Hakkındaki yolsuzluk davaları ve Gazze’deki katliamlar nedeniyle kendi ülkesinde dahi sert şekilde eleştirilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim 2026'da yapılması planlanan genel seçimler öncesinde köşeye sıkıştı.

ABD’nin baskısıyla İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları durdurmak zorunda kalan Netanyahu ve ekibi, eriyen oylarını toparlayabilmek için seçim kampanyasını Türkiye karşıtlığı üzerinden yürütmeye başladı.


Anketlerde Büyük Çöküş: İktidarı Kaybediyor

İsrail’de yayımlanan son kamuoyu araştırmaları, Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi’nin kan kaybettiğini net bir şekilde ortaya koydu. 120 sandalyeli İsrail Meclisinde (Knesset) mevcut 32 milletvekili bulunan Likud’un sandalye sayısının 23’e kadar gerilediği ve partinin ikinci sıraya düştüğü görüldü.

Aşırı sağcı ortaklarıyla birlikte kurduğu koalisyonun da hükümet kurmak için gerekli olan 61 sandalye eşiğinin çok gerisinde kalarak 51 sandalyede çakılması, Netanyahu’yu yeni arayışlara itti.


ABD Baskısı 'Güçlü Lider' İmajını Çizdi

İran ile yapılan mutabakat ve Lübnan’da varılan ateşkes sonrasında İsrail iç siyasetinde "savaşı kaybetti" ve "dış güçlerin kuklası oldu" eleştirilerine maruz kalan Netanyahu, eriyen imajını tamir etmek için Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan söylemlere sarıldı.

İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından İsrailli bakanlar ve Netanyahu’ya yakın medya organları; Türkiye’nin Doğu Kudüs ve Suriye’deki varlığını hedef alan yayın ve açıklamalarını artırdı.

İsrail Muhalefeti: "Siyasi İkbal İçin Güvenliği Riske Atıyor"

Netanyahu’nun Türkiye çıkışları İsrail iç muhalefetinde de tepkiyle karşılandı. Muhalif liderler ve Haaretz gibi ülkenin önde gelen yayın organları; Netanyahu’nun sırf sandıkta oy toplayabilmek ve partisine ivme kazandırabilmek adına Türkiye ile gerilimi tırmandırdığını, siyasi hesaplar uğruna ülkenin güvenliğini tehlikeye attığını vurguladı.

Kaynak: Anadolu Ajansı