Bandırma Ticaret Odası ve Erdek Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen "İklime Dirençli, Doğa Dostu Zeytincilik Eğitimi", bölgedeki zeytin üreticilerini sürdürülebilir tarım teknikleriyle buluşturdu.
AB destekli ANATOLİVAR Projesi kapsamında gerçekleştirilen eğitimde; zeytinliklerin karbon yutak alanı önemi, toprak sağlığı, iklim risklerini azaltan teknikler ve Edincik Zeytini gibi tescilli ürünlerin coğrafi işaret süreçleri uzmanlarca değerlendirildi.
Güney Marmara’da Zeytin İçin Güç Birliği
Güney Marmara'nın en önemli tarımsal mirası olan zeytincilik, iklim kriziyle mücadele kapsamında bilimsel bir temele oturtuluyor. Bandırma Ticaret Odası ev sahipliğinde, Proje Evi Kooperatifi organizasyonu ve Erdek Ticaret Odası katkılarıyla düzenlenen eğitimde, zeytin üretiminin geleceği masaya yatırıldı. Programa Erdek Ticaret Odası Meclis Başkanı Yaşar Lafçı, Bandırma Ticaret Odası Meclis Başkanı Funda Seçil Dedeoğlu ve çok sayıda paydaş katıldı.
Anatolivar Projesi: Gelenekselden Geleceğe
Anatolivar Proje Koordinatörü Alen Mevlat, üç yıl sürecek proje ile Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uyum sağlamayı amaçladıklarını belirtti. Eğitimde öne çıkan kritik başlıklar ise şunlar oldu:

- Ekosistem Hizmetleri: Zeytinliklerin sadece ekonomik değil, karbon tutma kapasitesiyle çevresel bir "yutak alanı" olduğu vurgulandı.
- Toprak Sağlığı: Onarıcı tarım ve yağış yönetimi üzerine Edwin Clarke tarafından gerçekleştirilen atölye çalışması üreticilerden büyük ilgi gördü.
Coğrafi İşaretle Marka Değeri Artıyor
Prof. Dr. Mustafa Kıralan, bölgenin gururu olan Edincik Zeytini, Edincik Su Zeytinyağı ve Erdek Kapıdağ Zeytinyağı'nın tescil süreçlerini anlattı. Bu ürünlerin ayırt edici niteliklerinin korunmasının, hem üretici kazancı hem de tüketicinin güvenilir gıdaya ulaşması için hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Stratejik Bakış: Bandırma ve Erdek aksında düzenlenen bu eğitim, zeytinciliği "klasik tarım" kalıbından çıkarıp "iklim eylemi" parçası haline getiriyor. Özellikle AB Yeşil Mutabakatı'na uyum vurgusu, yakın gelecekte bu bölgeden yapılacak zeytinyağı ihracatında karbon ayak izi sertifikasyonunun belirleyici olacağının habercisidir. Üreticinin "karbon çiftçiliği" kavramıyla tanışması, bölge ekonomisini uzun vadede daha dayanıklı kılacaktır.





