İran'da ekonomik kriz ve dövizdeki sert yükselişle tetiklenen protestoların kanlı bir boyuta ulaşması, Batı dünyasını harekete geçirdi.
Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz ve Polonya gibi Avrupa Birliği’nin (AB) lokomotif ülkeleri, İran’daki vatandaşlarına "bulabildiğiniz her türlü imkanla ülkeyi derhal terk edin" çağrısında bulundu. Özellikle 8 Ocak’tan itibaren Tahran sokaklarında kontrolün zorlaşması, diplomatik temsilciliklerin de faaliyetlerini askıya almasına neden oldu.
Büyükelçilikler Kapanıyor: "Dış Müdahale Kaos Getirir"
Portekiz, Tahran Büyükelçiliği'ni tamamen kapattığını duyururken, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares’ten temkinli bir açıklama geldi. Mevcut durumu "son derece karmaşık" olarak nitelendiren Albares, dışarıdan gelecek tek taraflı bir müdahalenin ülkeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyebileceğini savundu. İspanya makamları ayrıca, vatandaşlarının ülkeden çıkış izinlerinin tamamen İran yasalarına bağlı olduğu konusunda uyarıda bulunarak, seyahatlerin durdurulmasını istedi.
Bilanço Korkutucu: Binlerce Ölü, On Binlerce Gözaltı
İran yönetiminin internet erişimini keserek dünyayla bağını kopardığı ülkeden sızan bilgiler, insani trajedinin boyutunu gözler önüne seriyor. Resmi makamlar sessizliğini korurken, bağımsız insan hakları kuruluşları (HRANA), gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 615’e ulaştığını iddia etti. Gözaltı sayısının ise 18 bin 470’i aştığı belirtiliyor. Fransa, özellikle çifte vatandaşlığı bulunanların "keyfi tutuklama" riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda sert bir uyarı yayınladı.

