İstanbul Depremi İçin Ezber Bozan Açıklama! Prof. Dr. Osman Bektaş "Saat Doldu" Söylemine İtiraz Etti: Marmara'da Büyük Deprem Riskini Azaltan Detay Ne?

Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük İstanbul depremi, sismik hareketlilikler ve uluslararası raporların ardından deprem uzmanlarının yeniden bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü Science dergisinde yayımlanan Marmara raporunun ardından, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş sosyal medya hesabından ezber bozan bir analiz paylaştı. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan büyük felaket senaryolarına farklı bir bilimsel bakış açısı getiren Bektaş, İstanbul için yürütülen "zaman doldu" tahminlerini sorguladı.

Peki, İstanbul depremi ne zaman olacak? Marmara Fayı iddia edildiği gibi tamamen kilitli mi, yoksa enerji başka bir şekilde mi boşalıyor? İşte Prof. Dr. Osman Bektaş'ın büyük yankı uyandıran o açıklamaları…


"İstanbul Depreminin Eksik Halkası Nerede?"

Prof. Dr. Osman Bektaş, "İstanbul depreminin eksik halkası nerede?" başlığıyla yaptığı değerlendirmede, Marmara Denizi altındaki fay segmentlerinin tarihsel geçmişine dikkat çekti. Bölgedeki son büyük kırılmanın üzerinden asırlar geçtiğini belirten uzman isim şu ifadeleri kullandı:

"1766'dan bu yana yaklaşık 260 yıl geçti. Buna rağmen, batıda 1912 ve son dönem deprem dizisi ile doğuda 1963 ve 1999 depremleri arasında kalan segment henüz büyük bir deprem üretmedi. Bu durum bilimsel olarak kritik olasılıkları düşündürmektedir."


Marmara Fayı Tamamen Kilitli Değil Mi? "Creep" (Sürünme) Etkisi

Geleneksel deprem modelleri Marmara Fayı'nın tamamen kilitlendiğini ve sürekli enerji biriktirdiğini savunurken, Prof. Dr. Osman Bektaş bu noktada farklı bir mekanizmanın devreye girmiş olabileceğini savunuyor. Bektaş'a göre levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca gerçekleşmiyor ve enerji sismik olmayan yollarla tüketiliyor olabilir.

Bektaş, Marmara için şu iki kritik ihtimali sıraladı:

Tali Fay Paylaşımı: Levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı üzerinde değil; Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki tali faylar arasında paylaşılıyor olabilir.

Fay Sürünmesi (Creep Fenomeni): Aradaki segment tamamen kilitli kalmak yerine, fay sürünmesi (creep) ve orta büyüklükte sarsıntılarla gerilimi kısmen ve sessizce boşaltıyor olabilir.


"250 Yıllık Periyot Doldu, Büyük Deprem Kapıda" Söylemine Bilimsel İtiraz

Kamuoyunda sıkça dile getirilen ve vatandaşlarda ciddi endişe yaratan "İstanbul için zaman doldu, 250 yıllık periyot tamamlandı" söylemlerine sert çıkan Prof. Dr. Osman Bektaş, tek düze modellerle deprem tahmini yapmanın çağdaş bilimle uyuşmadığını vurguladı.

Bektaş, "Eğer fayda sürünme (creep) ve enerji paylaşımı mekanizmaları etkiliyse, yalnızca 1766'dan beri geçen süreye bakarak periyodun dolduğunu iddia etmek yanıltıcı olur. Marmara'nın deprem tehlikesi elbette sürmektedir; ancak bunu anlamak için tek bir modele değil, tüm jeolojik ve jeofizik verilere birlikte bakmak gerekir. Sonuç olarak; 'İstanbul için saat doldu, büyük deprem kapıda' söylemi çağdaş deprem bilimiyle uyuşmaz. Deprem için kesin zaman verilemez; ancak olasılık verilir" diyerek tartışmalara son noktayı koydu.

Muhabir: Haber Merkezi