Balıkesir'de tüketici hakları temsilcileri ile zeytinyağı üreticileri, piyasada artan sahte ve tağşişli ürün riskine karşı önemli uyarılarda bulundu.
Edremit Körfez Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Federasyonu Başkanı Dilşen Oktay, zeytinyağının gerçek olup olmadığının evde yapılan basit testlerle anlaşılamayacağını belirterek tüketicilere özellikle ürün etiketi, fiyatı, üretici bilgileri ve saklama koşullarına dikkat etmeleri çağrısında bulundu.
Türkiye'nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezlerinden Balıkesir'de, tüketicilerin güvenilir zeytinyağına ulaşması için dikkat edilmesi gereken konular gündeme geldi.
TÜKODER Balıkesir Şubesi temsilcileri, Edremit Körfez Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Federasyonu yöneticileriyle bir araya gelerek tüketicilerin en çok merak ettiği soruları yöneltti.
Federasyon Başkanı Dilşen Oktay ve Başkan Yardımcısı Yiğit Mehmet Üreten'in katıldığı görüşmede sahte zeytinyağından coğrafi işaretli ürünlere, üretim maliyetlerinden zeytinliklerin korunmasına kadar pek çok konu değerlendirildi.
Zeytinyağının Gerçek Olduğu Evde Anlaşılır mı?
Zeytinyağı satın alan tüketicilerin sıkça başvurduğu yöntemlerden biri, ürünü buzdolabına koyarak donup donmadığını kontrol etmek.
Ancak federasyon yetkililerine göre bu yöntem güvenilir değil.

Gerçek zeytinyağının buzdolabında mutlaka donacağı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bir yağın gerçekliğinin yalnızca tadına, kokusuna veya kıvamına bakılarak kesin biçimde belirlenemeyeceği vurgulandı.
Tüketicilerin zeytinyağının gerçekliğinden emin olabilmesi için akredite laboratuvarlarda analiz yaptırılması gerektiği belirtildi.
Buna karşılık gerçekliği doğrulanmış bir zeytinyağının koku, tat ve aroması değerlendirilerek kalite özellikleri ve olası duyusal kusurları hakkında fikir edinilebileceği ifade edildi.
Zeytinyağı Alırken Etikette Nelere Bakılmalı?
Federasyon, özellikle marketlerden ve internet üzerinden zeytinyağı satın alan tüketicilere etiket kontrolü yapmalarını önerdi.
Dikkat edilmesi gereken başlıca bilgiler şöyle sıralandı:
- Zeytinyağının natürel sızma, natürel birinci veya riviera sınıfında olması
- Üretici firmanın adı ve açık adresi
- İşletme kayıt numarası ve iletişim bilgileri
- Tavsiye edilen tüketim tarihi
- Soğuk sıkım veya organik üretim gibi beyanlar
- Ürünün üretildiği bölge ve varsa coğrafi işaret bilgisi
Özellikle üretici adresinin belirsiz olduğu, telefon ve diğer iletişim bilgilerinin bulunmadığı ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi.

Tüketicilerin ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığının kamuoyuyla paylaştığı taklit ve tağşiş duyurularını inceleyebileceği hatırlatıldı.
Natürel Sızma, Natürel Birinci ve Riviera Arasındaki Fark Ne?
Zeytinyağı alırken karşılaşılan farklı isimlerin aynı ürünü ifade etmediğine dikkat çekildi.
Federasyonun açıklamasında zeytinyağı çeşitleri şöyle anlatıldı:
Natürel sızma zeytinyağı: Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden yüzde 0,8 veya altında olan ve duyusal açıdan belirli kalite koşullarını karşılayan zeytinyağıdır. Salatalarda, soslarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılabilir.
Natürel birinci zeytinyağı: Serbest yağ asitliği yüzde 2'yi aşmayan, natürel sızmaya göre farklı duyusal özellikler gösterebilen zeytinyağı sınıfıdır. Özellikle yemeklerde tercih edilebilmektedir.
Riviera zeytinyağı: Rafine zeytinyağı ile doğrudan tüketime uygun natürel zeytinyağlarının karıştırılmasıyla elde edilir. Natürel sızma zeytinyağıyla aynı üretim sınıfında değildir.
Soğuk sıkım: Zeytinyağının üretim koşullarını tanımlayan bir ifadedir. Federasyon, bu tür üretimlerde elde edilen yağ miktarının ve maliyetlerin farklılaşabileceğine dikkat çekti.
Çok Ucuz Zeytinyağına Dikkat! Şüpheli Ürünler Nereye Şikayet Edilir?
Görüşmenin en önemli başlıklarından biri de piyasa değerinin çok altında satılan zeytinyağları oldu.
