Türk siyasetinde bazı isimler vardır; partilerden, dönemlerden ve iktidarlardan bağımsız olarak hatırlanır. Kamer Genç, tam da bu tanıma uyan, nevi şahsına münhasır bir siyasetçiydi. Sözü sakınmayan dili, tavizsiz muhalefeti, halkçı refleksleri ve Meclis kürsüsündeki sert çıkışlarıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin en aykırı ama en tanıdık figürlerinden biri oldu. 22 Ocak 2016’daki vefatının yıldönümünde, Kamer Genç’in hayatı ve siyasi mücadelesi, yalnızca bir biyografi değil; aynı zamanda Türkiye siyasetinin de aynasıdır.
Yokluktan devletin zirvesine uzanan bir hayat
23 Şubat 1940’ta, Tunceli’nin Nazımiye ilçesine bağlı Ramazanköy’de dünyaya gelen Kamer Genç, son derece yoksul bir Alevi ailenin çocuğuydu. Çocukluğu, Dersim coğrafyasının sert doğası ve Cumhuriyet’in kırsal Anadolu’daki imkânsızlıkları içinde geçti. Babasını küçük yaşta kaybetti; annesi ve kardeşleriyle birlikte ağır ekonomik koşullarda büyüdü.
Bu yokluk, Genç’in hayatı boyunca taşıdığı “devlet, yoksulun yanında olmalı” fikrinin temelini oluşturdu. Eğitim onun için yalnızca kişisel bir başarı değil, sınıfsal bir çıkış yoluydu. Devlet parasız yatılı okullarında okudu; Ankara Maliye Okulu’nu bitirdi. Ardından Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu oldu.
Kamu görevine vergi kontrol memuru olarak başladı. Disiplini, hukuka bağlılığı ve dosya bilgisiyle kısa sürede dikkat çekti. 1966’da Danıştay’a girerek, yüksek yargı bürokrasisine yükseldi. Bu dönem, Kamer Genç’in hukuk nosyonunun ve devlet geleneğinin şekillendiği yıllar oldu.
Siyasete giriş: Devlet içinden muhalefete
Kamer Genç’in siyasete girişi, klasik bir “parti kariyeri” çizgisinden farklıydı. O, önce devleti tanıdı; sonra devlete muhalefet etti.
1987 genel seçimlerinde CHP’den Tunceli Milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. Bu tarihten itibaren, Meclis’te sıradan bir milletvekili profili çizmedi. Daha ilk yıllarından itibaren, yürütmenin yetkilerine karşı sert denetim diliyle öne çıktı.
Siyasi yaşamı boyunca tek bir partiye sıkı sıkıya bağlı kalmadı:
-
CHP (1987–1991, 2010–2015)
-
Doğru Yol Partisi – DYP (1995–1999)
-
Bağımsız milletvekilliği (2007)
Bu geçişler, ideolojik savrulmalardan çok, Genç’in kişisel siyasi duruşunun partilerin önüne geçmesinin bir sonucuydu. Kendi ifadesiyle, “Partiler değişir, halkın hakkı değişmezdi.”
İdeolojisi: Katı bir doktrin değil, sert bir Cumhuriyetçilik
Kamer Genç kendisini hiçbir zaman ideolojik etiketlerle sınırlamadı. Ancak çizgisi nett i:
-
Laik Cumhuriyet
-
Sosyal devlet
-
Tam bağımsızlık
-
Kamu kaynaklarının denetimi
-
Yolsuzlukla mücadele
Özellikle Turgut Özal dönemi onun siyasi hafızadaki yerini belirledi. Özelleştirmelere, yürütmenin güçlenmesine, denetim mekanizmalarının zayıflatılmasına karşı verdiği mücadele, onu Meclis’in en sert muhaliflerinden biri yaptı. Özal’a yönelik eleştirileri zaman zaman dava konusu oldu; ancak Genç, geri adım atmadı.
Meclis kürsüsünde Kamer Genç
Kamer Genç’in adı, çoğu zaman Meclis tutanaklarıyla birlikte anıldı. Kürsüye çıktığında salon sessizleşir, iktidar sıraları gerilirdi.
-
Uzun cümleler kurmazdı.
-
Hukuki dayanaklara sıkça başvururdu.
-
Kişisel polemikten çok, devlet-halk ilişkisini hedef alırdı.
Zaman zaman Meclis Başkanvekilliği yaptı; oturumları yönetti. Bu görevlerde dahi tarafsızlık kadar, kurallara bağlılığıyla tanındı. Kuralları ihlal eden iktidar milletvekillerine karşı sert uyarıları, Meclis tarihine geçti.
Halkla ilişkisi ve “Kamer Abi” imajı
Kamer Genç, Ankara siyasetinin koridorlarında olduğu kadar, Tunceli’nin köylerinde de tanınan bir isimdi. Seçmenle mesafeli olmadı; koruma ordularıyla dolaşmadı. Halk arasında “Kamer Abi” diye anıldı.
Alevi kimliğini saklamadı ama siyasetin merkezine de koymadı. İnanç özgürlüğünü savundu; mezhepçi siyasete karşı durdu. Bu tavrı, onu yalnızca Tunceli’de değil, Türkiye’nin birçok yerinde saygı duyulan bir figür hâline getirdi.
Hastalığı ve vefatı
Kamer Genç, yaşamının son döneminde pankreas kanseri ile mücadele etti. Tedavi gördüğü İstanbul’da, 22 Ocak 2016’da, 75 yaşında hayatını kaybetti.
Cenazesi, vasiyeti doğrultusunda memleketi Ramazanköy’de, Türk bayrağına sarılı olarak toprağa verildi. Cenazesinde farklı siyasi görüşlerden isimler bir araya geldi; bu tablo, onun siyaset üstü kişiliğinin son göstergesi oldu.
Ardında kalan miras
Kamer Genç geride:
-
Susmayan bir muhalefet geleneği
-
Meclis denetiminin önemine dair güçlü bir hafıza
-
Korkmadan konuşan bir siyasetçi profili
bıraktı.
Bugün Kamer Genç, yalnızca bir milletvekili olarak değil; Meclis’in vicdanı, sistemin rahatsız edici soruları ve Cumhuriyet muhalefetinin simge isimlerinden biri olarak hatırlanıyor.





