CHP’ye yapılan müdahalenin ve Kılıçdaroğlu’nun kabullendiği misyonun, artık anlaşılmayan bir yönü kalmadı. Son yıllarda toplumla ilişkisi zayıflayan bir siyasetçinin, şimdi çıkıp kendisini üç sene önceki Kurultay’da yenen ekibe “aklanıp öyle gelin” demesi, pek çok açıdan sıkıntılı bir anlayış zaten. Neden vaktiyle mevcut delege sisteminin değiştirilmediği, Kurultay’dan sonra süresi içinde itiraz hakkının kullanılmadığı, gerçekten bir “kirlenme” varsa kendisi görevi bırakmak zorunda kalınca mı bunun başladığı, şimdi istediği “aklanmanın” cari hukuk sistemi içinde ne kadar mümkün olacağı son derce izaha muhtaç konular. İddianameler aylar sonra ancak hazır olabiliyor, yargılamaların ise yıllarca sürmesi bekleniyor şimdi. CHP’li başkanlar, bürokratlar ve siyasetçilerin önemli bir kısmı ise zaten bir seneyi aşkın süredir tutuklu bulunuyorlar. İtirafçı olduğu söylenen kişiler ise tek tek ifadelerini geri alıyorlar.
***
CHP operasyonuna karşı toplumun önemli bir kesiminin gösterdiği tepki de ortada. 38. Kurultay’da seçilerek CHP yönetimine gelen genç kadronun hangi yolu izleyeceği üzerinde belirgin bir kamuoyu kabulü de var artık. Hatta “fazla oyalanmayın” uyarıları giderek artıyor bile. Vatandaşlar eski Cumhuriyet’in tamamen yıkıldığını, kalan son siyasi kurumun da kayyuma bırakıldığını gördükçe, tez davranılmasını istiyorlar. Özellikle de gençler. Birilerinin yakıştırdığı gibi “monarşi” sistemine veya tümüyle eski sisteme dönmeye falan da razı değiller. “Demokratik Cumhuriyet” için gerekli siyaset yolunun, yeni bir partiyle açılmasını bekliyorlar. Halktan büyük sevgi gören ve bunu da ziyadesiyle hak eden Özel, her ne kadar sokakta yoluna çıkıp “kurtar bizi” diyen koca ninelere “önce partiyi kurtaracağız, sonra sizi” dese bile bugün, bunun beklemeyeceğini de görüyor elbette.
Hala “savaş olmasaydı şimdi ekonomide her şey mükemmel olacaktı” diyebilen iktidarın, vatandaşlara yıllardır yaşattığı yangın ise artık bacayı sarmak üzere. Sabırsızlığın temel sebebi bu. Diğer yandan artık “iktidar” isteyen bu ekibin başına, hiç olmayacak işler geldiği için de, epeyce tedirgin seçmenler. Üstelik şu anda iktidar çevrelerinin suçlamalarına tümüyle katıldığı anlaşılan Kılıçdaroğlu’nu dinledikçe, ona bir zamanlar inandıkları için kendilerine de çok kızıyorlar. Öfkeli tepkilerin arkasında bu gerçek de var.
***
Tabii ki bu bir iktidar projesiyse, Meclis’te kaç milletvekiline ihtiyaç duyacaklarına göre şekil alacaktır süreç. 360 veya 400 milletvekili desteği gerektirebilir tasarladıkları işler. Fakat ben konunun o tarafına kafa yormuyorum. Bu nedenle de, muhalefet tarafındaki olası gelişmelere bakmak istiyorum. Nihayetinde kaçınılmazlığı anlaşılan yeni parti, neye benzeyecek mesela? İktidar medyası, yine durgun suda fırtınalar çıkartmak derdinde. Boş atıp, dolu çekmeye çalışıyor. Mesela “ANAP gibi olacakmış” balonu dolaşıyor ortada. Fakat sahada görülen gerçek, bundan çok farklı elbette. Tüm demokrasi güçlerine açık bir şemsiye parti, kitle partisi hedeflendiği anlaşılıyor. Bu doğru bir hedef. CHP’den ayrılmak zorunda kalacağı beklenen ekip, bu şemsiyenin altını da en doğru şekilde doldurmayı becerecektir. Çıkış yolu ancak böyle bulunabilir, M. Yavaş da pekala herkesin üzerinde ortaklaştığı C. başkanı adayı olabilir.
