Politika’dan


Burak Dalgın, İYİ Parti’nin olağan kurultayında bir televizyon kanalına verdiği röportajda neden bu tercihi yaptığını üç temel başlıkta özetledi. Aslında bu üç madde, sadece bir parti değişikliğinin gerekçesi değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu riskli tabloya dair bir teşhis niteliği taşıyor.

Lübnanlaşma riski. Dalgın’a göre Türkiye, vatandaşlık bağının zayıflatıldığı; etnik köken, din ve mezhep üzerinden ayrıştırıldığı bir sürecin içinde. Bu gidişata karşı milletin bütünlüğünü ve cumhuriyet yurttaşlığını savunmak gerekiyor. İYİ Parti’yi tercih etmesinin ilk nedeni, bu bütüncül vatandaşlık fikrini sahiplenmesi.

Otoriterleşme.Teşebbüs özgürlüğü, din ve vicdan hürriyeti, düşünce özgürlüğü… Dalgın’a göre bu alanlarda ciddi bir daralma var. İYİ Parti’yi, bireysel özgürlükleri ve hukuk devletini savunabilecek bir adres olarak görüyor.

Vasatlaşma ve yoksullaşma. Kıt kanaat geçinmeye mahkûm edilmiş bir toplum, iddiasız bir ekonomi politikası ve geleceksizlik hissi… Dalgın, buna karşı “yeni nesil milliyetçilik” ve “gerçek bir kalkınmacılık” vurgusu yapıyor. İYİ Parti’yi, bu iddiayı taşıyabilecek bir siyasi zemin olarak konumlandırıyor.

Bu üç maddeyle Burak Dalgın, yalnızca “neden İYİ Parti” dediğini anlatmıyor; aynı zamanda “nerede durduğunu” da açıkça tarif ediyor.


CHP LİSTESİ, DEVA YOLU, BAĞIMSIZ VEKİLLİK VE SONRASI...

Burak Dalgın, DEVA Partisi kontenjanından CHP’nin Balıkesir milletvekili aday listesinde üçüncü sıradaydı. CHP’den milletvekili seçildi, ardından DEVA Grubu’na geçti. Geçen yıl Ali Babacan liderliğindeki DEVA Partisi ile yollarını ayırdı ve uzun süre bağımsız kaldı.

Bu süreçte kamuoyunda çeşitli tahminler yapıldı. CHP’ye geçeceği düşünüldü. Ancak bu beklenti gerçekleşmedi. CHP cephesi, “istiyorsa gelir” anlayışıyla hareket etti; herhangi bir transfer teklifi yapılmadı. Dalgın da daha önce açıkça, CHP’den bu yönde bir temas gelmediğini ifade etmişti.

CHP’nin Balıkesir’deki yerel siyasi dengeleri açısından bakıldığında, Burak Dalgın gibi bir ismin parti içine girmesi, bazı aktörlerin bireysel siyasi hesapları açısından risk olarak görülmüş olabilir. Milletvekili sayısını artırmaktan çok, mevcut dengeyi koruma refleksi ağır basmıştı.


İKTİDARI TERCİH EDEBİLİRDİ, YAPMADI

Burak Dalgın’ın önünde başka seçenekler de vardı. Muhalefetten iktidar cephesine geçen çok sayıda milletvekili örneği ortadayken, iktidar partisini tercih edebilirdi. Yapmadı.

Bu noktada Dalgın’ın sergilediği duruş dikkat çekici. Muhalefet cephesinden siyasete girmişti; orada kalmayı tercih etti. Yaklaşık bir yıl bağımsız kalmak, siyaset sahnesinde görünürlüğü azaltan, hatta bir anlamda “unutulma” riskini barındıran bir tercihti. Buna rağmen ilkesel bir tutum sergiledi.

İYİ Parti ise Altılı Masa’nın en önemli bileşenlerinden biriydi. Muhtemelen uzun süredir Dalgın’a katılım teklifleri yapılıyordu. Bu geçişin sahnesi de sembolik olarak doğru bir yerde kuruldu: İYİ Parti Kurultayı. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun takdığı rozetle bu süreç resmileşti.


TEKNOKRAT BİR PROFİL, AKADEMİSYEN BİR DURUŞ

Burak Dalgın, klasik bir politikacı profiline sahip değil. Ekonomi alanında uzman, makaleler yazan, sosyal medyayı etkin kullanan, ekonomik gidişata dair kaygılarını ve çözüm önerilerini sürekli paylaşan bir isim.

Meclis’te çok sık kürsüye çıkan, hitabetiyle öne çıkan bir milletvekili olmadı. Ancak vergi kanunları başta olmak üzere birçok kanun teklifinde ilk imzası var. Onlarca yazılı soru önergesiyle sorunları teknik düzlemde Meclis gündemine taşıdı.

Siyaset pazarında yeni. Politik manevra kabiliyeti yüksek değil. Jestleri, mimikleri, güçlü hitabeti yok. Ama bilgisi, birikimi ve tutarlılığı var. Akademisyen- teknokrat çizgisi, onu alışılmış siyasetçi tipolojisinden ayırıyor.

Kendisiyle yapılan sohbetlerde samimi, içten, alçakgönüllü bir profil çiziyor. Bilgisini paylaşmaktan kaçınmayan bir isim.


BALIKESİR GERÇEĞİ VE TURHAN ÇÖMEZ GÖLGESİ

Burak Dalgın, Balıkesir milletvekili olmasına rağmen seçim bölgesiyle güçlü bir temas kurabilmiş bir siyasetçi değil. Balıkesir’e sık gelmedi, ailesi burada yaşamıyor. Yerel sorunlardan ziyade genel politika ve ekonomi üzerine yoğunlaştı.

Şimdi İYİ Parti’de Balıkesir’i temsil eden iki milletvekili var: Turhan Çömez ve Burak Dalgın. Çömez, sahada olan, kamerayla, mikrofonla çarşı pazar dolaşan, baskın bir siyasi figür. Dalgın’ın bu gölgede kalıp kalmayacağını zaman gösterecek.

Önünde net bir tercih var: Ya Balıkesir’le bağını güçlendirecek ya da Ankara merkezli teknokrat siyasetini sürdürecek.


İYİ PARTİ İÇİN AKILLI BİR TRANSFER

İYİ Parti açısından bakıldığında, Burak Dalgın nitelikli bir transfer. CHP’nin ise bu yönde güçlü bir talebi zaten yoktu. CHP tabanında “oylarımızla seçildi” tepkisi oluşmamasının nedeni de bu.

Burak Dalgın’ın İYİ Parti’ye geçerken sıraladığı üç madde —lübnanlaşma, otoriterleşme, vasatlaşma— Türkiye’nin bugünkü fotoğrafını net biçimde ortaya koyuyor. Aynı zamanda kendi siyasi cephesini de berraklaştırıyor.

“Vatandaş çaresiz değil, yalnız değil; Türkiye çok daha iyisini hak ediyor” cümlesi, bu tercihin hem gerekçesi hem de iddiası olarak kayda geçiyor.

İYİ Parti’nin bu iddiayı ne kadar taşıyabileceğini, Burak Dalgın’ın bu yapı içinde ne kadar alan bulacağını ise siyaset gösterecek.

Bu arada İYİ Parti kurultayında Genel İdare Kurulu’na 10. sıradan aday gösterilmesi ve seçilmesi de tam tesadüf olmuş! Temsil ettiği şehrin plaka numarasından ayırmamışlar O’nu...


POLİTİKA

Muhabir: Haber Merkezi