Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin küresel riskler karşısındaki durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin düşük borçluluk oranıyla diğer ülkelere göre avantajlı bir konumda olduğunu savunan Şimşek, ekonomik şoklara karşı dayanıklılığın yüksek olduğunu söyledi.
Enflasyonla mücadelenin devam edeceğini belirten Bakan Şimşek, 2026 yılı sonunda milli gelirin yaklaşık 1,8 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu, 30'dan fazla ülkeden temsilcinin katılımıyla başladı. MÜSİAD ve İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle gerçekleştirilen forumun açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin ekonomik görünümünü ve küresel gelişmelere karşı izlenen politikaları değerlendirdi.
Şimşek'in açıklamalarında özellikle Türkiye'nin borçluluk düzeyi, enflasyonla mücadele, ekonomik büyüme ve yatırım politikaları öne çıktı.
Bakan Şimşek: Türkiye Ekonomik Şoklara Karşı Daha Dayanıklı
Küresel ekonominin en önemli sorunlarından birinin artan borçluluk olduğunu belirten Şimşek, dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300'ü geçtiğini söyledi.
Gelişmekte olan ülkelerde bu oranın yüzde 230'un üzerine çıktığını ifade eden Bakan Şimşek, Türkiye'nin ise borçluluk açısından daha avantajlı olduğunu savundu.

Şimşek, Türkiye'nin ekonomik risklere karşı durumunu şu sözlerle değerlendirdi:
"Türkiye'nin borçluluk düzeyinin düşük olması ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor. Düşük borçluluk sayesinde ekonomik şoklara yanıt verme ve makul bir büyümeyi sürdürme imkanı daha yüksek."
Türkiye'de kamu borcunun milli gelire oranının gelişmekte olan ülkeler ortalamasının yaklaşık üçte biri seviyesinde olduğunu belirten Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranının da söz konusu ortalamanın yaklaşık yarısı düzeyinde bulunduğunu söyledi.
2026 Yılı İçin 1,8 Trilyon Dolarlık Milli Gelir Beklentisi
Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2026 yılına ilişkin büyüklük beklentilerini de paylaştı.
Şimşek, milli gelirin yıl sonunda mevcut döviz kurlarıyla yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise 4 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
Türkiye'nin güçlü altyapısı ve üretim kapasitesiyle önemli bir ekonomi olduğunu ifade eden Şimşek, buna rağmen yüksek enflasyonun aşılması gereken temel sorunlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti.
Enflasyonla mücadele konusunda uygulanan politikaların sürdürüleceğini vurgulayan Şimşek, ekonomik istikrarı güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Yatırım, Üretim ve İstihdam İçin Yeni Hedefler
Konuşmasında Türkiye'nin üretim kapasitesine de değinen Şimşek, imalat sanayisinin ekonomideki yerini korumak istediklerini belirtti.
Orta-yüksek ve yüksek teknolojili yatırımları desteklemek amacıyla sunulan finansman imkanlarına dikkat çeken Şimşek, yatırım taahhütlü avans kredileri kapsamında işletmelere piyasa faizinin yaklaşık üçte biri düzeyinde faizle kredi sağlanabildiğini anlattı.
Bu kredilerde 10 yıl vade ve 2 yıl geri ödemesiz dönem imkanı bulunduğunu bildirdi.
Şimşek, Türkiye'nin turizm, sağlık turizmi, yazılım ve video oyunları gibi hizmet sektörlerinde de büyüme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Kadın İstihdamı ve Yapay Zeka Gündemde
Türkiye'nin çalışma çağındaki nüfus bakımından önünde 18 ila 20 yıllık bir fırsat dönemi bulunduğunu belirten Şimşek, kadınların iş gücüne katılımını artıracak reformların hedeflendiğini söyledi.
Yapay zekanın dünya ekonomisinde önemli değişimlere yol açacağını vurgulayan Bakan Şimşek, Türkiye'nin bu alandaki hazırlıklarının gelişmekte olan birçok ülkeye göre ileride olduğunu ancak gelişmiş ekonomilerle arasındaki farkı kapatması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda 5G, fiber internet altyapısı ve enerji yatırımlarına önem verildiğini kaydetti.
Türkiye Yeni Ticaret Anlaşmaları İçin Görüşmeler Yürütüyor
Küresel ticarette artan korumacılığa da değinen Şimşek, Türkiye'nin farklı ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığını belirtti.
Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin sürdüğünü söyleyen Şimşek, Türkiye'nin ticaret ve lojistik bağlantılarını güçlendirmeyi hedeflediğini aktardı.
Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılık güzergahlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Bakan Şimşek, enerji ve lojistik altyapısının geliştirilmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ifade etti.
İklim değişikliğiyle mücadeleye de değinen Şimşek, sulama altyapısı ve iklim koşullarına dayanıklı tarımsal üretime yönelik yatırımların sürdüğünü, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 kapsamında yeşil dönüşüm çalışmalarının hızlandırılacağını söyledi.





