Avrupa'da ve bazı gelişmiş ülkelerde vatandaşlara yapılan acil durum hazırlığı çağrıları, sıradan bir afet uyarısının ötesinde tartışılıyor. İnsanlardan evlerinde içme suyu, uzun süre dayanabilecek gıda, nakit para, pil, el feneri, radyo ve temel ihtiyaç malzemeleri bulundurmaları isteniyor.


Bu çağrıların dikkat çekici tarafı, tek bir ülkeyle sınırlı olmaması. Avrupa Birliği'nin hazırlık politikalarından İskandinav ülkelerinin sivil savunma rehberlerine kadar uzanan geniş bir yaklaşım söz konusu.

Peki ülkeler neden vatandaşlarını böyle bir hazırlığa yönlendiriyor? Elektrik ve internetin kesilmesi ihtimali mi öne çıkıyor? Enerji altyapılarına yönelik siber saldırı beklentisi mi var? Yoksa savaş, pandemi, doğal afet ve tedarik zinciri krizlerinin aynı anda yaşanabileceği yeni bir güvenlik dönemine mi hazırlanılıyor?

Bu soruların yanıtını ararken üç konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor: Devletlerin resmen açıkladığı riskler, geçmişte yaşanmış gerçek saldırılar ve henüz kanıtlanmamış küresel senaryolar.

Avrupa Birliği'nin 72 saat hazırlık çağrısı ne anlama geliyor?

Tartışmanın merkezinde Avrupa Birliği'nin 26 Mart 2025'te açıkladığı Preparedness Union Strategy (Hazırlık Birliği Stratejisi) bulunuyor.

Avrupa Komisyonu, bu stratejiyle üye ülkelerin vatandaşlarını büyük ölçekli krizlere karşı hazırlamasını istedi. Hedef, bir olağanüstü durumda insanların en az 72 saat boyunca temel ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilmesi.

Avrupa Komisyonunun açıkladığı riskler oldukça geniş:

  • Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa'daki jeopolitik gerilimler.

  • Askerî saldırı ve silahlı çatışma ihtimali.

  • Elektrik, doğal gaz ve su altyapısına yönelik sabotajlar.

  • Siber saldırılar ve iletişim sistemlerinin devre dışı kalması.

  • Dezenformasyon ve hibrit savaş faaliyetleri.

  • Büyük çaplı doğal afetler, sel, yangın ve aşırı hava olayları.

  • Pandemi ve sağlık sistemini zorlayabilecek salgınlar.

  • Uluslararası tedarik zincirlerinin kesintiye uğraması.

Komisyon, bu riskleri birbirinden bağımsız değerlendirmiyor. Bir ülkede yaşanacak büyük bir krizin enerji, ulaşım, iletişim, finans ve gıda sistemlerini aynı anda etkileyebileceği kabul ediliyor.

Hangi ülkeler vatandaşlarından hazırlık yapmalarını istedi?

Bu çağrıların bazıları 2024'te, bazıları 2025'te, bazıları ise 2026 yılında gündeme geldi. Ülkelerin önerdiği hazırlık süresi ve malzemeler birbirinden farklı.


Statens nya broschyr: Så hanterar du krig eller kris - Ekot | Sveriges Radio


İsveç – Bir haftalık hazırlık

İsveç hükümeti 2024 yılında bütün hanelere yönelik güncellenmiş Kriz veya Savaş Durumunda broşürünü hazırlattı.

Vatandaşlardan evlerinde yiyecek, içme suyu, ilaç, nakit para, pilli radyo, el feneri ve yedek pil bulundurmaları istendi. Elektrik ve marketlere erişim kesildiğinde nasıl hareket edileceği anlatıldı.

Broşürün açık mesajı, savaş ihtimalinin de sivil savunma planlamasının bir parçası olduğuydu.



Du er en del av Norges beredskap - Målselv kommune


Norveç – Yedi günlük hazırlık

Norveç Sivil Savunma Müdürlüğü, 2024 yılında öz hazırlık tavsiyelerini güncelledi.

Vatandaşlardan bir hafta yetecek kadar su, gıda, ilaç ve hijyen malzemesi bulundurmaları istendi. Elektrik kesintisinde ısınma ve aydınlatma imkânı, pilli radyo, iletişim ve ödeme yöntemleri de rehbere alındı.

Yeni rehberin kapsamına kriz ve savaş koşulları da eklendi.


BBK gibt aktualisierten Ratgeber zur Notfallvorsorge heraus


Almanya – On günlük gıda ve su

Almanya Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi (BBK), hanelere on gün yetecek yiyecek ve içecek stoku öneriyor.

Kişi başına haftalık yaklaşık 14 litre sıvı bulundurulması tavsiye ediliyor. Elektrik kesintisi, yolların kapanması, yoğun kar yağışı ve marketlere ürün ulaştırılamaması örnek gösteriliyor.

Gıdaların buzdolabı olmadan saklanabilmesi ve mümkünse pişirilmeden tüketilebilmesi de öneriler arasında.


