On bir ayın sultanı Ramazan'da en çok merak edilen konulardan biri olan kusmanın oruca etkisi, eylemin nasıl gerçekleştiğine bağlı olarak değişmektedir.
İslam alimleri ve Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamalarına göre; kendiliğinden gelen kusuntu miktarı ne olursa olsun orucu bozmazken, kişinin kendi isteğiyle (kasten) ağız dolusu kusması orucu bozmaktadır. İşte kaza ve kefaret durumlarını belirleyen o ince çizgi...
Hangi Durumda Oruç Bozulmaz?
Hastalık veya benzeri elde olmayan nedenlerle meydana gelen kusma durumlarında ibadetiniz güvendedir:
- İstem Dışı Kusma: Miktarı ne olursa olsun, kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz.
- Geriye Kaçan Parçalar: Kendiliğinden gelen kusuntunun bir kısmı mideye geri gitse dahi, bu durum istem dışı olduğu için oruca zarar vermez.
- Ansızın Yükselen Şeyler: Mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen unsurlar da orucu sakatlamaz.
Orucu Bozan Durum: Kasten Kusmak
Hz. Muhammed'in (s.a.s.) Ebu Davud ve Tirmizi'de yer alan hadis-i şerifi bu konudaki sınırı net bir şekilde çizmektedir: "Oruçlu kimse kendisine hakim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin."
- Kişinin Kendini Zorlaması: Bir kimsenin kendi müdahalesiyle ağız dolusu kusması durumunda oruç bozulur.
- Neden Bozulur? Kasten kusma eyleminde, kusuntunun bir miktarının mideye geri dönmesi kaçınılmaz kabul edildiği için oruç ihlal edilmiş sayılır.
Kaza mı, Kefaret mi Gerekir?
Kusma yoluyla bozulan orucun telafisi konusunda şu hükümler geçerlidir:
- Sadece Kaza: Kendi isteğiyle kusarak orucu bozulan kişinin, Ramazan sonrasında gününe gün kaza etmesi (bir gün oruç tutması) yeterlidir; 61 günlük kefaret gerekmez.
- Kritik Hata: "Kustum, orucum bozuldu" zannıyla bilerek yiyip içmeye devam edenlerin orucu da bozulur; ancak bu durumda da kefaret değil, sadece kaza gerekir.





