Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay iptaline ilişkin verilen "mutlak butlan" kararı sonrasında patlak veren meşruiyet ve kürsü savaşı, Ankara’da eşi benzeri görülmemiş bir çift başlılık tablosuna sahne oldu.

Günlerdir süren belirsizliğin ardından Özgür Özel, Meclis çatısı altında koridorlara taşan danışman ve vekil desteğiyle grup kürsüsüne çıkarken; hukuki kararla genel başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu ise gövde gösterisini Söğütözü'ndeki genel merkez binasına taşıdı.

Meclis kapılarındaki izdiham ve güvenlik barikatlarının ardından genel merkeze akın eden binlerce partili, salonları ve bina önünü tamamen doldurdu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun mikrofon başına geçmesiyle birlikte salonda tansiyon yükseldi ve kalabalıktan Özgür Özel yönetimine yönelik "Hain Özgür" sloganları stopsuz şekilde yankılandı.


"İradesini Para ile Satanlar Bu Partide Yer Alamaz"

Sloganların ardından konuşmasına başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, partinin ahlaki değerlerinin ve kurumsal yapısının ağır bir saldırı altında olduğunu savundu. Delege seçimlerinde ve kurultay süreçlerinde maddi menfaat ilişkilerinin kurulduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, zehir zemberek açıklamalarda bulundu:

"CHP kurultaylarında para, çıkar olmaz. Bu partinin tarihinde hiçbir dönem pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için beni eleştiriyorlar. Ama ahlak, erdem, adalet ve temizlik bu partinin dokusundadır. 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver' mantığını bu parti asla kabul etmez. İradesini para ile alıp satanlar bu partide yer alamazlar, zaten yokturlar ve bundan sonra da olmayacaklardır."

"Her Şeye İyi Niyetle Yaklaştım Ama İstismar Edildi"

Geçmiş yönetim döneminde örgüt içinde yaşanan gelişmelere değinen Kılıçdaroğlu, bugüne kadar hep yapıcı ve birleştirici olmaya gayret ettiğini ancak bu tavrının suiistimal edildiğini aktardı. Temizlik ve arınma sürecinin başladığını ilan eden deneyimli lider, sert yaptırım sinyalleri verdi:

"Arınacağız, kirlilikten tamamen arınacağız. Temiz siyaset yapacağız ve kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Hep iyi niyetle davrandım, kimseye kötü gözle bakmadım. Ancak bu iyi niyetim maalesef istismar edildi. Bir noktaya kadar sabrettim, artık o kırılma noktasına geldik; şimdi kesip atacağız. Kim bu kirli işlere bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde menfaat temin ettiyse onlara tek tek 'güle güle' diyeceğiz."

"Mutlak Butlan Davasını Başımıza Bela Edenlerden Hesap Soracağım"

Konuşmasında hem parti içi muhalefete hem de medyadaki fon zincirlerine meydan okuyan Kılıçdaroğlu, yurt dışı fonlu televizyon kanallarının delege borsası gibi işletilmesinin önüne geçeceğini belirtti. Kurultay sürecinin resmen başlayacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden, bizim ahlaki üstünlüğümüze darbe vuranlardan hesap sormazsam namerdim. Biz eğilmeden, onurlu bir şekilde herkesten hesap sorabiliriz. Gençlerimize sesleniyorum; sosyal medyanın, trollerin ve belirli odakların dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullanıp sorgulasınlar. Ahlaklı ve erdemli kurultayımızı elbette en kısa sürede yapacağız. Kimse kapalı kapılar ardında, otel odalarında özel hesaplar yapamayacak. Unutmayın, Ankara'da bir Kemal abiniz var."


Genel merkez binasından yükselen bu sert tasfiye ve disiplin mesajlarının ardından, gözler 11 Haziran Perşembe günü toplanacak olan ve ihraç istemlerinin resmiyete döküleceği ilk Parti Meclisi (PM) oturumuna çevrildi.

Muhabir: Haber Merkezi