2026 yılının ilk yarısı geride kalırken, piyasalarda yaşanan radikal dalgalanmalar hem yerli hem de yabancı yatırımcıları derin bir tedirginliğe sürükledi.
Geçtiğimiz yıl yatırımcısına rekor kazançlar sağlayan altın, bu yıl adeta ters köşe yaptı. Ons altındaki sert geri çekilme ve gram altının 6 bin TL barajının altına sarkmasıyla piyasalar altüst olurken, gözler yılın ikinci yarısına çevrildi.
Finans dünyasının küresel devleri tahminlerini birer birer aşağı yönlü revize ederken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, yatırımcıları ekran başına kilitleyecek çok kritik bir "Temmuz" uyarısı yaptı. Memiş, özellikle küresel dengeleri sarsacak 13 Temmuz tarihine dikkat çekti.
Dünya Devleri Altın Tahminlerini Çaktı: Yüzde 22'lik Revize!
Geleneksel olarak jeopolitik kriz dönemlerinde güvenli liman olarak yükselişe geçen altın, bu kez ezber bozdu. 29 Ocak'ta tarihi zirvesini gören kıymetli maden, 28 Şubat’ta patlak veren savaşla birlikte çakıldı. Savaşın petrol fiyatlarını tırmandırarak küresel enflasyonu körüklemesi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerinden vazgeçip yeniden faiz artırım senaryolarını masaya koyması, altını son 7 ayın dip seviyesine itti.
Bu tablonun ardından küresel finans devleri de raporlarını güncelledi:
- Deutsche Bank: Altın fiyat tahminlerinde yüzde 22'ye varan radikal bir aşağı yönlü revizyona gitti.
- Goldman Sachs: Yıl sonu ons altın hedefini tam 500 dolar birden düşürerek, Aralık ayı beklentisini 5.400 dolardan 4.900 dolara çekti.
İslam Memiş'ten 13 Temmuz Uyarısı: "Emtia Savaşları Başlıyor"
Katıldığı televizyon programında makroekonomik gelişmeleri yorumlayan İslam Memiş, Temmuz ayının küresel piyasalar için tam bir dönüm noktası olacağını belirtti. Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin ve Orta Doğu'daki hamlelerin izleneceğini söyleyen uzman, asıl büyük fırtınanın 13 Temmuz'da kopacağını iddia etti:
"ABD'nin Ocak ayında Çin'e karşı başlattığı; değerli metalleri, emtiaları ve toprak elementlerini kapsayan yaptırım süresi 13 Temmuz'da doluyor. Bu tarihten sonra küresel piyasalarda yeni bir 'emtia savaşı' ve 'emtia milliyetçiliği' döneminin başlayacağını öngörüyorum. Çin, dünyadaki metal üretimi ve satışının yüzde 70'ini elinde tutuyor. Ocak ayında gümüş ihracatına yasak getirmişlerdi. 13 Temmuz'dan sonra özellikle gümüş ve fon hareketliliklerinde çok sert etkileşimler bekliyorum. Değerli metal yatırımcıları bu süreci çok yakından takip etmeli."

Jeopolitik Riskler: "İsrail-İran Savaşı Tekrar Başlayabilir"
Orta Doğu’daki yüksek tansiyona da değinen Memiş, jeopolitik gerilimin bitmeyeceğini savundu. İsrail'in bölgeyi geniş çaplı bir savaşa sürüklemek istediğini belirten uzman, "Muhtemelen ABD'nin doğrudan dahil olmadığı bir İsrail ve İran savaşının yeniden başlama ihtimali oldukça kuvvetli. Bu da tansiyonu her an zirvede tutacaktır" dedi.
Petrol fiyatları hakkında da konuşan Memiş, Brent petrolün anlaşma haberleriyle 74 dolara gerilemesine aldanılmaması gerektiğini, merkez bankalarının enflasyonu düşürememesi sebebiyle petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkacağını tahmin etti.
Merkez Bankalarının Kafası Karışık: Faizde Son Durum Ne?
Başta Fed olmak üzere küresel merkez bankalarının yeni veri akışları karşısında köşeye sıkıştığını ve net bir rota çizemediğini ifade eden Memiş, faiz politikalarına dair şu öngörülerde bulundu:
- Fed Ne Zaman Faiz İndirir?: Fed’in Eylül ayına kadar enflasyonu düşürmeyi başarması halinde, yılın son çeyreğinde ilk faiz indirimini yapabileceğini belirtti.
- TCMB'nin Yol Haritası: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararının tamamen enflasyonun kalıcı olup olmamasına bağlı olduğunu vurgulayan ünlü uzman, kalıcı bir düşüş görülmesi halinde indirimin masaya geleceğini söyledi.
Erken Seçim Ekonomisi mi Geliyor? "2027 Beklenmeyebilir"
İç siyasetteki hareketliliğin ve seçim beklentilerinin ekonomiye yansımasını da değerlendiren İslam Memiş, kulisleri hareketlendirecek bir tahminde bulundu:
"Normal şartlarda 2027 yılının sonunda bir seçim ekonomisi politikası uygulanmasını bekliyordum. Ancak küresel ekosistem ve dışarıdaki jeopolitik gerilimler süreçleri çok hızlandırabiliyor. Türkiye'de 2027 yılı beklenmeyebilir. Belki de 2026 yılının son çeyreği (son ayları) itibarıyla bir seçim ekonomisi modeline geçiş yapılabilir. Hükümetin bu yönde yapacağı birçok hamle zaten kenarda hazır bekliyor."





