Politika’dan


AHMET AKIN NE DEDİ, BU KONU NEDEN TARTIŞILIYOR?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, yılın son gününde düzenlediği ve 2025 yılı faaliyetlerini anlattığı toplantıda, büyükşehir belediyelerinde başkanvekilliği gibi bir görev tanımı bulunmadığını söyledi. Bu uygulamanın önceki dönemden devralındığını, bir süre devam ettirildiğini ifade etti. Bu açıklama, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde başkanvekili olarak görev yapan Ferit Gündoğdu ve Volkan Altınöz’ün hukuki statüsünü doğrudan tartışmalı hale getirdi.

Kulislerde konuşulanlara göre, bir süredir her iki ismin belediye ana hizmet binasındaki altıncı kattaki makam odalarının boşaltılması talimatı verildi. Başkanvekillerinin ek hizmet binasına taşınacağı, yetkilerinin fiilen sınırlandırılacağı, görevlerini daha çok sembolik ve etkisiz bir biçimde sürdürecekleri ve ilerleyen süreçte başkanvekilliği uygulamasının tamamen sona erdirileceği ifade ediliyor. Bu sürecin sonunda Gündoğdu ve Altınöz’ün yalnızca meclis üyesi sıfatıyla görev yapacakları konuşuluyor.

Bu tablo, kamuoyunda tek bir soruyu öne çıkarıyor: Eğer bu görev yasada yoksa, neden bugüne kadar uygulandı?


YASADA BAŞKANVEKİLLİĞİ GİBİ BİR GÖREV TANIMI VAR MI?

Belediye Kanunu (5393) ne diyor?

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 40. maddesi, başkanvekilliği kavramını açık biçimde düzenliyor. Belediye başkanının izinli, hasta ya da geçici olarak görevde bulunmadığı durumlarda, meclis üyeleri arasından bir kişinin başkanvekili olarak görevlendirilebileceği hükme bağlanıyor. Başkanvekili bu süre boyunca belediye başkanının yetkilerini kullanıyor ve görev süresine karşılık gelen bir ödenek alıyor.

Bu düzenleme, başkanın geçici yokluğuna dayalı bir vekâlet ilişkisini tanımlıyor. Sürekli, kurumsal ve idari hiyerarşide kalıcı bir “ikinci başkan” pozisyonu öngörülmüyor.


BÜYÜKŞEHİR KANUNU NE DİYOR?

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, başkanvekilliğini bağımsız bir görev olarak tanımlamıyor. Kanun yalnızca, büyükşehir belediyelerinde başkanvekilliği görevlendirmelerinin Belediye Kanunu’ndaki usullere göre yapılacağını belirtiyor ve ilçe belediye başkanlarının büyükşehir başkanvekili olamayacağını hüküm altına alıyor.

Bu çerçevede büyükşehirlerde başkanvekilliği kavramı tamamen yok sayılmıyor. Ancak bu görev, sürekli ve ayrı bir makam şeklinde düzenlenmiş de değil. Başkan Akın’ın “büyükşehirlerde başkanvekilliği diye bir görev tanımı yok” ifadesi, bu nedenle hukuki açıdan tartışmalı bir alanı işaret ediyor.


FİİLİ GÖREV VE HUKUKİ ÇELİŞKİ

Balıkesir’de Ferit Gündoğdu ve Volkan Altınöz, 1 Nisan 2024 tarihinden bu tarafa Başkanvekili sıfatıyla görev yapıyor. Özel makam odalarına sahipler, imza yetkileri bulunuyor, belediye içinde koordinasyon ve temsil görevleri üstleniyorlar. Bu görevlerin karşılığında büyükşehir belediyesi bütçesinden maaş aldıkları da biliniyor.

Ancak hem 5393 hem de 5216 sayılı kanunlarda, bu şekilde sürekli yetki, makam ve maaşla donatılmış bir başkanvekilliği modeline açık bir tanım yer almıyor. Tartışmanın merkezinde de bu çelişki bulunuyor.

