CHP 23. Dönem Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Bizim TV’de yayımlanan köşe yazısında, Muharrem İnce’nin Balıkesir’de yaptığı konuşmalara sert sözlerle tepki gösterdi. İnce’nin CHP’den ayrılışından yeniden partiye dönüşüne, son dönemde Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı çizgide durmasına kadar birçok başlığı değerlendiren Aydoğan, İnce’yi “kişisel hesaplar yapmakla” suçladı.
Aydoğan, yazısında Muharrem İnce’nin siyasi geçmişini hatırlatarak, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı üç kez genel başkan adayı olduğunu ve bu yarışları kaybettiğini belirtti. İnce’nin 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki tutumunu da eleştiren Aydoğan, 2021’de CHP’den ayrılarak Memleket Partisi’ni kuran İnce’nin, 2025 yılında Özgür Özel’in davetiyle CHP’ye yeniden döndüğünü ifade etti.
“Muharrem İnce ve alkışçıları”
Aydoğan, yazısında İnce’nin Balıkesir’deki konuşmasına özellikle dikkat çekti. İnce’nin CHP’den ayrılan isimlere yönelik sözlerini eleştiren Aydoğan, “CHP’den başka yere gitmem. Bir kere gittim, onda da kendim parti kurdum” ifadelerini gündeme taşıdı.
İnce’nin bu sözlerinin salondakiler tarafından alkışlandığını belirten Aydoğan, CHP’den ayrıldığı dönemde İnce’ye tepki gösteren kişilerin bugün aynı sözleri alkışlamasını eleştirdi.
Aydoğan, İnce’nin CHP’den ayrılması ile bugün CHP’den ayrılan isimlerin durumunun aynı olmadığını savundu.
“İnce kişisel hırsları için gitti”
Ergün Aydoğan, Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılışının kişisel siyasi hedefleriyle bağlantılı olduğunu öne sürerek, bugün CHP’den ayrılan isimlerin ise farklı bir süreç yaşadığını ifade etti.
Aydoğan, İnce’nin CHP’den ayrıldıktan sonra Memleket Partisi’ni kurduğunu ve daha sonra Özgür Özel’in “baba ocağına dönüş” çağrısıyla CHP’ye geri döndüğünü hatırlattı.
Bugün CHP’den ayrılanların genel başkanlık yarışını kaybettikleri için partiden gitmediğini savunan Aydoğan, bu isimlerin yargı operasyonları ve siyasi baskılar nedeniyle farklı bir siyasi yol izlediğini belirtti.
“Helal parayla parti kuracaksın” sözlerine tepki
Aydoğan’ın yazısında en fazla dikkat çeken bölümlerden biri ise İnce’nin parti kurmanın zorluğuna ilişkin sözlerine yönelik eleştirileri oldu.
İnce’nin Balıkesir’de, “Parti kurmak turşu kurmaya benzemez, zor iştir. Helal parayla parti kuracaksın, zor iştir” sözlerini kullandığını aktaran Aydoğan, bu ifadelerin Yeni Parti’ye yönelik bir gönderme olduğunu savundu.
İnce’nin daha sonra “Ben Yeni Parti’yi kastetmedim” açıklamasına da değinen Aydoğan, “O hâlde neyi kastettin?” diye sordu.
Aydoğan ayrıca yazısında turşu benzetmesini sürdürerek, İnce’nin parti kurmanın zorluğunu deneyimlediğini belirtti.
“Kendi partisini kurmuş!”
Aydoğan, İnce’nin “Bir kere gittim, onda da kendim parti kurdum” sözlerine de gönderme yaptı.
İnce’nin CHP’den ayrılıp Memleket Partisi’ni kurmasını hatırlatan Aydoğan, bugün CHP’den ayrılan isimlerin aynı gerekçelerle hareket etmediğini savundu.
Aydoğan’a göre İnce, CHP içinde genel başkanlık mücadelesini sürdüremeyerek partiden ayrılırken, bugün CHP’den ayrılanlar ise siyasi mücadele alanlarının daraldığını düşündükleri için farklı bir yol tercih etti.
“Kişisel hesaplar yaptığı çok açık”
Ergün Aydoğan, Muharrem İnce’nin 2025 yılında CHP’ye dönüş sürecini de yazısında değerlendirdi.
İnce’nin Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Saraçhane mitinglerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında yer aldığını ve daha sonra CHP’ye döndüğünü hatırlatan Aydoğan, İnce’nin “Özgür ve Ekrem’i desteklemek için geldim, kişisel hesaplarım yok” şeklindeki yaklaşımını sorguladı.
Aydoğan, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi denklemden çıkarılması halinde İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı hesabı yaptığı iddiasında bulundu.
“CHP Genel Başkanlığı bana düşer mi?”
Aydoğan yazısının en sert bölümünde, Muharrem İnce’nin CHP’deki mevcut gelişmeler karşısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında durmasını eleştirdi.
Aydoğan, İnce’nin daha önce üç kez genel başkanlık yarışında karşısına çıktığı Kılıçdaroğlu ile bugün aynı safta bulunmasını “kaybedenler ittifakı” olarak nitelendirdi.
Aydoğan, İnce’nin CHP Genel Başkanlığı konusunda yeniden hesap yaptığını ileri sürerek, “Daha önce kazanamadığım genel başkanlığı, yıpranmış Kılıçdaroğlu’na karşı elde edebilir miyim?” şeklinde bir siyasi hesap içinde olduğunu savundu.
Aydoğan, İnce’nin “Gidenler g“İktidar ağzıyla konuşuyor”elecek olursa hesap vererek geri gelmeliler” sözlerini de eleştirdi.
Bu sözlerin, daha önce birlikte siyaset yaptığı isimler üzerinde “suç zannı oluşturduğunu” savunan Aydoğan, İnce’nin kullandığı dili “iktidar ağzı” olarak nitelendirdi.
Aydoğan’a göre İnce’nin, CHP’den ayrılan isimlere yönelik bu yaklaşımı siyasi mücadeleden çok kişisel hesaplaşma görüntüsü oluşturuyor.
“Millete umut olmak için ayrıldılar”
Yazısının sonunda CHP’nin son seçimlerdeki başarısına dikkat çeken Ergün Aydoğan, Özgür Özel ve CHP yönetiminin 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yaptığını ve 22 yıl sonra AK Parti’yi ilk kez ikinci sıraya düşürdüğünü belirtti.
Aydoğan, CHP’den ayrılan isimlerin genel başkanlık yarışını kazanamadıkları için değil, siyasi baskılar ve yargı operasyonları karşısında millete umut olmak amacıyla yeni bir siyasi yol oluşturduklarını savundu.
Aydoğan, Muharrem İnce’nin ise bu süreçte Özgür Özel’in karşısında, daha önce üç kez genel başkanlık yarışında kaybettiği Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında yer almasını eleştirerek yazısını sert bir siyasi değerlendirmeyle tamamladı.
Muharrem İnce ve Alkışçıları...
Muharrem İnce, 2004 yerel seçimlerinden sonra merhum Deniz Baykal’a karşı başlatılan muhalefet hareketinin içinde Kılıçdaroğlu ile birlikte muhalif imzacılardan biriydi. Eylül 2014’te 18. Olağanüstü Kurultay’da Kılıçdaroğlu’nun karşısına genel başkan adayı olduğunda, "Desteğim Yalovalı Muharrem’e" diye destek yazısı yazdım. Cumhurbaşkanlığı adaylığında il mitinglerine katılarak destek verdik. İnce, Şubat 2018’de 36. Olağan Kurultay’da bir kez daha aday oldu, yine kaybetti. 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nun "Gel bakalım Muharrem" sözleriyle cumhurbaşkanı adayı ilan edildi. Büyük umutlar beslenen seçimi "Adam kazandı" sözleriyle kaybettiğini ilan etti. Seçimlerden önce binlerce avukatla YSK önünde olacağım sözünün gereğini yapmadığı için seçmende hayal kırıklığına yol açtı. Başka birçok iddianın ardından…
Kılıçdaroğlu’na karşı bir kez daha aday olmak için olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. Yeterli imzalar toplandı; ancak Kılıçdaroğlu çeşitli vaat ve baskılarla imzaları geri çektirince kurultay toplanamadı. Temmuz 2020’de Bilkent’teki 37. Olağan Kurultay’da kendisine ayrılan yeri "tuvaletlerin yakınında" diye beğenmedi. 2021’de CHP’den istifa ederek Memleket Partisini kurdu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde tekrar cumhurbaşkanı adayı oldu; seçime üç gün kala oy bölme eleştirilerinin baskısıyla adaylıktan çekildi ama oy pusulasında adaylığı devam etti.
Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra düzenlenen protestolara destek vererek Saraçhane mitinglerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında yer aldı. 18 Haziran 2025’te Özel’in "baba ocağına dönüş" davetini kabul ederek 24 Haziran 2025’te düzenlenen grup toplantısıyla CHP’ye yeniden katıldı.
Bütün bunları niye yazdık? Türkiye siyaseti yargısal operasyonların sonucu olarak sarsıldı; son seçimlerin birinci partisi CHP, mutlak butlan kararıyla, kurultayda kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’na verildi.
Muharrem İnce, yargı operasyonlarına karşı Özgür Özel’in yerine, karşısına üç kez aday olup kaybettiği Kılıçdaroğlu’nun yanında kalarak kaybedenler ittifakını oluşturdu. Beş kez seçim kaybeden İnce ve 13 seçim kaybeden Kılıçdaroğlu aynı safta!
Kendi Partisini Kurmuş!
Muharrem İnce, Balıkesir il binasında Özgür Özel ve CHP’den gidenlerle ilgili, "CHP’den başka yere gitmem. Bir kere gittim, onda da kendim parti kurdum," sözlerini sarf ederken etrafındakiler onu alkışlıyor! O alkışlayanlar, İnce CHP’den ayrıldığında bu ayrılığa kızanlar!
İnce’nin CHP’den gidişiyle şimdi gidenlerin durumu aynı mı? İnce kişisel hırsları, ihtirasları için gitti, başarısız oldu; Özel’in davetiyle geri döndü. CHP’den ayrılanlar İnce gibi genel başkanlık yarışını kaybedip gitmediler. "Bir kere gitmiş"; gidenler her gün mü gidiyor? Devletleşen iktidarın siyasallaştırdığı yargı darbesinden sonra parti ellerinden alındığı, siyaset yapma alanları daraltıldığı için milletin talebini karşılamak adına milletin talebinin gereğini yaptılar.
Helal Parayla Parti Kuracaksın
Muharrem İnce konuşmanın şehvetiyle coşuyor: "Parti kurmak turşu kurmaya benzemez, zor iştir. Helal parayla parti kuracaksın, zor iştir," sözleriyle milletin yardımlarına gölge düşürüyor. Sonra "Ben Yeni Parti’yi kastetmedim," diyor; o hâlde neyi kastettin? Sen orada YP’ye yönelik mesaj verdiğine göre! "Helal para" diyerek acaba iktidara bir pas mı atıyorsun?
Parti kurmanın kolay olmadığını tecrübe ettin; zor iş olduğunu gördün. İstersen bir de turşu kurmayı dene; ama mevsimine, tuz ayarından ekşi ayarına, içine koyacağın malzemeye de dikkat et! Turşuda hıyar olacaksa hıyarların küçük olması önemli!
Evet, CHP’de mücadeleyi göze alamadın, bırakıp gittin. "Özgür ve Ekrem’i desteklemek için geldim, kişisel hesaplarım yok," dedin ama Ekrem yokken belli ki "Cumhurbaşkanlığı adaylığı bana düşebilir," hesapları yapmışsın.
İktidar operasyonlarına, butlanı kabul eden Kılıçdaroğlu’na karşı mücadele etmen gerekirken bu karambolde "CHP genel başkanlığı bana düşer mi, daha önce kazanamadığım genel başkanlığı yıpranmış Kılıçdaroğlu’na karşı elde edebilir miyim?" diye hesap yaptığın çok açık.
Ekrem İmamoğlu ve onlarca belediye başkanına operasyonlar yapılırken, CHP’ye butlanla el konulurken iktidar baskılarına karşı durmak, zulümle hesaplaşmak yerine kişisel hesaplar…
Neymiş? "Gidenler gelecek olursa hesap vererek geri gelmeliler," sözleri! İktidar ağzıyla, dün birlikte yol yürüdüğü arkadaşları üzerinde suç zannı oluşturma ve ince hesaplar yapıldığının göstergesidir.
Özgür Özel ve arkadaşları 47 yıl sonra partiyi birinci, 22 yıl sonra AKP’yi ilk kez ikinci yaptılar. İktidar için tehdit oluşturdular, millete iktidar umudu oldular. İktidarın araçsallaştırdığı yargı operasyonları karşısında millete umut olmak için CHP’den ayrıldılar; genel başkan olamadıkları için değil.





