Türkiye genelinde kaçakçılıkla mücadele kapsamında 2026'nın ilk 8 ayında düzenlenen operasyonların bilançosu ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 1 Ocak-31 Ağustos döneminde 27 bin 706 operasyon gerçekleştirilirken, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi. Operasyonlarda önlenen vergi kaybının ise 4 milyar 562 milyon liraya ulaştığı bildirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ekiplerinin kaçakçılığa yönelik çalışmaları yıl boyunca devam etti.
Sahte ve kaçak alkollü içkilerin üretildiği veya depolandığı noktalar ile satışının yapıldığı iş yerlerine yönelik gerçekleştirilen çalışmaların yanı sıra sigara, akaryakıt, elektronik sigara ve makaron kaçakçılığına karşı da operasyonlar düzenlendi.
Açıklanan 8 aylık veriler, geçen yılın aynı dönemine kıyasla operasyon sayısında da dikkat çekici bir artış olduğunu gösterdi.
Operasyon Sayısı 27 Bin 706’ya Çıktı
1 Ocak-31 Ağustos 2025 döneminde Türkiye genelinde 22 bin 72 kaçakçılık operasyonu gerçekleştirilmişti. 2026'nın aynı döneminde operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi.
Operasyon sayısındaki yıllık artış yaklaşık yüzde 25,5 olarak hesaplandı.
Geçen yılın ilk 8 ayında operasyonlar kapsamında 31 bin 353 şüpheli yakalanırken, bu yıl aynı dönemde bu sayı 35 bin 950'ye çıktı.
2026'nın ilk 8 ayında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda önlenen vergi kaybının ise 4 milyar 562 milyon TL olduğu açıklandı.
11,2 Milyon Paket Kaçak Sigara Ele Geçirildi
Operasyonların dikkat çeken bir başka başlığını kaçak sigara oluşturdu.
2025'in ilk 8 ayında 7 milyon 302 bin 908 paket kaçak sigara ele geçirilirken, 2026'nın aynı döneminde miktar yüzde 54,6 artarak 11 milyon 287 bin 897 pakete ulaştı.
İlk 8 ayda ele geçirilen diğer kaçak ürünlerin miktarı da şöyle açıklandı:
- 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki
- 3 milyon 547 bin 965 litre kaçak akaryakıt
- 265 bin 185 adet elektronik sigara
- 1 milyar 174 milyon 711 bin 141 adet makaron
Sahte alkollü içkiler ise kaçakçılığın ekonomik boyutunun yanında doğrudan insan sağlığı açısından taşıdığı risk nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Özellikle metanol içeren yasa dışı ürünler ağır zehirlenmelere, kalıcı görme kaybına ve ölüme kadar gidebilen ciddi sonuçlara neden olabiliyor.





