Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve Türkiye’yi derin bir yasa boğan silahlı saldırıda acı tablo ağırlaştı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, şehre giderek yaptığı son dakika açıklamasında ölü sayısının 9’a yükseldiğini duyurdu. Olayın terör bağlantısı olup olmadığına dair tartışmalara da nokta koyan Bakan Çiftçi, hadiseyi "bireysel bir trajedi" olarak nitelendirdi.


Kahramanmaraş’ta Yas: 1 Öğretmen, 8 Evladımızı Kaybettik

Saldırının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ivedilikle kente gelerek kriz masası oluşturdu. Bakan Çiftçi, hastanelerden gelen acı haberle vefat sayısının arttığını belirtti.

Güncel Bilanço ve Son Durum

  • Can Kaybı: 9 Kişi (1 Öğretmen, 8 Öğrenci)
  • Yaralı Sayısı: 6 Kişi (3’ü ağır yaralı)
  • Eğitime Ara: Kahramanmaraş genelinde tüm okullarda eğitime 2 gün süreyle ara verildi.

Bakan Çiftçi: "Terör Değil, Bireysel Bir Hadise"

Kamuoyunda saldırının dünkü Siverek olayıyla bağlantılı bir terör eylemi olup olmadığı yönündeki sorulara İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi net bir yanıt verdi. Bakan Çiftçi, olay yerinde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Okulda öğrenci olan 14 yaşındaki çocuk, okula gelerek rastgele ateş açtı. Bir kez daha ifade etmek istiyorum; olay sadece bir öğrencimizin gerçekleştirdiği bireysel bir hadise; bir terör hadisesi değil. Cumhurbaşkanımızı anbean bilgilendirdik. Dün Şanlıurfa’da bugün de Maraş’ta yaşananlar bizi derinden üzdü. Olayı tüm boyutlarıyla araştırıyor, okullarda gerekli ek tedbirleri alıyoruz."


"Münferit Ama Sistemsel Bir Çöküş"

Bakanlığın "terör bağlantısı yok" açıklaması, güvenlik bürokrasisi açısından tansiyonu düşürse de sosyolojik açıdan tabloyu daha vahim hale getiriyor. 14 yaşındaki bir çocuğun, organize bir örgüt desteği olmadan bu denli kanlı bir eylemi gerçekleştirebilmesi; bireysel silahlanma, okul güvenliği ve çocuk psikolojisi konularında sistemin iflas ettiğinin en acı kanıtıdır.

Biri öğretmen 8'i öğrenci olmak üzere 9 canın yitip gitmesi, "bireysel hadise" tanımıyla geçiştirilemeyecek kadar büyük bir toplumsal yaradır. Eğitime verilen 2 günlük ara, sadece bir yas süreci değil; aynı zamanda "okullarda neyi yanlış yapıyoruz?" sorusunun sorulması gereken bir düşünme süresi olmalıdır. Dört bakanın aynı anda sahada olması, devletin konuyu "ulusal güvenlik" seviyesinde ele aldığını gösterse de, çözümün sadece asayiş tedbirlerinde değil, köklü bir eğitim ve denetim reformunda olduğu açıktır.

Muhabir: Haber Merkezi