Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), merakla beklenen Eylül 2026 faiz kararını duyurdu.
TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bırakma kararı aldı.
Banka ayrıca gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği vurgulandı.
Dezenflasyon Süreci ve Enerji Fiyatları Risk Oluşturuyor
Merkez Bankası tarafından yayımlanan duyuruda, iç talepteki zayıf seyrin dezenflasyon sürecini desteklediği ifade edildi. Ancak jeopolitik gelişmeler neticesinde yüksek seyreden küresel enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekildi.
Ekonomistler Kararı Nasıl Yorumladı? "Yıl Sonu Faiz Oranı Yüzde 35 Olabilir"
TCMB'nin kararı sonrası piyasaların ve ekonomistlerin değerlendirmeleri şöyle şekillendi:
Haluk Bürümcekçi (AA Finans Analisti ve Ekonomist): TCMB'nin koridor üst sınırını asimetrik olarak yüksek tutmaya devam ettiğini belirten Bürümcekçi, beklentiler dahilindeki bu adımın Türk lirası açısından nötr olduğunu ifade etti. Küresel enerji fiyatlarında bir iyileşme yaşanması halinde TCMB'nin önünde maksimum 200 baz puanlık bir indirim alanı oluşabileceğini kaydetti.
Kutay Gözgör (Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü): Enflasyon görünümündeki mevcut eğilimin sürmesi halinde TCMB'nin veri odaklı hareket edeceğini belirtti. Gözgör, "Mevcut enflasyon görünümünün korunması halinde TCMB'nin ekim ve aralık toplantılarında 100'er baz puanlık indirimlerle politika faizini yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekebileceğini değerlendiriyoruz." yorumunda bulundu.
Faiz İndirimi İçin Gözler 22 Ekim'e Çevrildi
Merkez Bankası'nın yılın kalan döneminde gerçekleştireceği iki kritik toplantı bulunuyor. 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde yapılacak PPK toplantıları öncesinde küresel gelişmeler, enflasyon patikası ve rezerv hareketleri faiz adımlarının yönünü belirleyeck.





