Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Türkiye’nin küresel yatırım portföyündeki stratejik önemini bir kez daha tescilledi.
IFC Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner, Türkiye’nin IFC portföyünde dünya genelinde en büyük üçüncü ülke konumuna yükseldiğini açıkladı.
10 Yılda 25 Milyar Dolarlık Dev Destek
Likidite daralmasının yaşandığı küresel piyasa koşullarına rağmen IFC, Türkiye’ye olan güvenini yatırımlarıyla tazeledi. Direktör Kaestner, son 10 yıllık süreçte Türkiye ekonomisine aktarılan kaynağın 25 milyar doları aştığını vurguladı.
-
Stratejik Öncelik: IFC, yatırımlarında özellikle istihdamı artıracak, verimliliği yükseltecek ve temiz enerjiye geçişi hızlandıracak projelere odaklanıyor.
-
Küresel Sıralama: Türkiye, IFC'nin dünya çapındaki yatırım havuzunda ilk üç ülke arasında yer alarak yatırımcılar için cazibesini koruduğunu kanıtladı.
Yatırımlar Hangi Sektörlere Yapıldı?
IFC'nin sağladığı finansman ve danışmanlık hizmetleri, sanayiden teknolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor:
-
İmalat ve Sanayi: Arçelik ve Şişecam gibi dev şirketlerin AR-GE, yenilenebilir enerji ve ihracat kapasitelerini artırmaya yönelik yatırımları desteklendi.
-
Enerji ve Altyapı: Deprem bölgesindeki enerji dağıtım ağının modernizasyonu için Enerjisa'ya kaynak sağlandı.
-
Finans ve Teknoloji: İş Bankası tarafından ihraç edilen, gelişmekte olan piyasalardaki ilk dijital tahvile 100 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Bu kaynak özellikle deprem bölgesindeki KOBİ'lerin toparlanmasında kullanıldı.
-
KOBİ Desteği: Türkiye'deki istihdamın %70,5'ini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırıldı.
IFC’nin Rolü: "Çapa Yatırımcı" Güveni
Lisa Kaestner, IFC'nin sadece finansman sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda "çapa yatırımcı" rolü üstlenerek uluslararası kreditörlerin Türkiye’ye olan güvenini artırdığını belirtti. Doğru yapılandırılmış ve uzun vadeli finansman modelleriyle, piyasaların sıkışık olduğu dönemlerde dahi kritik projelerin hayata geçmesi sağlanıyor.





