Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, Balıkesir'in Edremit ilçesinde düzenlenen "Ufuktaki Yeni Türkiye 4. Balıkesir Buluşmaları" programında Terörsüz Türkiye sürecinin geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Durdalı, sürecin kalıcı başarıya ulaşabilmesi için terör örgütlerinin silah bırakmasının ve örgütsel yapılarını tamamen sona erdirmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Uluslararası Vuslat Platformu tarafından düzenlenen buluşma kapsamında "Terörsüz Bir Türkiye'de Medya, Eğitim ve Savunma Sanayisinin Bugünü ve Geleceği" başlıklı sempozyum gerçekleştirildi.
Programa Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı'nın yanı sıra Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Durdalı: Terör Örgütlerinin Silah Bırakması Şart
Sempozyumda konuşan Durdalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin desteğiyle yürütülen Terörsüz Türkiye sürecinin temel hedeflerini anlattı.
Durdalı, terör tehdidinin kalıcı olarak sona erdirilmesi, toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi ve güvenlik ortamının kalkınma ile refaha katkı sağlamasının amaçlandığını belirtti.

Sürecin geçmiş yıllarda yürütülen güvenlik mücadelesinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Durdalı, şu sözleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye süreci kahraman güvenlik güçlerimizin uzun yıllar boyunca fedakarlıkla ve kararlılıkla yürüttüğü mücadelenin sonuçları, yani elde edilen kazanımlar üzerinde yükselmektedir."
Sürecin bundan sonraki aşamasında somut adımların belirleyici olacağını vurgulayan Durdalı, PKK/KCK başta olmak üzere bağlantılı bütün yapıların silah bırakması gerektiğini söyledi.
Durdalı, örgütlerin yalnızca silahlı faaliyetlerine son vermesinin değil, örgütsel varlıklarını tamamen ortadan kaldırmasının ve gerekli yükümlülükleri yerine getirmesinin de önem taşıdığını dile getirdi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Bölgesel Rolüne Dikkat Çekti
Terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanmasının Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası faaliyetlerine de katkı sağlayacağını belirten Durdalı, dost ve müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik kapasitelerinin geliştirilmesine daha fazla destek verilebileceğini ifade etti.
Durdalı'ya göre hedef yalnızca Türkiye sınırları içinde güvenliğin sağlanmasıyla sınırlı değil. Komşu ülkelerde terör örgütlerinin faaliyet gösteremediği bir güvenlik ortamının oluşturulması da bu yaklaşımın parçaları arasında bulunuyor.
Sınır güvenliğinin korunması ve bölge halkının huzur içinde yaşayabilmesinin önemine işaret eden Durdalı, yakın coğrafyadaki gelişmelerin Türkiye'nin güvenliği üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Suriye ve Irak Mesajı: Savunma ve Güvenlik İşbirliği Sürecek
Konuşmasında Suriye'deki gelişmelere de yer veren Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı, komşu ülkenin güvenliği ve istikrarının Türkiye'nin milli güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Suriye ordusunun kapasitesinin artırılması, askeri personelin eğitimi, savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve terörle mücadele faaliyetleri konusunda destek verdiğini belirtti.
Bu desteğin amacının Suriye'nin kendi güvenliğini sağlayabilecek kapasiteye ulaşması olduğunu ifade eden Durdalı, ülkede terör örgütlerine faaliyet alanı bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye ile Suriye arasında imzalanan ortak eğitim ve danışmanlık mutabakat muhtırasının işbirliğine hukuki zemin oluşturduğunu da aktardı.
Durdalı, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının önemine değinerek terör örgütlerinin isim değiştirerek faaliyetlerini sürdürmesine izin verilmemesi gerektiğini savundu.
İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını da değerlendiren Durdalı, bu saldırıların meşru görülemeyeceğini ifade etti.
Irak ile yürütülen güvenlik işbirliğine de değinen Durdalı, Irak Merkezi Hükümeti ve Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile ortak güvenlik konularında çalışmalar yapıldığını söyledi.
Askeri eğitim ve savunma alanındaki işbirliğinin, Irak ordusunun terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesini de kapsadığını belirtti.

Vali Ustaoğlu: Ortak Hafıza ve Ortak İrade Önemli
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da sempozyumda yaptığı konuşmada, toplumsal birlikteliğin ortak değerler ve tarih bilinciyle güçlendiğini ifade etti.
Çanakkale Savaşları, Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in kuruluş sürecine değinen Ustaoğlu, millet olma bilincinin korunması ve bağımsız yaşama iradesinin önemini vurguladı.
Ustaoğlu, bir milleti bir arada tutan unsurların ortak hafıza, ortak değerler ve geleceğe yönelik ortak irade olduğunu söyledi.
Belgin Uygur: İç Cephe Güçlü Tutulmalı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur ise dünyada yaşanan çatışmalara ve değişen uluslararası dengelere dikkat çekti.
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada toplumsal dayanışmanın ve iç cephenin güçlü tutulmasının önemli olduğunu belirten Uygur, Terörsüz Türkiye hedefinde ilerleme sağlandığını savundu.
Uygur, Türkiye'nin dış politikada ve çeşitli alanlarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade ederek Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Uluslararası Vuslat Platformundan Birlik ve Dayanışma Vurgusu
Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci de konuşmasında toplumsal dayanışmanın önemine değindi.
Toplumun farklı kesimlerinin birbirleriyle kaynaşmasının Türkiye'nin gücünü artıracağını belirten Cebeci, ayrımcılığın geride bırakılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin bugün bulunduğu noktaya uzun yıllara yayılan bir süreç sonunda ulaştığını ifade eden Cebeci, geçmişin doğru değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
Edremit'te gerçekleştirilen sempozyumda Terörsüz Türkiye süreci, bölgesel güvenlik, savunma işbirliği ve toplumsal dayanışma konuları öne çıktı.





