Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Geçmişe Işık Tutuluyor: Savunma Duvarlarında Yeni İzler Aranıyor

İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Smyrna Höyüğü’nde sürdürülen arkeolojik kazılar, kentin binlerce yıllık geçmişine ilişkin yeni ayrıntıları gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. MÖ 3. bin yıla uzanan yerleşim izleri, farklı mimari evreler ve antik kentin savunma sistemine ilişkin araştırmalar, Smyrna’nın tarihine dair önemli ipuçları sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü işbirliğinde yürütülen kazılara İzmir Büyükşehir Belediyesi de destek veriyor. Çalışmalarda yerleşimin kuruluş sürecinin yanı sıra kentin sınırlarının ve savunma hatlarının aydınlatılması amaçlanıyor.


Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Yerleşim İzleri Araştırılıyor

Smyrna Höyüğü’nde yapılan çalışmalar, bölgedeki yerleşim tarihinin MÖ 3. bin yıla kadar uzandığını ortaya koyan bulgulara odaklanıyor. Smyrna Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, son yıllarda gerçekleştirilen kazılarda bu döneme ait tabakalara ulaşıldığını belirtti.

Erdem’in aktardığı bilgilere göre, daha önce iki evreli olduğu düşünülen Erken Tunç Çağı yerleşiminde altı farklı mimari evre tespit edildi. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle elde edilen sonuçlar da yerleşimin MÖ 3. bin yıla tarihlendirildiğini destekledi.

Bu bulgular, Smyrna’nın geçmişinin yalnızca antik dönemdeki kent yaşamıyla sınırlı olmadığını, çok daha eski yerleşim evrelerinin de araştırıldığını gösteriyor.


A A 20261014 42749003 42748999 S M Y R N A H O Y U G U N D E 5 B I N Y I L L I K Y E R L E S I M I Z L E R I A R A S T I R I L I Y O R


Antik Kentin Savunma Duvarlarında Üç Farklı Evre Belirlendi

Kazılarda MÖ 9, 8 ve 7. yüzyıllara tarihlenen üç ayrı savunma duvarı evresi tespit edildi. Harç kullanılmadan, taş blokların birbirine kenetlenmesiyle inşa edilen duvarlar, dönemin mimari anlayışı ve savunma teknikleri hakkında bilgi veriyor.

Yerleşimin doğusunda daha önce ortaya çıkarılan savunma duvarı ve anıtsal giriş kapısı da araştırmaların önemli noktaları arasında bulunuyor. Bu yıl ise özellikle kentin kuzeyindeki savunma hattında çalışmalar yürütülüyor.

Kazı ekibi, kuzey, güney ve batı savunma hatlarına ilişkin sınırlı verileri genişletmeyi hedefliyor. Yeni bulguların, antik kentin sınırlarının ve savunma sisteminin zaman içinde nasıl değiştiğinin anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.


Athena Caddesi ve Su Kanalları Kentin Planlı Yapısını Ortaya Koyuyor

Smyrna Höyüğü’nde özellikle MÖ 7. yüzyıldan itibaren gelişmiş bir şehir planının izleri görülüyor. Birbirini dik kesen sokaklar, farklı işlevlere ayrılmış yapı alanları, kamu yapıları ve üretim mekânları, kentte düzenli bir yerleşim anlayışının bulunduğunu gösteriyor.

Athena Tapınağı’ndan adını alan Athena Caddesi’nin MÖ 7. yüzyıldan MÖ 4. yüzyılın sonlarına kadar aynı doğrultuda kullanıldığı belirlendi. Kazılarda ayrıca evlerin içinden geçen su kanalları ile anıtsal giriş kapısının altında bulunan büyük bir su kanalı ortaya çıkarıldı.

Bu mimari unsurlar, antik kentte sokak düzeninin yanı sıra suyun kullanımına ve altyapıya da önem verildiğini ortaya koyan bulgular arasında yer alıyor.


406 Gramlık Gümüş Hazine de Smyrna’nın Önemli Bulguları Arasında

Smyrna Höyüğü’nde 2019 yılında yapılan kazılarda yaklaşık 406 gram ağırlığında bir gümüş takı hazinesi bulundu. Yerleşimin geçmişine ilişkin önemli bulgular arasında gösterilen hazine, bölgede yürütülen arkeolojik çalışmaların dikkat çeken keşiflerinden biri olarak öne çıkıyor.

Antik kaynaklarda Smyrna’nın, İlyada ve Odysseia destanlarının ozanı Homeros’un yaşadığı kentlerden biri olduğu yönünde aktarımlar da bulunuyor. Bu anlatılar, yerleşimin kültürel ve tarihsel önemini artıran unsurlar arasında değerlendiriliyor.


A A 20261014 42749003 42748998 S M Y R N A H O Y U G U N D E 5 B I N Y I L L I K Y E R L E S I M I Z L E R I A R A S T I R I L I Y O R


Yeni Kazılar Kentin Sınırlarını Aydınlatmayı Hedefliyor

Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, bu yıl Tunç Çağı alanında ve kentin kuzeyindeki savunma hattında çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Araştırmaların önemli hedeflerinden biri, farklı dönemlere ait savunma sistemlerinin evrelerini belirlemek ve Smyrna’nın sınırlarını daha kapsamlı biçimde ortaya koymak.

Smyrna Höyüğü’nde ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, su kanalları, savunma duvarları ve eski yerleşim tabakaları, İzmir’in binlerce yıllık geçmişinin anlaşılmasına katkı sağlıyor. Kazıların ilerlemesiyle birlikte antik kentin kuruluşu, gelişimi ve savunma düzeni hakkında yeni bilgilerin elde edilmesi amaçlanıyor.

Muhabir: AA