Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) istinaf mahkemesinin "mutlak butlan" kararı vermesinin ardından yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, parti içinde deprem etkisi yaratacak açıklamaları siyaset gündemine bomba gibi düştü.

Gazeteci Muharrem Sarıkaya’nın Yetkin Report’ta yayımlanan "Kılıçdaroğlu Kurultay’a gitmiyor: CHP’yi kirli insanlara mı bırakayım?" başlıklı köşe yazısında, Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresiyle yaptığı zirvenin perde arkası ve şok suçlamaları ilk kez gün yüzüne çıktı. Kılıçdaroğlu, partide kapsamlı bir tasfiye ve arınma hareketi gerçekleştirmeden net bir şekilde kurultaya gitmeyeceğini ilan etti.


"Para Karşılığı Delege Satarak Zenginleşenleri Temizleyeceğim"

Toplumdan gelebilecek olası ilk tepkilere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, partideki kirli ilişkileri deşifre edeceğini belirtti:

“Toplum ilk başta tepki gösterebilir. Ama onlar bunu yapıyor diye biz arınmaktan vaz mı geçeceğiz? Temiz olmayan, kirli insanları partide mi tutalım? Bu mu isteniyor? Ben hepsini temizleyeceğim. Biz partiyi tekrar kirli insanlara bırakırsak, para karşılığı delege alıp satanların kirli oyunlarına tekrar teslim edersek, o zaman arınmayı nasıl başaracağız? Mahkeme, para ile delege alıp satan 8 kişinin adını kararında açıkça belirtti. Parayı alanlar, 'aldım' diyor.”

Önceki yönetimin yanında yer alan isimlerin bir anda nasıl zenginleştiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, savcılığın MASAK aracılığıyla bu kişilerin yakınlarının mal varlıklarını araştırmaya başladığını müjdeledi. Dijital çağda bu araştırmaların en fazla bir ay süreceğini ifade eden CHP lideri, "O villaları kimlerin nasıl aldığını tek tek sıralayacağım. Zenginleşmesinin kaynağını açıklayamadığı için muhasebe ofisini yakan bir insandan söz ediyorum. Neden yanar bir şirketin muhasebe ofisi? Kirli paranın kaynağını gizlemek için..." diyerek hedefindeki isimlere gözdağı verdi.


Özgür Özel'e Sert Suçlama: "Bir Şirkete Tam 700 Milyon Lira Verdiler"

Eski Genel Başkan Özgür Özel ile kurultay süreci ve parti içi krizle ilgili ortak bir paydada buluşamadıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, finansal usulsüzlük iddialarını şu sert sorularla gündeme taşıdı:

“Özgür Özel ile her türlü diyaloğu, ortak çözümü denedim ama olmuyor. Özgür Bey arınmayı kabul etmekten kaçınıyor. Partiden bir şirkete tam 700 milyon lira vermişler. Özgür Bey’e soracağım, bu parayı niye verdin diye? Kim bunlar? Para ile irade satılır mı?”

Sözcü TV ve Halk TV gibi muhalif kanalların kendisini ekrana çıkarmaktan kaçındığını savunan Kılıçdaroğlu, "O televizyonlara çıkıp 'Haydi gelin, bana dilediğinizi sorun' diyorum ama beni çıkarmıyorlar" siteminde bulundu.


"Butlan Kararı Çıkınca Verdiğim Sözde Durdum"

Mahkemenin "mutlak butlan" kararı açıklanmadan önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Engin Özkoç'un kendisini ziyaret ettiğini açıklayan Kılıçdaroğlu, aralarında geçen konuşmayı şu şekilde özetledi:

  • Ziyarette kendisinden, mutlak butlan kararı çıksa dahi görevi kabul etmemesinin istendiğini belirtti.
  • Kendilerine, bir çağrı heyetinde yer almayacağını ancak resmi bir butlan kararıyla göreve dönmesi hükmedilirse bunu reddetmeyeceğini söylediğini ifade etti.
  • Görevi kabul etmediği takdirde partinin çok daha sıkıntılı ellerde kalacağını belirterek, karar açıklandığında verdiği sözü tutup koltuğa geri döndüğünü dile getirdi.
  • Butlan kararının çıktığı gün Özgür Özel'i bizzat arayarak "Haydi gel beraber ortak bir yol bulalım" dediğini ancak Özel’in buna yanaşmadığını açıkladı.

"Milletvekili Parti Genel Merkezine Nasıl Sokulmaz?"

Sabahın erken saatlerinde CHP Genel Merkezi'ne giden ve içeri alınmayan milletvekilleri konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin yanlarında partili olmayan kişilerle gitmesini ve o saatte binaya yönelmesini doğru bulmadığını ancak bir milletvekilinin kendi partisinin genel merkezine sokulmamasının asla kabul edilemeyeceğini söyledi.

Ayrıca o gün binaya polisin girmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, kendisine gelen bilgilere göre Genel Başkan ve yardımcılarının bulunduğu 5, 6, 10 ve 12. katlara emniyet güçlerinin giriş yapmadığını ifade etti.


"Erdoğan’ın Kontrolüne Niye Gireyim?"

Kendisine yöneltilen "Erdoğan ile diyalog kuruyor" suçlamalarına da sert yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Beni Erdoğan ile diyalog kurmakla suçluyorlar. Oysa Bülent Arınç üzerinden iktidarla diyalog kurmaya çalışan kendisiydi (Özgür Özel). Ben çıkıp her zaman 'müzakere değil, mücadele lazım' demedim mi? Ben Erdoğan’ın kontrolüne niye gireyim? Bayramlaşma konuşmamda bile 418 milyarı, 128 milyarı ve 5'li çeteyi yine hatırlattım" dedi.

CHP'nin İsmet İnönü döneminden sonra tek başına iktidar olamamasına rağmen dürüstlüğünü ve ahlaki üstünlüğünü her zaman koruduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu mirası kirli oyunlara teslim etmeyeceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: Yetkin Report’