Ankara koridorlarında devletin ve kamu maliyesinin denetim mekanizmaları açısından tarihi bir zirve gerçekleştirildi.
Devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığı'nın kuruluş yıl dönümü, devletin zirvesinin katılımıyla ve idari tasarruf mesajlarıyla tescil edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay'ın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde çok net ve sert bir "israf ve tasarruf" tüzüğü manifestosu yayımladı. Kamu kaynaklarının şahsi ikbal hesaplarına alet edilmesine asla müsaade edilmeyeceğini belirten Erdoğan, "Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak; kamu malının israf edilmesine de göz yummuyoruz" dedi.
Sultan Abdülaziz'den Bugüne 1200 Yıllık Kurumsal Hafıza
Sayıştay ailesinin sene-i devriyesini tebrik ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurumun köklü geçmişine değindi. Sayıştay'ın resmi olarak Sultan Abdülaziz Han'ın iradesiyle 29 Mayıs 1862'de "Divan-ı Muhasebat" adıyla ihdas edildiğini hatırlatan Erdoğan, köklerinin Karahanlılar, Selçuklular ve Gaznelilerdeki "Divan-ı İşraf" kurumuna dayandığını; yani 1200 yıllık tescilli bir devlet birikimini temsil ettiğini ifade etti.
"Vesayet ve Darbelerin Ekonomiye Faturası Ağır Oldu"
Türkiye'nin geçmiş dönemlerde savrukluk, popülizm ve kurumsal hortumlamalardan çok büyük zarar gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu maliyesine en büyük darbeyi vesayetçilerin indirdiğini belirtti:
- 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi: FETÖ elebaşılığında gerçekleştirilen kanlı kalkışmanın Türk ekonomisine doğrudan faturası 350 milyar dolardan fazladır.
- Gezi Olayları: Bir diğer darbe girişimi niteliğindeki bu sokak hareketlerinin doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı siber ve ekonomik zararları ise on milyarlarca doları tescil etmiştir.
- 27 Mayıs Mirası: 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden bu yana tüm anti-demokratik müdahaleler ülkeye milyarlarca dolar kaybettirmiştir.
Sert İsraf Uyarısı: "Kimsenin Babasının Malı Değildir!"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasındaki en net tüzük çıkışı ise son dönemde yerel yönetimlerde tescil edilen idari skandallara ve harcamalara yönelik oldu. Kamu kaynaklarının kullanımında tavizsiz olunacağını belirten Erdoğan, bürokrasiye şu kırmızı çizgileri çekti:
"Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın, garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Makamı, unvanı ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz. Hele hele son dönemde yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Emaneti ganimet görenlerle hukuk çerçevesinde mücadele edeceğiz."
Sayıştay'ın Kapsam Alanı Genişletildi, Siber Dijital Dönüşüm Başladı
Son 23 yılda atılan yasal reform adımları ve 2010 yılında çıkarılan 6085 sayılı kanun tüzüğü ile Sayıştay'ın denetim kapsamını bütünüyle genişlettiklerini ifade eden Erdoğan, kurumun anayasal hukuk devletini güçlendirmedeki rolünü övdü.
Sayıştay'ın son dönemde imza attığı siber ve teknolojik atılımlara değinen Cumhurbaşkanı; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere üç büyük alandaki yapısal dönüşümü çok kıymetli bulduğunu tescil etti.
Ayrıca Kasım ayında İstanbul merkezli olarak Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın katılımıyla kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği'nin üç yıl boyunca Türkiye dönem başkanlığında olacağını hatırlatarak, sonbaharda ev sahipliği yapılacak olan Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarının aralanacağını müjdeledi.





