ABD Merkez Bankası (Fed), piyasaların merakla beklediği Eylül 2026 faiz kararını açıkladı. Kevin Warsh başkanlığındaki Fed, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4,00 aralığına yükseltti. Böylece Fed, 2023 yılından bu yana ilk kez faiz artırımına gitmiş oldu.
Küresel piyasaların günlerdir beklediği Fed kararı Türkiye saatiyle 21.00'de geldi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), eylül toplantısının ardından para politikasında sıkılaşma yönünde adım attı.
Fed'in aldığı kararla politika faizi 25 baz puan yükseltilerek yüzde 3,75–4,00 aralığına çıkarıldı. Karar öncesinde piyasalarda ağırlıklı beklenti de 25 baz puanlık artış yönündeydi. Reuters'ın karar öncesi anketinde 101 ekonomistin 86'sı çeyrek puanlık artış bekliyordu.
Fed 3 Yıl Sonra Faiz Artırımına Gitti
Eylül kararı, Fed'in para politikasında önemli bir dönüm noktası oldu. ABD Merkez Bankası böylece 2023'ten bu yana ilk faiz artırımını gerçekleştirdi.
Karar öncesinde yüksek seyreden enflasyon ve küresel borçlanma maliyetlerindeki artış Fed'in önündeki başlıca başlıklar arasında bulunuyordu. Reuters, Fed'in tercih ettiği enflasyon göstergesi PCE'nin yıllık yüzde 3,7 seviyesinde olduğunu ve bunun yüzde 2'lik hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini aktarmıştı.
Faiz artışı aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed'e yönelik faiz indirimi çağrılarının sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, borçlanma maliyetlerinin düşürülmesini savunurken Fed yönetimi para politikası kararlarında enflasyon görünümünü öne çıkardı.
Şimdi Gözler Kevin Warsh’ın Açıklamalarında
Faiz kararının açıklanmasının ardından piyasalar açısından kritik süreç henüz bitmiş değil. Gözler şimdi Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Türkiye saatiyle 21.30'da yapacağı basın toplantısına çevrildi.
Piyasaların özellikle merak ettiği konu, 25 baz puanlık artışın tek seferlik bir adım mı olduğu yoksa yeni bir faiz artırım sürecinin başlangıcına mı işaret ettiği.
Karar öncesindeki piyasa analizlerinde de faiz artışının büyük ölçüde fiyatlandığı, bu nedenle Fed'in güncellenen faiz projeksiyonları ve Warsh'ın vereceği mesajların dolar, altın, tahvil ve hisse senedi piyasalarının yönü açısından faiz kararının kendisi kadar önemli olabileceği belirtiliyordu.



