Atlantik Okyanusu’nda seyreden Hollanda bayraklı araştırma ve keşif gemisi MV Hondius’ta ortaya çıkan ölümcül hastalık vakaları, dünya sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Gemide görülen yüksek ateş, ağır solunum sıkıntısı ve çoklu organ yetmezliği belirtileri sonrası gözler “Hantavirüs” adı verilen tehlikeli enfeksiyona çevrildi. Aralarında Türk belgeselci ve içerik üreticisi Ruhi Çenet’in de bulunduğu yolculukta yaşanan ölümler sonrası uluslararası karantina süreci başlatıldı. Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile birçok ülkenin sağlık birimleri temaslı yolcuları izlemeye aldı.

MV Hondius’un Arjantin’in Ushuaia limanından hareket ettiği, yolculuk sırasında bazı yolcuların ağır şekilde hastalandığı ve en az üç kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. İlk etapta doğal ölüm olarak değerlendirilen vakaların daha sonra hantavirüs şüphesiyle ilişkilendirilmesi, gemide büyük paniğe neden oldu. Yolculardan biri olan Ruhi Çenet, gemide yeterli önlemin zamanında alınmadığını ve hastalık riskinin yolculara geç açıklandığını ifade etti.



Hantavirüs Nedir?

Hantavirüs, temel olarak kemirgenlerden insanlara bulaşan ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabilen bir virüs grubudur. Virüs en sık fare, sıçan ve bazı yabani kemirgen türlerinde görülür. İnsanlara doğrudan hayvan ısırığıyla değil, genellikle bu hayvanların idrarı, dışkısı ve salyasının kuruyup havaya karışması sonucu bulaşır.

Uzmanlar, özellikle uzun süre kapalı kalan alanların büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor. Gemiler, depolar, eski binalar, ahırlar, kamp alanları ve hijyenin yetersiz olduğu yaşam alanları virüs açısından tehlikeli bölgeler arasında gösteriliyor.

Hantavirüsün farklı türleri bulunuyor. Amerika kıtasında görülen türler daha çok “Hantavirüs Pulmoner Sendromu” adı verilen ağır akciğer tablosuna yol açarken, Avrupa ve Asya’daki türler böbrek yetmezliğiyle seyreden “Hemorajik Ateş Sendromu” oluşturabiliyor.

MV Hondius vakasında sağlık otoritelerinin özellikle “Andes” adı verilen bir varyant üzerinde durduğu belirtiliyor. Çünkü Andes varyantı, diğer hantavirüs türlerinden farklı olarak nadir de olsa insandan insana bulaşabilme özelliği taşıyor. Dünya çapındaki endişenin temel nedeni de bu ihtimal oldu.



Belirtiler Neden Başlangıçta Grip Sanılıyor?

Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde sıradan grip veya ağır soğuk algınlığıyla karıştırılabiliyor. Hastalık çoğu zaman yüksek ateş, kas ağrısı ve halsizlikle başlıyor. Bu durum erken teşhisi zorlaştırıyor.

Virüsle temas sonrası belirtiler birkaç gün içinde ortaya çıkabileceği gibi bazı vakalarda 1 ila 8 haftalık kuluçka süresi de görülebiliyor. Bu nedenle sağlık otoriteleri MV Hondius’tan ayrılan yolcuları haftalar boyunca takip ediyor.

İlk aşamada görülen belirtiler arasında şiddetli kas ağrıları, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve aşırı yorgunluk yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde ise tablo dramatik şekilde ağırlaşabiliyor. Özellikle akciğerlerde sıvı birikmesi sonucu ani nefes darlığı gelişebiliyor. Bazı hastalarda böbrek yetmezliği, tansiyon düşmesi, iç kanama ve çoklu organ yetmezliği görülebiliyor.

Uzmanlar, “ani gelişen nefes darlığı” belirtisinin kritik eşik olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü bu aşamada yoğun bakım desteği gerekebiliyor.


Gemide Neler Yaşandı?

MV Hondius’taki olaylar, salgın yönetimi açısından da tartışma yarattı. Yolculardan gelen açıklamalara göre ilk ölüm sonrası gemide yaşam normal şekilde devam etti. Açık büfeler, toplu etkinlikler ve ortak alan kullanımları sürdü. Bazı yolcular ise yeterli bilgilendirme yapılmadığını savundu.