Emergency Kit Guide – 72 Hour Preparedness and Government Advice


Hollanda – 72 saatlik hazırlık

Hollanda hükümeti 3 Kasım 2025'te ülke çapında Denk Vooruit (İleriyi Düşün) kampanyasını başlattı.

Vatandaşlardan su, dayanıklı gıda, el feneri, pil, powerbank, ilk yardım malzemesi, nakit para ve battaniye içeren acil durum çantası hazırlamaları istendi.

Kampanya özellikle 72 saat boyunca elektrik, su veya internet olmadan yaşanabilecek koşullara odaklanıyor.


UK Government Launches "Prepare"
Guidance and New GOV.UK App: What It Means for Your Safety and Security


İngiltere – 2026'da yeni hazırlık kampanyası

İngiltere hükümeti 22 Ekim 2026'da Be Ready kampanyasını güncelledi. Vatandaşlardan evlerinde dayanıklı gıda ve şişelenmiş su bulundurmaları istendi.

Elektrik, su, telefon ve internet hizmetlerinde yaşanabilecek kesintiler kampanyanın temel gerekçeleri arasında gösterildi.

23 Ekim'de Reuters, hükümetin üç günlük acil durum malzemesi bulundurma tavsiyesini haberleştirdi. Açıklamada bu haftaki internet kesintisi ve siber güvenlik olaylarının da hazırlık ihtiyacını hatırlattığı belirtildi.


72 Tuntia Varautumisopas Selko v01 | PDF


Finlandiya – En az 72 saat

Finlandiya İçişleri Bakanlığı 18 Kasım 2024'te bütün topluma yönelik kriz hazırlık rehberini yayımladı.

Uzun süreli elektrik ve su kesintileri, telekomünikasyon arızaları, aşırı hava olayları, büyük kazalar, pandemi ve askerî çatışma rehberin kapsadığı durumlar arasında yer aldı.

Bunlara Fransa ve İrlanda da ekleniyor. İngiltere hükümetinin 22 Ekim 2026 tarihli açıklaması, Fransa, İrlanda ve Hollanda'nın da üç günlük kesinti hazırlığı konusunda benzer tavsiyeler uyguladığını doğruluyor.

Burada önemli bir ayrım var: Bu ülkelerin tamamı aynı anda, aynı gerekçeyle ve aynı malzeme listesiyle çağrı yapmadı. Bazıları uzun süredir afet hazırlığı yürütürken bazıları son dönemde savaş ve hibrit tehditleri de açıkça rehberlerine ekledi.


Neden özellikle nakit para, pil ve el feneri isteniyor?

Bu malzemelerin her birinin olası bir kriz sırasında karşılığı var. Liste rastgele hazırlanmış değil.


Noodpakket voor beginners: wat heb je écht nodig? - Noodpakketthuis op advies Overheid


Nakit para

Elektrik ve internet kesildiğinde ATM'ler, POS cihazları, banka uygulamaları ve elektronik ödeme sistemleri çalışmayabilir. İnsanların gıda, ilaç ve ulaşım ihtiyaçlarını karşılaması zorlaşabilir. Nakit para bu nedenle öneriliyor.


Piles alcalines AA NOMA, paq. 24 + lampe de poche à DEL, longue durée, tout usage | Canadian Tire


Pil ve el feneri

Uzun süreli elektrik kesintisinde evlerin aydınlatılması, temel ihtiyaçların karşılanması ve güvenli hareket edilmesi için gerekli.



MIDLAND ER300 EMERGENCY SOLAR AM FM DIGITAL RADIO WEATH


Pilli veya kurmalı radyo

Cep telefonu şebekesi, internet ve televizyon yayınları kesildiğinde resmî duyurulara ulaşmanın alternatif yollarından biri.


Information et prévention des risques | Ville de Carouge


Su ve dayanıklı gıda

Elektrik kesintisi su pompalarını, arıtma sistemlerini ve soğuk zinciri etkileyebilir. Ulaşımın aksaması market raflarının boşalmasına neden olabilir.


Eton BoostTurbine 2000 - Hand Crank / Rechargeable Emergency Cell Phone Charger | The Green Head


Powerbank ve şarj ekipmanı

Haberleşmenin tamamen kopmaması, acil yardım çağrılarının yapılabilmesi ve telefonların kullanılabilmesi için.

Bu listenin bize anlattığı önemli bir gerçek var: Modern hayatın neredeyse tamamı elektrik, internet, ödeme sistemleri, lojistik ve haberleşme ağlarına bağlı. Bu zincirin bir halkasının kopması diğerlerini de etkileyebiliyor.


Enerji altyapısına yönelik siber saldırı gerçekten mümkün mü? Daha önce yaşandı mı?

Bu sorunun cevabı kesinlikle evet. Üstelik bu ihtimal artık teorik bir güvenlik senaryosu değil. Elektrik şebekelerine, haberleşme sistemlerine ve kritik altyapılara yönelik siber saldırılar geçmişte gerçek kesintilere neden oldu.