***
Ancak işleri bununla bitmiyor sanırım. Geleceğe yeni bir yol açarken, geçmişin de çok sıkı bir özeleştirisi gerekiyor. “Şimdi zamanı mı?” demesin hiç kimse, şimdi tam da zamanı aslında. Zira ülkemizde farklı platformlardaki demokrasi güçleri, yıllarca “şimdi olmaz ki” engeliyle susturuldular. Peki ne oldu, çok hayırlı sonuçlar mı çıktı ortaya? Ne yazık ki hayır. Bastırılan, sonraya bırakılan her sıkıntılı konu, sonradan şişip bir felaket olarak geldi gündeme. Siyasi alanda, özellikle de seçim dönemlerinde desteği istenen farklı kesimlerin eleştirileri hiç dikkate alınmadı ve çoğu kez de onlar haklı çıktılar. Şimdi “tedbirli mutlak butlan” kararı ile aslında tamamen mutlak bir iç gerginlik ortamına itilen CHP, hem mücadelesini sürdürüp hem de aslında kendi içinde ve demokrasi mücadelesindeki dostlarına karşı arınmalı elbette.
Yani Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği adreste olmayacak o iş. Parti içindeki galibiyet kadar, geçmişten dersler alarak da bir çıkış yolu yaratmalı bu ekip. Bunu da en kısa zamanda yapmak zorundalar. Durumu sadece iç kavga gibi göstermeye çalışan, bu yönde algı yaratmaya uğraşan epeyce güçlü bir medya var zaten karşılarında. Tabii ki Özel ve ekibi, seçmen kitlesinin “başka çıkar yol kalmadı” demesini de bekleyecektir. Ancak yeni parti kuruluşu kadar, özeleştiri de asıl tam da şimdi yapılmalıdır.
***
Bu hususu, ülke genelinden örneklerle açıklamak yerine, bildiğim yerden yani kendi yaşam alanım Körfez’den, doğrudan şahidi olduğum iki somut örnekle anlatmaya çalışacağım. İlk örnek, Gürsel Tekin’in doğrudan bir rol üstlenerek Dalyan’da arsa ve inşaat pazarlamasıdır. Çok da çarpıcıdır bu konu aslında. Yer seçimi çok yanlıştır öncelikle. Yerel belediyemizin buraya bir kanalizasyon sistemi kurmasının müthiş pahalıya mal olacağı Bakanlık tarafından açıkça dile getirildiği halde, o arazide hiç beklenilmeyen bir kararla koca bir tatil köyüne inşaat izni vermişti CHP’li Edremit Belediyesi.
Üstelik torunlarımızın yarın kullanacakları büyük yeraltı su depoları (akifer) üzerinde fosseptiklerle yaşayacaklardı. Sızma olması ise, elbette o su depolarıyla vedalaşmak anlamına gelecekti. Birinci derece deprem bölgesi, depremde sıvılaşma özelliği, deniz basma alanı, önünde birinci derece Doğal SİT alanı ve çevresinde Nitelikli Doğa Koruma Alanı olan bir bölgede, inşaat yapılmasına izin verilmişti. Tam anlamıyla bir doğa katliamı ve yatırım faciası olmaya adaydı burası.
Şirket büyük ölçüde abartılı ifadeler bulunan reklam videolarında, Gürsel Tekin’i oynattı. Hatta “param yetse, hepsini ben alırdım” bile dedirtti. Yurtdışındaki gurbetçiler de ona güvenip katıldılar bu projeye. Tolga Sağ ve arkadaşları da şirket için konser verdiler inşaat alanında. 3’e alınan arsalar 30’a satıldı katılımcılara, inşaatlar için ödemeler de başladı ama devam eden inşaat sayısı artmaya fırsat bulamadan, mahkeme yürütmeyi durdurdu.
Gurbetçiler “nasıl bu işten kurtulacağım” diye kapıları aşındırıyorlar şimdi. Tabii G. Tekin kimseden özür dilemedi bu konuda. Aksine kendisini Edremit Kitap Fuarı’na bile davetli olarak çağırdı Belediye’nin bu işlerden sorumlu kıldığı muhterem (şu anda CHP MYK’sında). Fuar’da çıkıp G. Tekin’e ciddi bir protesto yapalım diyenlerin karşısına ise, “CHP’li belediyeye ayıp olur” kalkanı çıkartıldı. O inşaatlara izin veren eski belediye başkanı bir daha seçilemeyip gitti, G. Tekin ise siyaset kulvarında düşe kalka yürümeye devam etti. Bilindiği gibi geçen sene İstanbul CHP için kayyum olarak atandı, şimdi de Kılıçdaroğlu’nun yanı başında bu titiz operasyonda yer alıyor. Tarih bu işini “tasfiye veya sıfırlama” diye yazarsa sanırım hiç kime şaşırmayacaktır. Öyle garip ki gelinen durum şimdi, o vakit yukarda bahsedilen konsere çıkmaması için kendisine haber gönderilen ve uyarıları dinlemeyen T. Sağ bile, şimdi G. Tekin’i kıyasıya eleştiriyor!
