İstanbul’un Şişli ilçesinde, 5 Haziran 2000 tarihinde okul dönüşü evinde boğazı kesilerek vahşice katledilen 15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla Tuğaltay cinayetinde, aradan geçen 26 yılın ardından tarihi bir dönüm noktasına girildi.

Türkiye'yi sarsan ve yıllardır faili meçhul kalan dosya, Adalet Bakanlığı’nın attığı stratejik adımlar ve kurulan özel ekip sayesinde yeniden açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilen soruşturmada, cinayetin sır perdesini aralayacak ilk "fethi kabir" (mezar açma) işlemi bugün resmen gerçekleştirildi.


Kilyos'ta Kimsesizler Mezarlığı'nda İlk Mezar Açıldı

Soruşturma kapsamında, cinayetin işlendiği dönemde apartmanın çevresindeki bir gecekonduda yaşayan ve 2023 yılında hayatını kaybeden Lütfi Şerbetçi’nin şüpheli havuzunda yer aldığı tespit edildi. Tuğaltay ailesinin yıllarca sadece adını bildiği ancak soyadını öğrenemediği Şerbetçi'nin, Kilyos Mezarlığı’ndaki kimsesizler bloğunda yer alan "376" numaralı mezarı savcılık izniyle açıldı.

Geniş güvenlik önlemleri altında, etrafı brandalarla kapatılarak gerçekleştirilen fethi kabir işleminde, Şerbetçi’nin naaşından DNA örnekleri alındı. Toplamda, olay döneminde şüpheli görülen ancak hayatta olmayan 5 kişi için daha fethi kabir kararı verildiği ve işlemlerin sırayla devam edeceği öğrenildi.


Katilin İzleri Tırnak Altında ve Mutfakta Gizli

Cinayet dosyasındaki en somut deliller, genç kızın katile direndiği sırada tırnaklarının arasında kalan yabancı erkeğe ait DNA profili ile evdeki mutfakta tespit edilen üç adet sahipsiz parmak izi olarak biliniyor.

Mezarlardan alınacak kemik ve diş örnekleri ile geçen hafta mahallede hala yaşamakta olan bazı şüpheli isimlerden toplanan kan örnekleri, Adli Tıp Kurumu'nda Çağla'nın tırnak altından çıkan o DNA profiliyle tek tek karşılaştırılacak.

Olay Yerinde 26 Yıl Sonra Lüminol Testi

Geçtiğimiz günlerde cinayetin işlendiği apartman ve çevresinde, Çağla’nın okuldan eve geliş güzergahını da kapsayan geniş çaplı bir olay yeri keşfi yapıldı. Kriminal ekiplerin, apartmanın bodrum katındaki dairede titiz bir lüminol çalışması yürüttüğü öğrenildi.

Aradan çeyrek asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, kimyasal maddelerin kandaki demirle tepkimeye girerek mavi ışık yayması prensibine dayanan bu test sayesinde, yıllar önce silinmiş veya temizlenmiş olabilecek gizli kan izleri arandı. Kriminal incelemelerden gelecek sonuçların, faili meçhul dosyayı çözüme kavuşturup kavuşturmayacağı merakla bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi