Balıkesir ve Çanakkale sınırlarında yer alan Kaz Dağları, bilim dünyası için önemli bir keşfe ev sahipliği yaptı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğretim üyesi Doç. Dr. Şahin Kök, Sarıkız Tepesi'nde daha önce tanımlanmamış yeni bir böcek türü keşfetti. 1705 metre yükseklikte bulunan türe bilimsel bir isim verilirken, keşif uluslararası bilimsel dergide yayımlandı.

Kaz Dağları'nın zengin bitki örtüsü ve biyolojik çeşitliliği, yeni bir bilimsel keşifle yeniden gündeme geldi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şahin Kök, Kaz Dağları'nda yürüttüğü araştırmalar sırasında bilim dünyasının daha önce tanımlamadığı bir böcek türü tespit etti.

Keşif, Kaz Dağları'nın 1705 metre yüksekliğindeki Sarıkız Tepesi'nde gerçekleştirildi.


Yeni Böcek Türüne Hangi İsim Verildi?

Araştırmalar sırasında yeni böcek türünün, halk arasında kardikeni olarak bilinen Acantholimon ulicinum bitkisi üzerinde beslendiği belirlendi.

Bilim insanları, böceğin konukçu bitkisiyle olan ilişkisini dikkate alarak yeni türe Anuromyzus acantholimonis adını verdi.

ÇOMÜ tarafından yapılan açıklamada, türün üzerinde beslendiği bitkiye özgü olduğu belirtildi.

Kaz Dağları'nda tespit edilen bu yeni tür, bölgenin biyolojik çeşitliliğine ilişkin bilimsel çalışmalara yeni bir kayıt daha ekledi.


Keşif Uluslararası Bilimsel Dergide Yayımlandı

Yeni türün bilimsel olarak tanımlanması sürecinde Türkiye'nin yanı sıra Gürcistan ve Rusya'dan araştırmacılar da görev aldı.

Doç. Dr. Şahin Kök ve uluslararası araştırma ekibi, keşfedilen böceğin dünyadaki yakın akraba türlerini ayrıntılı biçimde inceledi.

Çalışma kapsamında böceklerin fiziksel yapıları ve ayırt edici özellikleri karşılaştırılarak kapsamlı bir morfolojik revizyon gerçekleştirildi.


Yeni türün keşfini ve yakın akrabalarıyla yapılan karşılaştırmaları içeren bilimsel makale, hayvansal taksonomi alanında uluslararası yayın yapan Zootaxa dergisinde yayımlandı.

Balıkesir ve Çanakkale'nin ortak doğal mirası olan Kaz Dağları'nda gerçekleştirilen bu keşif, bölgenin henüz bilimsel olarak tanımlanmamış canlı türlerine ev sahipliği yapabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Kaynak: Anadolu Ajansı