Türkiye Kamu-Sen, ekonomik darboğazla mücadele eden memur ve emekliler için harekete geçti.
Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde kritik bir basın açıklaması yapan Genel Başkan Önder Kahveci, mevcut maaş artışlarının piyasa gerçeklerinin çok uzağında kaldığını belirterek hükümete "ek zam" ve "refah payı" çağrısında bulundu.
İşte politikam.com ekonomi servisinin memur ve emeklinin yeni hak arama mücadelesinden derlediği önemli başlıklar:
Ankara’da Ek Zam Sesleri: "Maaşlar Yoksulluk Sınırının Altında Kaldı"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 2025 yılı enflasyon verilerinin netleşmesiyle birlikte kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücünde ciddi bir erime yaşandığını vurguladı. Kahveci, maaşların reel değerini kaybettiğini ve mevcut geçim koşullarının sürdürülebilir olmaktan çıktığını ifade etti.
📉 Maaşlardaki Yapısal Sorunlar ve Talepler
Genel Başkan Kahveci, konuşmasında memur ve emeklilerin içinde bulunduğu tabloyu şu çarpıcı verilerle özetledi:
-
Yoksulluk Sınırı: Devlet memuru maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığına dikkat çekilerek, en düşük memur maaşının acilen bu sınırın üzerine çekilmesi talep edildi.
-
Açlık Sınırı: Emekli maaşlarının açlık sınırının dahi altına gerilediği belirtildi.
-
Ek Zam ve Refah Payı: Ekonomik büyümeden çalışanların da pay alması gerektiği vurgulanarak, kalıcı bir refah payı düzenlemesi istendi.
-
Emeklilik Korkusu: Maaş yetersizliği nedeniyle memurların emekli olmaktan çekindikleri, bu durumun ancak ciddi bir iyileştirmeyle aşılabileceği kaydedildi.
⚖️ Vergi Adaleti ve 3600 Ek Gösterge
Sendika, maaş artışlarının yanı sıra çalışma hayatındaki hukuki ve mali adaletsizliklerin giderilmesi için şu somut adımların atılmasını istedi:
-
Gelir Vergisi Sabitlensin: Memurların gelir vergisi diliminin %15 oranında sabitlenmesi ve vergi sistemindeki adaletsizliğin son bulması gerektiği belirtildi.
-
3600 Ek Gösterge: Birinci dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesine dair taahhütlerin derhal hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
-
Tek Tip İstihdam: Kamu sektöründe güvenceye dayalı, statü farklılıklarının giderildiği tek tip bir istihdam modeli savunuldu.





