Türkiye’de son dönemde rekor seviyeye ulaşan konkordato başvuruları, ekonomi yönetimini harekete geçirdi.
Sistemin mali darboğazdaki şirketleri kurtarmaktan ziyade, borç ötelemek için bir "suistimal aracı" olarak kullanıldığı iddiaları üzerine Adalet ile Hazine ve Maliye Bakanlıkları düğmeye bastı.
Başvuru Sayısında Tarihi Rekor
Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında 516’ya kadar gerileyen başvuru sayısı, 2024’te 1.208’e, 2025 yılında ise 2.008’e çıkarak tüm zamanların zirvesine ulaştı. Ancak başvuruların aksine kabul edilen dosya sayısının düşük kalması, mekanizmanın "zaman kazanmak" amacıyla kötüye kullanıldığı şüphelerini artırdı. 2025 yılında yapılan 2 binin üzerindeki başvurunun sadece 164’ü mahkemelerce kabul edildi.
Bakan Şimşek: "İstismara İzin Vermeyeceğiz"
Konuyla ilgili açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Sistemi istismar eden firmalara dair ciddi şikayetler alıyoruz," diyerek Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma grubu kurulduğunu duyurdu. Bu kapsamda Kamu Gözetim Kurumu, süreci usulsüz yönlendiren denetim firmalarına yönelik denetimlerini sıkılaştırdı.
Yeni Düzenlemede Öne Çıkan Başlıklar
Meclis’e sunulması beklenen yeni yasal taslak, konkordato kapısını "gerçekten ihtiyacı olanlar" için açık tutarken, suistimal yollarını kapatmayı hedefliyor:
-
Tekrar Başvuruya Engel: Bir kez reddedilen şirket, mali yapısında somut bir iyileşme kanıtlayamadığı sürece yeniden konkordato talep edemeyecek.
-
Mühlet Süresi Kısalıyor: Mahkemelerin verdiği toplam geçici mühlet süresi 5 aydan 4 aya indirilecek.
-
Hızlı Rapor Dönemi: Konkordato komiserinin ön raporunu hazırlaması için tanınan süre en fazla 3 hafta ile sınırlandırılacak.
-
Resen İflas Yolu: Kurtarılması mümkün görülmeyen borca batık şirketler için mahkemeler doğrudan iflas kararıverebilecek.





