Türkiye'nin en tanınan tıp profesörlerinden biri olan Prof. Dr. Canan Karatay'ın tıp dünyasında ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran aşı açıklamalarıyla ilgili yargı sürecinde kritik bir eşik aşıldı.
Yıllardır tartışılan hukuki süreçte Anayasa Mahkemesi (AYM), Karatay'a verilen disiplin cezasının temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiğine hükmederek ezber bozan bir karara imza attı.
Resmi Gazete'de yayımlanan yüksek yargı kararıyla birlikte, Karatay'ın aşı uygulamalarına yönelik ifadelerinin ifade özgürlüğü kapsamında koruma altında olduğu tescillendi.
Süreç Nasıl Başlamıştı? İstanbul Tabip Odası Soruşturması
Prof. Dr. Canan Karatay'ın yazılı ve görsel medyada aşı uygulamalarına ve sağlık politikalarına yönelik yaptığı eleştirel açıklamalar, tıp camiasında farklı tepkilere neden olmuştu.
2018 Yılındaki Soruşturma: Açıklamaların ardından İstanbul Tabip Odası tarafından Karatay hakkında disiplin soruşturması başlatılmış, yapılan incelemeler sonucunda tecrübeli hekime bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası verilmişti.
Yargı Yolu ve AYM Başvurusu: Verilen cezaya karşı açtığı iptal davasının yerel mahkemeler tarafından reddedilmesi üzerine Karatay, iç hukuk yollarını tüketerek hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi'nden "Kanunilik" Vurgusu ve Hak İhlali Kararı
Dosyayı titizlikle inceleyen Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının açıkça ihlal edildiğini kararlaştırdı. Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında şu çarpıcı detaylara yer verildi:
Öngörülebilirlik ve Kanunilik Şartı: Hekimlere yönelik disiplin cezalarının dayanağını oluşturan 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesinin, hangi somut fiile hangi yaptırımın uygulanacağını öngörebilmeye yasal çerçevede tam anlamıyla imkan tanınmadığı vurgulandı. Keyfi yorumlara karşı yeterli hukuki güvencenin bulunmadığına dikkat çekildi.
Maddenin İptali Hatırlatıldı: AYM'nin söz konusu 39. maddeyi daha önce Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bularak iptal ettiği hatırlatılarak, Karatay'a verilen cezanın uygulanmasına ilişkin açık ve öngörülebilir bir yasal dayanağın kalmadığı ifade edildi.
Bu hukuki gerekçeler doğrultusunda Karatay'ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmeden Anayasa Mahkemesi, hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyayı Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderdi. Bu karar, tıp etiği, hekimlerin ifade özgürlüğü ve meslek odalarının disiplin yetkileri açısından Türk hukuk sisteminde emsal niteliği taşıyor.





