Euro üzerindeki satış baskısı güçleniyor. Avrupa'da enerji maliyetlerinin hızla yükselmesi ve Fransa'nın kamu maliyesine ilişkin endişeler, ortak para birimini Mayıs 2025'ten bu yana görülmeyen seviyelere çekti.
Euro, hafta başında dolar karşısında 1,116 seviyesine kadar gerileyerek son 17 ayın en düşük noktasını test etti. Ortak para birimindeki kayıp dört haftadır devam ederken, piyasalarda EUR/USD paritesinin 1,10 seviyesine doğru hareket edip etmeyeceği tartışılmaya başlandı.
Eurodaki düşüşün arkasında tek bir neden bulunmuyor. Avrupa'nın yeniden yükselen enerji faturası, Fransa'nın 2027 bütçesine ilişkin belirsizlikler ve Avrupa Merkez Bankasının faiz politikasına yönelik değişen beklentiler aynı anda euro üzerinde baskı oluşturuyor.
Avrupa'da Enerji Faturası Yeniden Ağırlaşıyor
Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının çatışmaların başlamasının ardından büyük ölçüde aksaması, Avrupa ülkelerini kalan LNG kargoları için daha yoğun bir rekabete sürükledi.
Avrupa doğal gaz piyasasının önemli göstergelerinden Hollanda merkezli TTF'de fiyatlar megavatsaat başına yaklaşık 73 euroya yükseldi. Yıllık artış yüzde 120'ye ulaşırken, Avrupa'daki doğal gaz depolarının doluluk oranı 2 Ekim itibarıyla yüzde 71,5 seviyesinde kaldı. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 82,6 düzeyindeydi.
Petrol tarafında da benzer bir baskı söz konusu. Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar sınırına yaklaşırken, yılbaşından bu yana yükseliş yüzde 60'ı geçti.
Enerjideki yükseliş Euro Bölgesi enflasyonuna da yansıdı. Eylül ayında enflasyon yüzde 3,8'e çıkarak Eylül 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Enerji fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 18,8 olarak kaydedildi.
Normal şartlarda yüksek enflasyonun ECB'den daha fazla faiz artışı beklentisi yaratması ve euroyu desteklemesi beklenebilir. Ancak mevcut ekonomik görünüm nedeniyle piyasadaki beklenti ters yönde hareket ediyor. Eylül sonunda yaklaşık 3,5 faiz artışı fiyatlayan piyasaların beklentisi yaklaşık 2,5 artırıma gerilemiş durumda.
ECB Başkanı Christine Lagarde da enerji maliyetlerindeki yükselişin henüz ücretlere yansıdığına ilişkin işaret görülmediğini ve yüksek borçlanma maliyetlerinin Avrupa ekonomisini etkilediğini belirtti.
Fransa'daki Bütçe Sorunu Euroyu da Baskılıyor
Eurodaki düşüşün diğer önemli ayağını Fransa oluşturuyor.
Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki farkın geçen hafta 1,4 puanın üzerine çıkması, iki ülke arasındaki makasın 2011-2012 borç krizinden bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasına neden oldu.
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu'nun 2027 bütçesinde 43 milyar euroluk tasarruf planlamasına rağmen parlamentoda çoğunluk desteğine sahip olmaması, yatırımcıların Fransa'nın mali görünümüne ilişkin kaygılarını artırıyor.
Piyasalardaki tedirginlik yatırımcı pozisyonlarına da yansıdı. CFTC verilerine göre 29 Eylül'de sona eren haftada euro aleyhine açılan spekülatif kısa pozisyonlar 301 bin 439 kontratla rekor seviyeye ulaştı. Her kontratın 125 bin euro olduğu dikkate alındığında toplam pozisyon yaklaşık 38 milyar euroya karşılık geliyor.
ING Döviz Stratejisti Francesco Pesole, tahvil piyasasındaki stresin artması halinde EUR/USD paritesinin 1,11 ve ardından 1,10 seviyelerini test edebileceğini değerlendiriyor. Danske Bank düşüş eğiliminin 2027'ye kadar devam edebileceğini öngörürken, BBVA'dan Ana Munera ise son satışların kısa sürede fazla sertleşmiş olabileceğine dikkat çekiyor.
Bundan sonraki süreçte Avrupa'daki enerji fiyatlarının seyri, Fransa'nın bütçe süreci ve ECB'nin faiz politikasına ilişkin beklentiler euronun yönü açısından belirleyici olacak.





