ise ayrılık kararı alan ebeveynlerin çocuklarının velayetini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.