***
Fakat mağdur gurbetçiler için kimsenin sesi bile çıkmıyor siyaset sahnesinde. Ne dersiniz bu konuları daha o günlerde kendi içinde tartışsaydı CHP, çok daha hayırlı olmaz mıydı sonuç? Basit bir arsa pazarlaması değildi ki o iş. Çok sayıda Alevi gurbetçi sıkıntıya düştü, güvenleri sarsıldı. Sadece bir pazarlama faaliyeti bile olsaydı, bir siyasetçinin orada ne işi vardı ki? Şirket, G. Tekin ile video çekerken, o zamanki Balıkesir B. Belediye Meclisi’nin AKP’li üyesi Birol Şahin de Dalyan’da satmaya niyetlendikleri Hazine’den alınma araziler için başka bir video çekip, “sizin arsalar şöyle, bizim arsalar böyle” diye mukayese bile yaptı iyi mi? Zaten konuyu da bütün Türkiye bu sayede duydu. Sadece o vakit CHP’nin tepesinde oturanlar mı duymadılar? Bu nedenle özeleştiri ve gerçek bir arınma işi daha o vakit başlamalıydı diyorum CHP’li dostlara.
***
İkinci örnek de CHP’li milletvekili Ali Öztunç üzerine olacak. Yukarıda aktarılan konu sürerken CHP’nin Doğa ve Çevre Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’ydı A. Öztunç. Kendisi nitelikli alana imar izni, Dalyan’daki arazi satışı projesi, Tarıma Dayalı OSB konusu, Körfez kirliliği, Akçay Mahalli Sulak Alanı’nın tescili ve diğer bölgesel konular için pek çok defa Edremit’e davet edildi ama hiçbirine olumlu yanıt vermedi. Fakat kendisi adına konuşan ve danışmanı olan C. U. Erdem, milletvekiline ulaştırılan bilgilerle Tarım OSB işine müdahil olup, ortalığı epeyce karıştırmayı becerdi maşallah. Bu durum da, A. Öztunç’un ilçemiz için bir daha aranmamasına vesile oldu sonunda. Zaten kendisi de 2023 Haziran’ında CHP MYK’sından ayrıldı.
Şimdi ise partisinde ortaya çıkmış bulunan ikili yapı arasında uzlaşma sağlamak adına görüşmeler yürüttüğünü ve sonunda “pes” ettiğini basından takip ediyoruz. Yeni süreçle birlikte mevcut CHP’de veya yeni kurulacak partide siyasete devam eder mi bilemiyorum. Fakat eder ve yukarıda aktardığım konularla ilgili bir özeleştiri yapmadan buna girişirse, Edremitliler onun yakasını asla bırakmayacaktır.
***
Umarım özeleştiri ile neyi vurguladığım yeterince anlaşılmıştır. Kılıçdaroğlu TV ekranlarından zaten bir Olağanüstü Kurultay yapmayacağını açıkça söyledi. Bu işi zamana yayacağı, kendi kişisel hedefleri için belki de CHP’nin seçime katılma hakkını bile riske atacağı anlaşılıyor. Bu durumda, başkanlık sisteminden kurtulup da parlamenter sisteme dönüş beklentileri içindeki seçmenlere sadece sabır dilemek yetmeyeceğine göre, yeni bir partiyle seçime katılmak gerekecek. O parti de haliyle “demokrasi ittifakının” ana gövdesini oluşturacak. Bu dönüşüm hedefine yakın duran diğer demokrasi yanlıları da durumun farkındalar. O yüzden hukuk mücadelesi, yeni parti, geçmişin muhasebesi ve özeleştiri yapılması konularını içeren zorlu bir süreç bekliyor Özer ve ekibini. Aslında Türkiye için de önemli bir sınav olacak bu.
Başarılı olunmasını diliyorum. Demokratik Cumhuriyet pek çok vatandaşın ortak paydasıdır. Geçmişten ders çıkartıp, kendisini halkın önünde açıkça ifade eden, umudu da yanına alır. Vatandaşların beklentileri böylece daha sağlam bir şekilde korunacak, mücadelenin en iyi şekliyle ilerlemesine ve ülkemizin geleceğe hazırlanılmasına da destek olacaktır.





