Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal etmesinin ardından, başkent kulisleri ve sosyal medya tarihin en büyük dezenformasyon ve iddia dalgasıyla sarsıldı.

Mahkemenin Özgür Özel yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırması üzerine dijital mecralarda hızla yayılan "CHP kapatıldı mı?", "Özgür Özel yeni parti mi kuruyor?" ve "CHP'nin yedek partisi hazır mı?" soruları, arama motorlarında trend listelerini altüst etti. Görevden uzaklaştırılan lider Özgür Özel’in DW Türkçe’ye yaptığı açıklamalar, bu spekülasyonların arkasındaki gerçekleri gün yüzüne çıkardı.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kapatıldı Mı, Kapanacak Mı?

Net bir şekilde belirtmek gerekir ki; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında alınmış herhangi bir kapatma davası, kapatma kararı veya yasal engel bulunmamaktadır. Hukuki süreç, partinin tüzel kişiliğinin kapatılmasına yönelik değil; Kasım 2023'te yapılan kurultay delegelerinin hür iradesi ve seçilen yönetimin meşruiyetine ilişkin bir iç hukuk davasıdır. CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin ana muhalefet partisi olarak yasal faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde devam etmektedir.

Chp Kurultay-5


Özgür Özel Yeni Bir Parti Mi Kuracak? "Yedek Parti" İddiası Nedir?

Sosyal medyada yayılan "Özgür Özel CHP'den ayrılıyor, yeni ve yedek bir parti kuruyor" iddialarına bizzat Özgür Özel cephesinden çok net bir yalanlama geldi.

Hukuk sistemimizde siyasi yapılar için "yedek parti" adı altında resmi veya yasal bir mekanizmanın bulunmadığının altını çizen Özel, bu tartışmaların bir ayrılık ya da yeni oluşum hamlesi olmadığını vurguladı. Özgür Özel, bahsi geçen stratejik hazırlığın anlamını şu sözlerle açtı:

"Yedek parti tartışmaları, yeni bir siyasi parti kuracağımız anlamına kesinlikle gelmiyor. Bu ifade, sadece ve sadece önümüze çıkarılabilecek olası anti-demokratik siyasi engellemelere veya seçim süreçlerinde yaşanabilecek olası bürokratik aksaklıklara karşı bir 'B planı' ve tedbir hazırlığı anlamı taşıyor. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmak, onu terk etmek ya da yeni bir yapı kurmak gibi bir planımız asla yoktur."


"Önce Belediyeler, Sonra Adaylar, Şimdi De Partinin Kendisi Hedefte"

"Mutlak butlan" kararını röportaj verdiği sırada ajanslardan öğrendiğini ve hukukçu kurmaylarıyla durum değerlendirmesi yaptıktan sonra 5 saatlik olağanüstü MYK kararı aldıklarını belirten Özgür Özel, yaşanan zincirleme süreci bir "otoriterleşme" operasyonu olarak tanımladı.

İktidarın ve yargı kollarının hamlelerini sert sözlerle eleştiren Özel, tehlikenin boyutuna şu sözlerle dikkat çekti:

"Bu karar sadece hukuki bir mesele olarak görülemez; bu doğrudan Türkiye'deki demokratik siyasi işleyişi sekteye uğratma hamlesidir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen adli süreçler ve belediyelerimize yönelik hamleler gösteriyor ki; hedef sadece kişiler değil, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendisidir. Önce belediyelerimizi, sonra cumhurbaşkanı adaylarımızı, ardından da partimizin kurumsal iradesini hedef alıyorlar. Karşımızdaki akıl, seçimleri tamamen ortadan kaldırmayı değil, sandıkta yarışacağı rakibini kendi istediği gibi dizayn edip kontrol etmeyi amaçlıyor. Bu otoriter baskı düzenine karşı teslim olmayacağız."

Kaynak: DW Türkçe