Balıkesir’de Hıdırellez bu kez takvimde işaretlenen özel bir gün olmanın ötesinde, farklı bir atmosfer ve onun yarattığı ışığın etrafında daha güçlü bir anlam kazandı.

Mayıs ayının ilk günleri yaklaşırken her yerde Hıdırellez hazırlıkları başlar. Özellikle köylerde Hıdırellez hayırları düzenlenir. Bu hayırlar, dini bir ritüelden öte geleneği yaşatmak ve bir arada olabilme arzusunu ateşlemeyi amaçlar.

Dileklerin kağıtlara çizildiği, bahçelere bırakıldığı, ağaç diplerine umutların emanet edildiği köklü, tarihsel ve kültürel bir canlanıştır Hıdırellez. İnsan, kendi iç sesini doğanın ritmiyle buluşturur. Dualar yükselir, niyetler sessizce toprağa bırakılır, gökyüzü ile yer arasındaki o ince çizgide bir beklenti oluşur.

Ateş yakmak bu geleneğin en güçlü simgelerinden biri. Üzerinden atlanan ateş, geride bırakılan yüklerin, eski kırgınlıkların ve tamamlanmış zamanların sembolü olarak görülür. Her atlayış, insanın kendini yeniden kurma arzusuna açılan bir kapı gibi. Alevlerin içinden geçen her adım, geçmişin gölgesini geride bırakıp yeni bir eşiğe ulaşma isteğini taşır. Hıdırellez’in özünde bulunan bu dönüşüm fikri, yalnızca doğanın uyanışıyla sınırlı kalmıyor; insanın kendi iç dünyasında da karşılık buluyor.


***

Balıkesir’de bu yıl Dinkçiler Mahallesi Sabri Uğur Millet Bahçesi, Hıdırellez’in bu derin anlamını taşıyan bir buluşma noktasına dönüştü. Şehrin farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği gece, müzikle, ritimle ve geleneksel ezgilerle şekillendi. Bando ve mızıka sesleriyle başlayan akış, mehterin güçlü ritmiyle devam etti.

Roman danslarının coşkusu, nefesli sazların ezgileri ve ritim şovlarıyla birleşerek kentin hafızasında uzun süre yer edecek bir atmosfer oluşturdu. Her ses, her hareket, baharın gelişini kutlamaktan öte, yaşamın kendisini yeniden hissettiren bir bütünlüğe dönüştü.

Bu geceye anlam katan başka bir katman daha vardı bizim için. 5 Mayıs, Hıdırellez’in sembolik zamanlarından biri olmasının yanında, bazı insanlar için kişisel hafızanın en özel günlerinden birini taşıyabilir. Bir doğum günü, takvimin içinden çıkıp insanın hayatına yerleştiğinde, zamanın anlamı değişiyor. Kutlanan şey yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda yaşamın kendisi oluyor. Bir yanda doğanın uyanışı, diğer yanda bir insanın dünyaya gelişini hatırlatan özel bir gün, aynı çizgide buluşuyor. Bu kesişim, zamanın doğrusal değil, iç içe geçmiş katmanlardan oluştuğunu hissettiren bir derinlik yaratıyor.

Biz her 5 Mayıs’ta Hıdırellezle beraber, eşimin doğum gününü de kutluyoruz. Bir ‘Hıdırellez Çocuğu’dur kendisi!


***

Hıdırellez’in taşıdığı anlam, yalnızca eğlence ya da folklorik bir gösteriyle sınırlı kalmıyor. Eski inançlarda Hızır ve İlyas’ın buluşmasıyla ilişkilendirilen bu gün, bereketin, şifanın ve yeniden doğuşun sembolü olarak görülüyor. Doğa canlanırken insan da kendi içindeki uyanışı hatırlıyor. Toprak, su, ateş ve hava, bu ritüelin görünmeyen dili haline geliyor. Her unsur, insanın evrenle kurduğu bağın bir yansıması gibi duruyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte türbelerin ziyaret edilmesi, testilerin kırılması, gül ağaçlarına dilek kurdelelerinin bağlanması gibi ritüeller de bu kadim geleneğin canlı tutulduğunu gösterdi. Her hareket, görünenden daha derin bir anlam taşıyor, insan kendi iç dünyasını dış dünyaya bırakırken aynı zamanda kendine de bir yol açıyor.


***

Gece boyunca şehirde farklı düşünceler, farklı hayatlar aynı alanda buluştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, vatandaşlarla bir araya gelerek Hıdırellez’in coşkusunu paylaştı, gençlerle sohbet etti, hatıralar biriktirdi. AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, İYİ Parti İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, MHP İl Başkanı Niyazi Tunç, CHP Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Keskin gibi farklı siyasi partilerden çok sayıda ismin aynı atmosferde bulunması, şehrin gündelik gerilimlerinden uzak, daha yumuşak bir birliktelik ihtimalini görünür kıldı. Farklılıkların yan yana durabildiği anlar, şehir belleğinde iz bırakan nadir kesitler olarak kalıyor.

Siyasetin çoğu zaman ayrışma üzerinden tanımlandığı bir düzende, aynı yürüyüş yolunda yan yana ilerleyen insanların görüntüsü farklı bir anlam katmanı oluşturuyor. Rekabetin doğal olduğu bir alanın dışında, ortak bir yaşamın paylaşıldığı bu anlar, kentin ruhuna başka bir pencere açıyor. Hıdırellez’in doğasında bulunan “yenilenme” fikri, bu görüntülerle birlikte toplumsal bir karşılık da kazanıyor.


***

Balıkesir’de yaşanan bu gece, bir festivalden çok daha fazlası olarak hafızaya kazınıyor. Doğanın uyanışı ile insanın içsel uyanışı aynı çizgide buluşuyor. Gelenek, yalnızca geçmişe ait bir iz olarak kalmıyor; bugünün içinde yeniden anlam kazanıyor. Ateşin üzerinden atlayan bedenler, dilek ağacına bağlanan kurdeleler ve gökyüzüne bırakılan niyetler, insanın değişme ve yenilenme arzusunun sessiz bir ifadesine dönüşüyor.

Şehir, bu ritüelin içinde kendini yeniden hatırlıyor. Zaman, bir çizgi olmaktan çıkıp dairesel bir akışa dönüşüyor. Her yıl yeniden başlayan bu döngü, insanın kendi iç yolculuğunu da sürekli kılıyor. Balıkesir’deki Hıdırellez, bu yıl yaşamın kendisine dair derin bir hatırlatma olarak yerini aldı.

Balıkesir’de bir arada olabilme kültürünü yaygınlaştırmak ve bu birlikteliği her alanda görebilmek ümidiyle…

Muhabir: Malum Kişi