Federasyon yetkilileri, özellikle sosyal medya üzerinden gerçek olamayacak kadar düşük fiyatlarla satılan ve üst kalite zeytinyağı olarak tanıtılan ürünlere karşı tüketicileri uyardı.
Bazı tağşiş uygulamalarında farklı bitkisel yağların zeytinyağına karıştırılabildiği, hatta renk ve aroma verici maddelerle ürünlerin zeytinyağı görünümünde sunulabildiği belirtildi.
Ancak düşük fiyatın tek başına bir ürünün sahte olduğunu kanıtlamadığı da unutulmamalı. Üretim, tedarik ve satış koşulları fiyat üzerinde etkili olabiliyor.
Şüpheli bir ürünle karşılaşan tüketiciler, ALO 174 Gıda Hattı üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığına bildirimde bulunabiliyor.
Pet Şişede ve Güneş Altında Satılan Zeytinyağına Uyarı
Federasyon, yol kenarlarında veya pazarlarda içecek şişelerine doldurularak satılan, üreticisi belli olmayan ve güneş altında bekletilen yağlara karşı da uyarıda bulundu.
Zeytinyağının ışık, sıcaklık ve havayla uzun süre temas etmesi kalite kaybını hızlandırabiliyor.
Bu nedenle ürünlerin mümkün olduğunca koyu renkli cam ambalajlarda, serin ve güneş görmeyen ortamlarda saklanması öneriliyor.
Tenekeyle alınan zeytinyağının ise ambalaj açıldıktan sonra daha küçük ve uygun kaplara aktarılması, hava ile temasının azaltılması tavsiye ediliyor.
Zeytinyağı Ne Kadar Sürede Tüketilmeli?
Federasyonun önerilerine göre posalı olarak satın alınan yeni zeytinyağlarının yaklaşık altı ay içinde, filtre edilmiş yağların ise uygun saklama koşullarında üretim tarihinden itibaren iki yıl içinde tüketilmesi tavsiye ediliyor.
Bu sürelerin ürünün niteliğine ve saklama koşullarına göre değişebileceği belirtildi.
Özellikle yıllık zeytinyağı alışverişi yapan tüketicilerin, bir sonraki hasat dönemine kadar tüketebilecekleri miktardan fazlasını almamaları önerildi.
Edremit Körfezi'nin Coğrafi İşaretli Zeytinyağları
Görüşmede Edremit, Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık çevresindeki coğrafi işaretli zeytinyağlarının önemine de değinildi.
Federasyon, coğrafi işaretin ürünün belirli bir bölgeyle bağlantısını ve tescil kapsamında tanımlanan özelliklerini ortaya koyduğunu belirtti.
Tüketicilerin ambalaj üzerindeki coğrafi işaret bilgilerini ve varsa doğrulama işaretlerini kontrol etmesi önerildi.
Coğrafi işaretli ürünlerin tercih edilmesinin yalnızca tüketici güvenine değil, bölgedeki üreticilerin korunmasına ve yerel ekonomiye de katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Üreticiler Artan Maliyetlerden Şikayetçi
Toplantıda zeytinyağı üreticilerinin ekonomik sorunları da gündeme geldi.
Federasyon yetkilileri, üretim maliyetlerinin yükseldiğini ve üreticilerin son iki yılda bazı dönemlerde ürünlerini maliyetlerinin altında fiyatlarla satmak zorunda kaldıklarını savundu.
Türkiye'deki desteklerin yetersiz kaldığını belirten yetkililer, Avrupa Birliği ülkelerindeki destekleme politikalarıyla Türkiye arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
Uluslararası zeytinyağı piyasasındaki fiyatların da yerli üreticilerin gelirlerini etkilediği ifade edildi.
Federasyon, tüketicilerin yalnızca en düşük fiyata yönelmek yerine güvenilir üreticileri tercih etmesinin sektöre katkı sağlayacağını belirtti.
TÜKODER ile Ortak Tüketici Eğitimleri Gündemde
Görüşmede tüketici bilincinin artırılması amacıyla ortak eğitim faaliyetleri düzenlenmesi konusu da ele alındı.
Federasyon, TÜKODER ile birlikte üniversiteler, belediyeler, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi gibi kurumların katılımıyla çalışmalar yapılmasına olumlu yaklaştığını bildirdi.
Toplantıda ayrıca zeytinliklerin korunması için sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesinin önemi vurgulandı.
TÜKODER Balıkesir Şubesi, tüketicileri ilgilendiren konularda bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.
Görüşmede Edremit Körfez Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Federasyonu Başkanı Dilşen Oktay, Başkan Yardımcısı Yiğit Mehmet Üreten, TÜKODER Balıkesir Şube Başkanı Recai Yıldırım ve şubenin kurucu başkanı Nurcan Aslan yer aldı.




