Alman bankacılık devi Commerzbank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerine yönelik dikkat çeken bir değerlendirme yayımladı. Bankanın ekonomisti Tatha Ghose, TCMB’nin tahminlerini yukarı yönlü revize etme biçiminin piyasalara yön vermekten çok gerçekleşmeleri geriden takip eden bir görüntü oluşturduğunu savundu.
Türkiye’de enflasyonun seyri ve Merkez Bankası’nın yıl sonu beklentileri ekonomi gündemindeki yerini korurken, Commerzbank’tan TCMB’nin tahmin politikasına eleştiri geldi.
Commerzbank ekonomisti Tatha Ghose, merkez bankalarının enflasyon tahminlerinin önemli işlevlerinden birinin piyasa beklentilerini yönlendirmek ve beklentilerin belirli bir seviyede çıpalanmasını sağlamak olduğunu belirtti. Ghose’ye göre Türkiye’de ise tahminlerin güncellenme biçimi bu işlevin zayıflamasına neden olabilir.
Commerzbank’tan TCMB’nin Tahmin Politikasına Eleştiri
Ghose, özel sektör ekonomistlerinin değişen ekonomik koşullar karşısında enflasyon beklentilerini daha sık güncellediğine dikkat çekti.
TCMB’nin tahminlerinde ağırlıklı olarak Enflasyon Raporu dönemlerinde değişikliğe gitmesinin ise Merkez Bankası’nın piyasanın gerisinde kaldığı algısını güçlendirebileceğini savundu.
Commerzbank değerlendirmesinde, bu yaklaşımın devam etmesi halinde piyasa katılımcılarının TCMB’nin Enflasyon Raporları ile orta vadeli hedeflerine bakışının da değişebileceği belirtildi. Raporda, tahminlerin dinamik bir yönlendirme aracı olmaktan çıkarak dönemsel açıklamalar şeklinde algılanması riskine işaret edildi.
TCMB Enflasyon Tahminini Yüzde 28’e Çıkarmıştı
TCMB, 13 Ağustos’ta yayımladığı Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltmişti.
Tahmindeki değişikliğin gerekçeleri arasında jeopolitik belirsizliklerin yanı sıra petrol, doğal gaz ve gıda fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar gösterilmişti.
Ghose ise TCMB’nin yılın başlangıcında daha iyimser bir tahmin ortaya koyduğunu, yıl ilerledikçe gerçekleşmeler doğrultusunda tahminlerini kademeli biçimde yukarı çektiğini savundu. Commerzbank, benzer bir revizyon sürecinin 2024 ve 2025 yıllarında da görüldüğüne dikkat çekti.





