Balıkesir Baro Başkanlığı milletvekili seçilmesine rağmen tutukluluğu devam ederken milletvekilliği düşürülen Şerafettin Can Atalay için yapılan belgeselin gösterimini yaptı.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Aytaç’ın da katıldığı Şerafettin Can Atalay Belgeseli gösteriminde konuşan Balıkesir Baro Başkanı Av. Hakan Topaloğlu “Türkiye bir hukuk devletidir” cümlesinin halkı yanıltmaktan başka bir anlamı olmadığını ileri sürdü.
“HALKI YANILTMAKTAN BAŞKA BİR ANLAMI YOK”
Balıkesir Baro Başkanı Hakan Topaloğlu belgesel gösterimi öncesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Eğer Anayasal güvence altına alınan bir hukuk devletinin yurttaşları olarak hukuk devletinde yaşıyorsak; o hukuk devletinde insanları haksız olarak tutuklanamaz, cezalandırılamaz ve yurttaşlarını temsil görevinden yoksun bırakılamaz. Bir hukuk devletinin yurttaşları isek; o hukuk devletinin yurttaşları seçme seçilme hakkından, sendikal haklarından, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından ve demokratik haklarını kullanmaktan yoksun bırakılamaz. Bizler bir hukuk devletinin yurttaşları isek; düşünce özgürlüğümüzden, protesto hakkımızdan, çalışma ve emek verme hakkımızdan, laik sosyal hukuk devletinin bireyleri olarak yaşama hakkımızdan yoksun bırakılamayız. Bir hukuk devletinde yurttaşlar seçilme hakkından yargı erki kullanılarak hatta Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmaksızın yoksun bırakılıyorsa, bir hukuk devletinde insanlarımız çalıştıkları işyerlerinde iş cinayetlerine kurban gidiyorsa, gençlerimizin kadınların hayatına son veriliyorsa; hak mücadelesi veren avukatların özgürlüğü kısıtlanıyorsa, "Türkiye bir hukuk devletidir" cümlesinin ve hukuk devleti olduğumuzu dile getirmenin halkı yanıltmaktan başka bir anlamı yoktur.
“ZOR YILLAR YAŞIYORUZ”
Meclis Genel Kurulu’nda Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi hukuken yok hükmündedir. Anayasa Mahkemesi'nin Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talepli başvuruda verdiği "Hukuken var olmayan işlem ile ilgili söz konusu talebin incelenebilmesine imkân bulunmamaktadır" gerekçesiyle “karar verilmesine yer olmadığına" dair kararı, hukuken yok olduğu tespit edilen bir karar ile Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürüldüğünü tespit eden, hak ihlalini ortaya koyan ve Mahkemeler dahil ülkemizdeki tüm kurumları bağlayıcı nitelikte bir karardır. Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararlarının uygulanmaması ve hatta Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması gibi inanılmaz yollara gidilmesi de ülkemizin Anayasal hukuk devleti olmaktan uzaklaştığının sadece bir örneğidir. Anayasal hukuk devletinin değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen ilkelerinin sözde kaldığı, hak mücadelesi veren insanlarımızın haklarının yargı eliyle ellerinden alındığı, küresel sermayenin insanı araç kılan kurallarının uygulandığı, zor yıllar yaşıyoruz.
“ATALAY BİRÇOK TOPLUMSAL OLAYDA AVUKATLIK YAPTI”
Balıkesir'de görülen Gezi Direnişi davalarında ve Soma katliamı yargılamalarında birlikte olduğumuz arkadaşımız, meslektaşımız, milletvekilimiz Can Atalay, Soma Faciası, Ermenek maden kazası, Adana öğrenci yurdu yangını, Çorlu tren kazası gibi Türkiye'deki birçok toplumsal dava ile gazeteci ve yazarların düşünce özgürlüğü davalarında avukatlık yaptı. Gezi Parkı'na AVM yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışmasının avukatlığını yürüttü. Gezi Parkı davasında yargılandı, 2022'de 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2023 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisinden Hatay milletvekili seçildi ama seçilmesinden sonra tahliye edilmedi. Tutukluluğu nedeniyle Mecliste bulunamadı; milletvekili yemini edemedi ve milletvekilliği haklarından yararlanamadı. Atalay'ın tutukluluğu hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından üç kez hak ihlâli kararı verilmiş; Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin "AYM kararına uyulmaması" kararı alması ve Atalay'ın tahliye edilmemesi Türkiye'de bir anayasa krizini başlatmıştır. Atalay'ın milletvekilliği, 30 Ocak 2024'te Yargıtay kararının meclis genel kurulunda okutulmasıyla düşürüldü. Anayasa Mahkemesi, Atalay'ın milletvekilliğini düşürülmesi kararının yok hükmünde olduğuna karar vermiş; bu karar 16 Nisan 2025 tarihinde TBMM'de okunmuştur. Meslektaşımız Can Atalay hâlen Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutulmaktadır.
“CAN ATALAY’A ÖZGÜRLÜK”
Ülkemizin yakın tarihi ülkemizdeki hak ihlallerinin de tarihidir. Can Atalay belgeseli; Gezi Direnişi'nde, Soma’da, Ermenek’te, Aladağ’da, Hendek’te, Çorlu’da, Validebağ’da, Cerattepe’de ülkemizin insanına, doğasına, kentlerine ve yaşam alanlarına sahip çıkan, mağdur ailelerin yanında yer alan, “Bu memlekette kimse ekmeğini kazanırken öldürülmesin” diyerek hak ve adalet mücadelesi veren arkadaşımız, meslektaşımız Avukat Can Atalay'ın hikâyesidir. Zor yılların içinden zorluklar ve mücadele ile geçiyoruz. Hak mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Anayasal özgürlük, Anayasamıza özgürlük, Can Atalay'a özgürlük!”
Baro Başkanı Hakan Topaloğlu’nun konuşmasının ardından yönetmenliklerini Zeynep Erpamir ve Volkan Evcim’in yaptığı, Barış Atay ile Şerafettin Can Atalay’ın arkadaşları ve meslektaşlarının anlatımıyla hazırlanan belgesel izlendi.







