Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Amerika Birleşik Devletleri ile varılan tartışmalı bir göç anlaşması kapsamında, ABD'den sınır dışı edilen üçüncü ülke vatandaşlarını Nisan 2026 itibarıyla geçici olarak kabul etmeye başlayacağını duyurdu. Afrika kıtasındaki "üçüncü ülke anlaşmaları" zincirine eklenen bu yeni halka, hem lojistik hem de insan hakları boyutlarıyla dünya gündemine oturdu.
İşte Kinşasa yönetiminin yaptığı açıklamanın kritik detayları:
KDC, ABD’den Sınır Dışı Edilen Göçmenlere Kapılarını Açıyor!
KDC İletişim ve Medya Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD'nin göç mekanizmaları çerçevesinde sınır dışı edilen kişilerin kabulü için hazırlıkların tamamlandığı belirtildi.
Anlaşmanın Şartları ve Finansman
Anlaşma, KDC hükümeti tarafından "ulusal egemenlik" vurgusuyla savunulurken, mali yükün tamamen ABD tarafında olacağı ifade edildi:
-
Sıfır Maliyet: Lojistik ve teknik yönetim tamamen ABD tarafından finanse edilecek; KDC kamu bütçesine herhangi bir ek yük binmeyecek.
-
Kabul Merkezleri: Göçmenlerin geçici olarak konaklayacağı merkezler başkent Kinşasa’da belirlendi.
-
Denetim: Sürecin iç güvenlik gerekliliklerine ve ulusal egemenliğe saygı çerçevesinde "kontrollü" yürütüleceği vurgulandı.
Trump Yönetiminin "Üçüncü Ülke" Stratejisi
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yürüttüğü bu strateji, göçmenlerin doğrudan kendi ülkelerine değil, anlaşmalı üçüncü ülkelere gönderilmesini öngörüyor. KDC'den önce bu sistemi uygulayan diğer Afrika ülkeleri şunlar:
-
Ruanda
-
Güney Sudan
-
Uganda
İnsan Hakları Örgütlerinden Sert Tepki
Uygulama, uluslararası kamuoyunda büyük tartışma yarattı. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları şu uyarılarda bulunuyor:
-
Hukuk İhlali: Uygulamanın uluslararası sığınmacı hukukuna aykırı olduğu savunuluyor.
-
Güvenlik Riski: Sığınmacıların gönderildikleri bu ülkelerde güvenliklerinin tehlikeye atıldığı ve temel haklara erişimlerinin kısıtlı olduğu ifade ediliyor.