Bu noktada şu soru önem kazanıyor: Bu maaşlar ve yetkiler hangi hukuki zemine dayanıyor?

Uygulamanın, belediye başkanının yetki devrine, meclis kararlarına ya da yıllar içinde oluşmuş idari teamüllere dayandığı değerlendiriliyor. Ne var ki bu dayanakların hiçbiri, kanunda açıkça tanımlanmamış yeni bir görev ve kadro ihdas edilmesine imkân tanımıyor.


ORTADA BİR YANLIŞ VARSA NEDEN DEVAM ETTİRİLDİ?

Başkan Akın’ın açıklamaları, başkanvekilliği uygulamasının önceki dönemde başlatıldığına işaret ediyor. Ancak bu durum yeni bir soruyu beraberinde getiriyor. Eğer bu uygulamanın hukuki olarak sorunlu olduğu düşünülüyorsa, neden göreve gelinir gelinmez sona erdirilmedi?

Bir uygulamanın hukuka aykırı olduğu kanaati varsa, geçici de olsa sürdürülmesi, maaş ve yetkilerin devam ettirilmesi siyasi ve idari sorumluluk tartışmasını kaçınılmaz hale getiriyor. Bu nedenle eleştiriler, “yanlışın üstüne yanlış yapıldığı” iddiası etrafında yoğunlaşıyor.


DİĞER BÜYÜKŞEHİRLERDE DURUM NASIL?

Türkiye genelinde pek çok büyükşehir belediyesinde, başkan adına koordinasyon sağlayan ve fiilen başkan yardımcısı gibi çalışan meclis üyeleri bulunuyor. Bu kişiler çoğu zaman “başkanvekili” olarak anılıyor.

Ancak bu uygulamaların önemli bir bölümü, açık bir kanun hükmüne değil, başkanın takdirine ve yerleşmiş teamüllere dayanıyor. Balıkesir’de yaşanan durum bu yönüyle istisnai değil. Buna rağmen uygulamanın yaygın olması, hukuki tartışmayı ortadan kaldırmıyor.


MAKAM, YETKİ, HUZUR HAKKI, MAAŞ...

Ferit Gündoğdu ve Volkan Altınöz’ün belediyeye bağlı şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yaptığı ve bu görevler nedeniyle huzur hakkı aldığı da biliniyor. Mevzuat, belediye başkanı veya görevlendirdiği isimlerin belediye iştiraklerinde görev almasına imkân tanıyor.

Ancak burada da benzer bir tartışma ortaya çıkıyor. Eğer başkanvekilliği sıfatı hukuken tartışmalıysa, bu sıfat üzerinden yapılan şirket görevlendirmeleri ve alınan huzur hakları da dolaylı olarak sorgulanır hale geliyor.


YASADA BU KONUDA BİR NETLİK OLMALI

Balıkesir’de yaşanan başkanvekilliği tartışması, iki isim üzerinden yürüyen kişisel bir mesele olmanın ötesinde, büyükşehir belediyeciliğinde uzun süredir var olan gri alanları gözler önüne seriyor. Fiili uygulamalar ile yazılı hukuk arasındaki boşluk, teamüllerin zamanla kanunun önüne geçmesi ve siyasi tercihlerle hukuki netliğin yer değiştirmesi bu tartışmanın temelini oluşturuyor.

Başkan Akın’ın açıklamaları önemli bir eşik olarak görülüyor. Kamuoyu ise şu sorulara açık ve net yanıtlar bekliyor: Başkanvekilliği yoksa bugüne kadar ödenen maaşlar hangi hukuki gerekçeyle verildi? Yetkiler hangi maddeye dayanılarak kullanıldı? Bu uygulama neden yıllarca sürdürüldü? Şimdi neden yetkisiz ama görevli bir ara formül tercih ediliyor? Belediye şirketlerindeki görevler bu tartışmadan nasıl etkilenecek?

Balıkesir’de yaşananlar, yalnızca yerel bir idari düzenleme tartışması değil, Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin yönetim pratiğini yeniden düşünmeye zorlayan önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.


POLİTİKA

Muhabir: POLİTİKA