Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Balıkesir Şube Başkanı İsmail Erten POLİTİKA’ya yaptığı açıklamada günümüzdeki eğitim sisteminin durumunu değerlendirdi. Eğitimin dünyada Fransız Devrimiyle Türkiye’de ise cumhuriyetle birlikte önem kazandığını ifade eden İsmail Erten, günümüz eğitim sisteminde ise okuyan, düşünen, araştıran ve sorgulayan insan istenmediğini kaydetti.
Son günlerde lisede verilen eğitimin iki yıla düşürüleceği tartışmaları hakkında da düşüncelerini açıklayan ÇYDD Balıkesir Şube Başkanı İsmail Erten bunun gerçekleştirilmesi durumunda liseyi devreden çıkartarak ucuz işgücü sağlayacaklarını belirtti. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak mevcut eğitim sisteminin değiştirilmesi için vazgeçmeden mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.
“LİSE ÖĞRETİMİNİ DEVREDEN ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Balıkesir Şube Başkanı İsmail Erten Türkiye’de bilimsel ve laik eğitimin cumhuriyetle birlikte gündeme geldiğini söyledi. Erten, “Dünya'da eğitim Fransız Devrimi ile insanların gündemine gelmiştir. Türkiye'de ise zorunlu, karma, bilimsel ve laik eğitim Cumhuriyet ile gündeme gelmiştir. Eğitim bir insan hakkıdır, eğitimden herkesin parasız yararlanması gerekir. Eğitim ve sağlık parasız olmalıdır. Bu ikisi insan hakkıdır. Onun için Türkiye'de eğitim dört, dört, dört sistemiyle içinden çıkılamaz bir duruma getirildi. Bugünler de 2+2, 3+1 sistemini tartışıyorlar. O zaman liseleri devreden çıkaracaklar. Sanayiye ucuz iş gücü sağlayacaklar. Diyelim ki iki yıl lise de okudun sana diploma veriyorlar. İki yıl daha okumak kendi isteğine bağlı oluyor. Yoksul çocuklar okuyamaz. İşte yoksul çocuklarına bunu yapıyorlar. Ben yoksul bir köy çocuğuyum, sınava girdim. Sınavda hem yazılı, hem sözlü sınavda soruları yanıtladım. Öğretmen okulunu kazandım. 6 yıl parasız yatılı okudum. Yeme, içme, yatma, kalkma her şeyimi devlet verdi. Bu devlete borcumu ödesem bitiremem. Ben bu anlayışla bakıyorum” diye konuştu.
“EĞİTİM NASIL OLMALI”
Günümüzdeki eğitim sisteminin nasıl olacağıyla ilgili değerlendirmede bulunan Başkan İsmail Erten, “Eğitim şöyle olmalıdır; Birincisi Eğitimde çocuğun fiziksel bütünlüğü korunmalıdır, şiddet, hakaret görmemelidir. İkincisi yetenekleri keşfedilerek geliştirilmelidir. Üçüncüsü ise özgürleştirilmelidir. Yani eğitim insanın bedensel bütünlüğünü koruyacak, yeteneklerini geliştirecek ve özgürleştirecek. Ne yazık ki günümüzde ki eğitim bunların hiçbirini yerine getirmiyor. Daha da tarikatların kucağına öğrencileri itiyor” dedi.
“ÖĞRETMEN OKULLARINI KAPADILAR TARİKATLARI OKULLARA SOKTULAR”
İçinde bulunduğumuz dönemde eğitimde yaşanan sorunlar hakkında da açıklamalarda bulunan İsmail Erten, “Bugün okula gitmeyen bir milyona yakın kız öğrenci var. Bir milyona yakın. Zorunlu eğitim sırasında açık öğretim yaptılar. Açık öğretimin kontrolü yok. Denetleniyor mu? Yok. O zaman zorunlu eğitimin açık öğretimi olmaz. Bunu, kız çocuklarını, yoksul çocuklarını okutmamak için böyle bir yöntem seçtiler. İyi öğretmen yetiştiren öğretmen okullarını kapattılar. Ne yazık ki eğitimin içinden çıkılmaz bir hale getirdiler. Zorunlu ÇEDES ile tarikatlarla anlaşma yaptılar. MESEM ile Teknik Meslek okullarındaki öğrencileri sanayide ki işverenlerin yanına çırak olarak, ucuz iş gücü olarak gönderdiler ve MESEM'de birçok öğrencimiz bu çalışma koşullarının kötülüğü yüzünden hayatını kaybetti. Beş yüz bine yakın kız çocuğumuzun biz zorla evlendirildiğini biliyoruz. Eğitimde böyle bir çıkmaz hiç yaşanmamıştı. Bunu bilerek yapıyorlar. Bu iktidar cehaleti ve yoksulluğu örgütlüyor. Çünkü okumuş insanları bu iktidar istemiyor. Mustafa Kemal ne demişti: "Beni Türk hekimlerine emanet ediniz." Şimdiki iktidarın başındaki de doktorlar için giderlerse gitsinler diyor. Türkiye'deki en pahalı eğitim tıp alanında yapılan eğitimdir. Bu ülkeye yapabilecekleri hizmet çok büyükken onları yurt dışına göndermek artık nasıl adlandırılır bilmiyorum” bilgisini paylaştı
“KENDİLERİNE GÖRE KUŞAK YETİŞTİRMEYİ BAŞARAMADILAR”
Mevcut eğitim sisteminde okumuş, düşünen, araştıran ve sorgulayan insan istenmediğine dikkat çeken İsmail Erten, “Bu eğitim sisteminde okumuş, düşünen, araştıran ve sorgulayan insan istenmiyor. Biat eden, söyleneni yapan, emirleri aynen tekrarlayan bir kuşak yetiştirilmeye çalışılıyor ama ona rağmen öyle bir kuşağı yetiştiremediler. O kuşak itiraz ediyor bunu biz meydanlarda görüyoruz. İçinde bulunduğumuz eğitim sistemi böyle bir eğitim sistemi. Ama biz bunu düzelteceğiz. Vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN EN GÜVENİLİR DERNEĞİYİZ”
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Türkiye’de en güvenilir derneği olduğunu söyleyen İsmail Erten, “Eğitime yapılan yatırım en büyük yatırımdır. Eğitime yapılan yatırım insana yapılan yatırımdır. Ve biz Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak Türkiye'nin gençlerinin yanında olmayı bir onur sayıyoruz. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği şuan Türkiye'de en güvenilir dernektir. 30 bine yakın öğrencimiz bizden burs desteği alıyor. Bunların yüzde sekseni kız öğrencilerdir. Özellikle kızlarımız tarikatların elinden kurtarılmasını çok istiyoruz. Bu konuda elimizden gelen bütün çabayı halkın desteğiyle gösteriyoruz. Burada ki etkinliklerimizle, burs desteklerimizle, gönüllülerimizin bağışlarıyla bu işi biz başaracağız. Vazgeçmiyoruz, vazgeçmiyoruz, vazgeçmiyoruz” diye konuştu.