Balıkesir’in Erdek ilçesinde 22 yaşındaki Dilruba Elif Çetin’in, uzaklaştırma kararına rağmen evine gelen eski erkek arkadaşı Burak İnci (27) tarafından katledilmesiyle ilgili davada nihai karar açıklandı.
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye’deki kadın cinayeti davalarına örnek olacak bir duruş sergileyerek, sanığın "pişmanlık" ve "tahrik" savunmalarına itibar etmedi; cezayı en üst sınırdan uyguladı.
Uzaklaştırma Kararı Katliamı Engelleyemedi
Davanın ayrıntıları, kadınlara yönelik şiddet sarmalının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılı Mayıs ayında yaşanan olayda, Dilruba Elif Çetin’in Burak İnci hakkında darp şikayetiyle aldığı 30 günlük uzaklaştırma kararı yürürlükteyken, sanığın genç kızın evine zorla gittiği belirlendi. Tartışmanın ardından Dilruba’yı sırtından 4 bıçak darbesiyle öldüren İnci’nin, olaydan sonra balkondan atlayarak kaçtığı ve polisten saklandığı ortaya çıktı.
Mahkemede "Haksız Tahrik" Ve "Ambulans" Savunması Çöktü
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasında sanık Burak İnci, haksız tahrik indiriminden yararlanmak için çeşitli iddialarda bulundu. Son savunmasında "Ambulansı ben çağırdım, pişmanım" diyerek ceza indirimi talep eden sanığa, müşteki avukatı Beyza Yaşar sert tepki gösterdi. Avukat Yaşar, bu tür gerekçelerin cezasızlık algısı yarattığını belirterek en ağır cezanın verilmesini talep etti.
Dava Sonucunda Belirlenen Hükümler:
- Karar: Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
- İndirim Maddeleri: Başta "iyi hal" ve "haksız tahrik" olmak üzere hiçbir yasal indirim uygulanmadı.
- Suç Tanımı: Kadına karşı kasten öldürme.
Annenin Mirası Ve Arabayı Satma Girişimi
Duruşmada tanık olarak dinlenen aile yakınları, cinayetin arka planındaki ekonomik baskıya da dikkat çekti. Dilruba’nın, sanığın kendisine ait arabayı zorla satmak istediğini ve bu baskıdan korktuğunu yakınlarına anlattığı ifadeler, davanın seyrinde etkili oldu. 2007 yılında annesini kanserden kaybeden ve hayat mücadelesi veren Dilruba, ne yazık ki devlet koruması altındayken hayatını kaybetti.