Daha sonra hastalığın hantavirüs olabileceği değerlendirilince durum uluslararası krize dönüştü. Çünkü yolcuların bir bölümü gemiden ayrılmış, farklı ülkelere uçuş yapmıştı. Bu nedenle temaslı takibi birçok ülkeye yayıldı.

İngiltere, Hollanda, İsviçre, Güney Afrika ve Singapur başta olmak üzere çok sayıda ülke yolcuları izleme altına aldı. Bazı yolcular hastanelerde izolasyona alınırken, temaslı kişilere uzun süreli karantina uygulanmaya başlandı.



Yeni Bir Pandemiye Dönüşür mü?

Dünyada en çok merak edilen soru ise “Yeni bir pandemi başlıyor mu?” oldu.

Uzmanlara göre mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün COVID-19 benzeri küresel bir pandemiye dönüşme ihtimali düşük görülüyor. Çünkü hantavirüs, koronavirüs kadar hızlı ve kolay yayılan bir virüs değil. Normal şartlarda temel bulaş kaynağı kemirgenler oluyor.

Ancak MV Hondius vakasında dikkat çeken unsur, Andes varyantı şüphesi oldu. Bu varyantın nadiren insandan insana bulaşabildiği daha önce Güney Amerika’daki bazı vakalarda gözlenmişti. Buna rağmen bilim insanları, bunun geniş çaplı ve kontrolsüz bir yayılım anlamına gelmediğini vurguluyor.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, halk için genel riskin “çok düşük” olduğunu açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü ise olayın dikkatle izlendiğini, temaslı takibi ve izolasyon önlemleriyle yayılımın kontrol altında tutulabileceğini belirtti.


Hantavirüsün Aşısı Var mı?

Hantavirüs için dünya genelinde yaygın kullanılan kesin bir aşı bulunmuyor. Bazı ülkelerde sınırlı çalışmalar yürütülse de henüz küresel çapta etkili ve standart hale gelmiş bir aşı uygulaması yok.

Virüse karşı özel bir antiviral ilaç da bulunmuyor. Bu nedenle tedavi büyük ölçüde destekleyici yöntemlere dayanıyor. Hastalara yoğun bakım desteği, oksijen tedavisi ve organ fonksiyonlarını koruyucu uygulamalar yapılıyor. Erken teşhis, hayatta kalma oranını ciddi şekilde artırıyor.


Virüsten Nasıl Korunabiliriz?

Uzmanlara göre korunmanın temel yolu kemirgenlerle teması önlemekten geçiyor. Fare bulunan alanların kuru süpürgeyle temizlenmesi büyük risk oluşturuyor. Çünkü virüs parçacıkları havaya karışabiliyor.

Bu tür alanların mutlaka dezenfektanlı suyla temizlenmesi gerekiyor. Maske ve eldiven kullanımı büyük önem taşıyor. Gıdaların açıkta bırakılmaması, depoların düzenli havalandırılması ve kemirgen girişlerinin engellenmesi öneriliyor.

Kamp yapanlar, kırsal bölgelerde çalışanlar, eski depo ve ahırlarda bulunan kişiler daha dikkatli olmak zorunda. Uzmanlar özellikle kapalı alanlarda fare dışkısı görüldüğünde profesyonel temizlik yapılmasını tavsiye ediyor.


Dünya Şimdi Ne Yapıyor?

MV Hondius vakası sonrası birçok ülke temaslı yolcuları sağlık gözetimine aldı. Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası epidemiyoloji ekipleri, gemideki bulaş zincirini çözmeye çalışıyor. Özellikle virüsün gerçekten Andes varyantı olup olmadığı ve insandan insana bulaşın hangi düzeyde gerçekleştiği araştırılıyor.

Şimdilik uzmanların ortak görüşü, olayın ciddi şekilde takip edilmesi gerektiği ancak toplum genelinde paniğe neden olacak bir tablo bulunmadığı yönünde. Buna rağmen MV Hondius’ta yaşananlar, dünyaya bir kez daha zoonotik hastalıkların ne kadar hızlı küresel alarma dönüşebileceğini göstermiş oldu.

Muhabir: Haber Merkezi