Adalet sisteminde şeffaflığı ve liyakati artırmayı hedefleyen kritik bir adım atıldı.

Hakim ve savcıların atama ile nakil süreçlerini doğrudan etkileyen yeni düzenleme doğrultusunda, yargı mensuplarının görev yerlerinin belirlenmesinde nesnel ve ölçülebilir kriterler ana ekseni oluşturacak.

Yeni modelle birlikte yıllardır uygulanan "doğu-batı bölge esası" rafa kaldırılırken, atanma süreçlerinde bireysel performans ve liyakat ön plana çıkarılacak.


Liyakat ve Hizmet Puanı Temel Kriter Olacak

Atama sistemindeki yeni yapının merkezinde hizmet puanı ve puan sıralaması yer alacak. Yargı mensuplarının görev yaptıkları bölgelerdeki süreleri, üstlendikleri sorumluluklar ve ürettikleri hukuki çıktılar dijital ve nesnel bir puanlama altyapısına dönüştürülecek.

Atama kararlarında puan sıralaması belirleyici rol oynayarak sürece objektiflik katacak.


Terfi ve Teftiş Sonuçları Puanlamaya Yansıtılacak

Yeni sistem, hakim ve savcıların mesleki gelişimlerini doğrudan tayin süreçlerine entegre ediyor. Düzenleme kapsamında puanlama sistemine etki edecek temel unsurlar şu şekilde sıralandı:

Teftiş Notları: Kurul müfettişleri tarafından yapılan denetimler ve teftiş raporları puanı doğrudan etkileyecek.

Terfi Dereceleri: Mesleki kıdem ve derece terfileri sisteme ek katkı sağlayacak.

Liyakat ve Mesleki Uygunluk: Karar kalitesi, hukuki yetkinlik ve mesleki etik göstergeleri ölçülebilir parametrelerle puan tablosuna yansıtılacak.


Doğu-Batı Bölge Ayrımı Tarihe Karışıyor

Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri de coğrafi bölge mantığındaki köklü değişim oldu. Gelenekselleşmiş doğu ve batı tayin ayrımı tamamen kaldırılarak, hizmet gerekleri ile bireysel hizmet puanını eşleştiren esnek ve adil bir model devreye sokuldu.

Yapılan bu hamleyle, atama süreçlerinde öznel değerlendirmelerin önüne geçilmesi ve yargı teşkilatındaki memnuniyet ile güven duygusunun artırılması hedefleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi