Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dün gerçekleştirdiği haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini sabit tutma kararı alması, küresel finans devlerinin radarındaydı.

Karar metnindeki satır arası mesajları ve değişen fonlama stratejilerini mercek altına alan Wall Street'in iki dev yatırım bankası, Türk ekonomisine dair yeni projeksiyonlarını paylaştı.

Dünyanın en prestijli finans kuruluşlarından JPMorgan ve Goldman Sachs, TCMB'nin hamlesinin ardından ardı ardına yayımladıkları analiz raporlarında "yeni bir faiz artışı ihtimalinin artık rafa kalktığı" görüşünde birleşti. Arama motorlarında milyonlarca tasarruf sahibi ve yatırımcının anlık olarak "Merkez Bankası faiz artıracak mı, Goldman Sachs ve JPMorgan haziran ayı dolar/faiz tahmini nedir ve TCMB fonlama maliyeti ne kadar oldu?" sorularını sorgulamasıyla piyasalarda gözler bu yabancı raporlara çevrildi.


Goldman Sachs: "Ancak Çok Ciddi Bir Dolarizasyon Baskısı Faizi Tetikler"

Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda, TCMB'nin mevcut makroekonomik dengeler içinde yeni bir faiz artırımına gitme olasılığının son derece zayıf bir senaryo olduğu vurgulandı.

Piyasalarda olağanüstü bir kırılma yaşanmadığı sürece mevcut oranların korunacağını belirten Goldman Sachs analistleri, raporda şu ifadelere yer verdi:

"Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz artırım adımı gelmesi, ancak ve ancak piyasada çok ciddi, kontrol edilemez bir dolarizasyon (yabancı paraya kaçış) baskısının oluşmasıyla tetiklenebilir. Mevcut veriler ışığında şu an için böyle bir riskin oldukça düşük olduğunu öngörüyoruz. Bu nedenle, TCMB'nin ana gösterge olan bir hafta vadeli repo faiz oranını 2026 yıl sonuna kadar hiç değiştirmeyerek sabit bırakmasını bekliyoruz."


JPMorgan: "Merkez Bankası'nın Faiz Artış Bariyeri Belirgin Şekilde Yükseldi"

Karar metninin dilini ve tonunu analiz eden JPMorgan ekonomisti Fatih Akçelik ise Merkez Bankası'nın beklenenden daha "güvercin" bir duruş sergilediğine dikkat çekti. Akçelik, yılın ikinci çeyreğinde iç talebin zayıf ve durgun seyrini sürdürmesinin, ayrıca mayıs ayı verilerinde çekirdek enflasyonda yaşanan net düşüşün metinde özellikle vurgulandığını belirtti. JPMorgan'a göre bu durum, bankanın yeni bir faiz artışı yapması için aşılması gereken bariyerin "belirgin şekilde yüksek" olduğunu kanıtlıyor.

Bölgesel Çatışmalar Bitti, Fonlama Alışkanlığı Değişiyor

JPMorgan raporunda ayrıca, TCMB'nin makro ihtiyati çerçevede yürüttüğü "örtülü sıkılaşma" modeline dair çok çarpıcı bir teknik detay hatırlatıldı. Analistler, Merkez Bankası’nın Orta Doğu'daki bölgesel savaşın başlangıcından bu yana doğrudan manşet faizi artırmaktan kaçındığını, buna karşın piyasa fonlamasını yüzde 37 olan haftalık repo yerine, yüzde 40 seviyesindeki daha yüksek maliyetli gecelik borç verme oranına kaydırarak fiilen (perde arkasından) bir sıkılaştırma uyguladığını belirtti.

Ancak Beyaz Saray'dan gelen son Trump-İran mutabakatı açıklamalarının ardından Orta Doğu’daki çatışmaların çözüme kavuştuğuna dikkat çeken JPMorgan; ekonomi yönetiminin önümüzdeki günlerde fonlama merkezini yeniden ana gösterge olan yüzde 37'lik haftalık repoya kaydırmasını beklediklerini ilan etti.

Muhabir: Haber Merkezi