“SEÇİMLERİN İTİRAZ YERİ MAHKEMELER DEĞİL SEÇİM KURULLARIDIR”
Balıkesir Barosu Başkanı Av. Hakan Topaloğlu, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmeler, hukuk sistemi, avukatlara yönelik şiddet olayları ve Balıkesir Barosu’nun çalışmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Topaloğlu’nun açıklamalarında özellikle siyasi partilere yönelik “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin değerlendirmeleri öne çıktı. Siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu vurgulayan Topaloğlu, siyasi parti seçimlerine ilişkin itirazların mahkemelerde değil seçim kurullarında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 68’inci maddesine ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21’inci maddesine işaret eden Topaloğlu, siyasi partilerin kongre ve organ seçimlerinin denetim yerinin açık biçimde seçim kurulları olduğunu belirtti.
Topaloğlu, “Anayasal güvenceye ve yasa hükmüne rağmen siyasi partilerdeki seçimlerin seçim kurulları dışında denetime tabi tutulması ve seçimlerin yok sayılması açıkça hukuka aykırıdır” ifadelerini kullandı.
“YARGISAL MÜDAHALELER DEMOKRATİK DÜZEN İÇİN TEHLİKELİ”
Demokratik süreçlerin yıllar sonra yargısal müdahalelerle tartışmalı hale getirilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Topaloğlu, bunun yalnızca bir siyasi partiyi değil tüm demokratik sistemi etkileyebileceğini söyledi.
Topaloğlu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.”
Yargının görevinin siyasal alanı şekillendirmek değil, hukukun üstünlüğünü ve demokratik anayasal düzeni korumak olduğunu dile getiren Topaloğlu, mahkemelerin siyasi rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında çok daha yüksek anayasal hassasiyet göstermesi gerektiğini söyledi.
CAN ATALAY ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI
Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen yaşanan süreci de değerlendiren Topaloğlu, seçilmiş kişilerin yargı kararlarıyla siyasi haklarından mahrum bırakılmasının demokratik hukuk devleti açısından ciddi sorun yarattığını ifade etti.
Topaloğlu, “Seçilmiş milletvekili Avukat Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarına rağmen halen özgürlüğünden ve siyasi mücadele hakkından yoksun bırakılması, seçilmiş yöneticilerin yargı eliyle yetkilerinin ve özgürlüklerinin kısıtlanması, siyasi partilerin yaptığı seçimlerin ve seçmen iradesinin yok sayılması hukukun üstünlüğü ve demokratik anayasal düzenin temel ilkelerine aykırıdır” dedi.
“2026, EKONOMİK VE TOPLUMSAL KRİZLERİN DERİNLEŞTİĞİ BİR YIL”
Türkiye’nin ağır ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Topaloğlu, 2026 yılında yurttaşların artan ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini söyledi.
Topaloğlu, “2026 yılının; yurttaşlarımızın ekonomik sorunlarının arttığı, şiddetin okullara girdiği, ölümlerin, yıkımların, toplumsal ve ekonomik güçlüklerin ülkenin gerçeği olduğu bir yıl olduğunu birlikte görüyor ve yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“AVUKATLAR ŞİDDETİN VE ÖLÜMÜN KIYISINDA GÖREV YAPIYOR”
Avukatlara yönelik şiddetin giderek arttığını söyleyen Topaloğlu, hak mücadelesi veren hukukçuların ciddi tehlike altında olduğunu belirtti.
Bursa’da 26 yaşındaki avukat Hatice Kocaefe’nin icra takibi nedeniyle öldürülmesini ve Yalova’da kurum avukatı Zekeriya Polat’ın yaşamını yitirmesini hatırlatan Topaloğlu, avukatların görevlerini yerine getirirken saldırıya uğradığını söyledi.
Hatice Kocaefe ve Zekeriya Polat örneklerinin mesleğin karşı karşıya olduğu tehdidi açık biçimde gösterdiğini belirten Topaloğlu, savunma makamına yönelik şiddetin adil yargılanma hakkını da zedelediğini ifade etti.
Topaloğlu, “Sav-savunma-hüküm, adil yargılanmanın üç temel unsurudur. Savunma görevini yerine getiren avukatlara yönelik şiddetin sürmesi hak mücadelesini engelleyen en önemli nedenlerin başında geliyor” dedi.
AVRUPA AVUKAT HAKLARI SÖZLEŞMESİ ÇAĞRISI
Topaloğlu, avukatların korunmasına ilişkin uluslararası düzenlemelerin Türkiye’de uygulanmasının artık zorunlu hale geldiğini söyledi.
Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından uygulanması gerektiğini belirten Topaloğlu, Avrupa Avukat Hakları Sözleşmesi’nin imzalanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
“SUÇ OKULLARA KADAR GİRDİ”
Toplumdaki şiddet ve suç oranlarındaki artışa da dikkat çeken Topaloğlu, suç işleme yaşının düştüğünü ve şiddetin eğitim kurumlarına kadar ulaştığını söyledi.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının münferit görülmemesi gerektiğini ifade eden Topaloğlu, ekonomik ve sosyal çöküşün suç oranlarına doğrudan yansıdığını dile getirdi.
Topaloğlu, “Bir toplumda suçun önlenmesi ancak eğitim kurumlarının sağlıklı ve bilimsel eğitim vermesiyle mümkündür. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının sosyolojik ve ekonomik nedenleri araştırılmalıdır” dedi.
“BALIKESİR BAROSU HAK MÜCADELESİNİN İÇİNDE”
Balıkesir Üniversitesi ile ortak eğitim çalışmaları yürüttüklerini açıklayan Topaloğlu, mesleki eğitimlerin yanı sıra bilirkişilik ve arabuluculuk eğitimleri konusunda da iş birliği yaptıklarını söyledi.
Balıkesir’de ticari uyuşmazlıkların daha hızlı çözülebilmesi amacıyla Tahkim Merkezi kurulması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Topaloğlu, ekonomik gücü olmayan yurttaşlara adli yardım hizmetinin sürdüğünü kaydetti.
Aile içi şiddet mağdurlarından boşanma ve velayet davalarına kadar çok sayıda konuda yurttaşların yanında olduklarını ifade eden Topaloğlu, Filistin halkı için yürütülen dayanışma çalışmalarında ve çevre mücadelelerinde de aktif rol aldıklarını söyledi.
Toplumsal olaylarda protesto hakkını kullandığı için yargılanan gençlerin savunmalarını üstlendiklerini belirten Topaloğlu, Balıkesir Barosu bünyesindeki İnsan Hakları Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi’nin çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
“BALIKESİR BAROSU KUVAYI MİLLİYE BAROSUDUR”
Balıkesir Barosu’nun tarihsel mirasına vurgu yapan Topaloğlu, baronun kurucularının Kuvayı Milliye ruhuyla mücadele eden hukukçular olduğunu söyledi.
Topaloğlu, “Balıkesir Barosu, Kuvayı Milliye Barosudur. Biz Balıkesir Barosu avukatları, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini temel alarak hak mücadelemizi sürdürme kararlılığındayız” dedi.
Açıklamasının sonunda hukukçuların toplumsal sorunların çözümünde önemli rol üstlendiğini belirten Topaloğlu, “Biz avukatlar haksızlığın karşısında, hak mücadelesi veren yurttaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.