Üç önemli örnek, ülkelerin neden bu kadar dikkatli davrandığını gösteriyor.

Ukrayna – 2015 elektrik şebekesi saldırısı

23 Aralık 2015'te Ukrayna'daki üç elektrik dağıtım şirketine yönelik siber saldırılar sonucunda yaklaşık 225 bin kişi elektriksiz kaldı.

ABD'nin siber güvenlik kurumu CISA'nın yayımladığı teknik değerlendirmede saldırganların elektrik dağıtım şirketlerinin sistemlerine uzaktan erişim sağlayarak kesintiye neden olduğu belirtildi. ABD yönetimi bu faaliyeti Rus devlet bağlantılı siber aktörlere atfetti.

Bu olay, bir ülkenin elektrik altyapısının bilgisayar sistemleri üzerinden hedef alınabileceğini gösteren en önemli örneklerden biri oldu.


Watch Hackers Take Over the Mouse of a Power-Grid Computer in Ukraine | WIRED

The cyberattack on Ukraine's power grid is a warning of what's to come

Ukraine power cut 'was cyber-attack' - BBC News


Ukrayna – 24 Şubat 2022 KA-SAT uydu iletişim saldırısı

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı askerî harekâtının başlamasından yaklaşık bir saat önce KA-SAT uydu haberleşme ağına siber saldırı düzenlendi.

Avrupa Birliği'nin 10 Mayıs 2022 tarihli açıklamasında saldırının Ukrayna'da kamu kurumlarını, işletmeleri ve kullanıcıları etkilediği, bazı AB ülkelerinde de iletişim kesintilerine yol açtığı bildirildi.

Saldırının Avrupa'daki enerji sektörüne de dolaylı etkisi oldu. Almanya'da rüzgâr türbinlerinin uzaktan izleme sistemlerinde kullanılan uydu bağlantıları kesintiden etkilendi.

Bu olayın önemi şu: Bir ülkeye yönelik siber saldırı, fiziksel sınırları aşarak başka ülkelerdeki enerji ve iletişim altyapılarını da etkileyebiliyor.


Internet par satellite : comment ça marche ?

Why the Viasat hack still echoes - Aerospace America

NetBlocks (@netblocks) on X


ABD – 2021 Colonial Pipeline saldırısı

Mayıs 2021'de ABD'nin önemli yakıt boru hattı işletmecilerinden Colonial Pipeline, fidye yazılımı saldırısının ardından operasyonlarını geçici olarak durdurdu.

Saldırı elektrik şebekesine değil, şirketin bilgi teknolojileri sistemlerine yönelikti. Ancak yakıt sevkiyatının durması, ABD'nin doğu kıyısında akaryakıt tedarikinde ciddi sıkıntılara ve panik alımlarına neden oldu.

Bu örnek de bir siber saldırının doğrudan enerji üretim tesisini hedef almasa bile günlük hayatı ve tedarik zincirini felç edebileceğini gösterdi.


US-IT-OIL-CRIME-HACKING-PIPELINE-EPA


Dolayısıyla devletlerin elektrik, internet, ödeme sistemleri ve enerji altyapılarının korunmasına ağırlık vermesi gerçek olaylarla desteklenen bir güvenlik yaklaşımı.

Ancak geçmişte böyle saldırıların yaşanmış olması, bugün belirli bir ülkeye veya enerji sistemine yönelik yeni bir saldırının planlandığını kanıtlamıyor.


Enerji ve internet kesintisi mi planlanıyor?

Bu sorunun cevabını verirken iki farklı olasılığı ayırmak gerekiyor.

Birincisi: Devletlerin böyle bir kesintiyi mümkün görmesi.

Bu kesinlikle doğru. Hollanda hükümeti, resmî internet sitesinde bir enerji santralini veya veri merkezini hedef alan siber saldırının uzun süreli elektrik ve internet kesintisine neden olabileceğini açıkça anlatıyor.

Hükümetin değerlendirmesine göre böyle bir durumda:

  • Evlerde ısınma sistemleri çalışmayabilir.

  • İnternet ve telefon iletişimi kesilebilir.

  • İçme suyu ve gaz tedarikinde sorun yaşanabilir.

  • Marketlere gıda ulaştırılamayabilir.

  • Banka transferleri ve kartlı ödemeler yapılamayabilir.

  • Hastanelerin hizmet vermesi zorlaşabilir.

Bu, Hollanda hükümetinin resmî risk değerlendirmesi.


İkincisi: Belirli bir tarihte koordineli bir enerji ve internet saldırısı yapılacağına ilişkin bilgi bulunması.

İncelediğim resmî açıklamalarda, Avrupa ülkelerinin vatandaşlarına yaptığı hazırlık çağrılarının arkasında belirli bir tarihe bağlanmış, ortaklaşa planlanmış bir elektrik ve internet saldırısına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor.

Ülkeler olası risklere karşı hazırlık yapıyor. Bir saldırının kesin olarak gerçekleşeceğini açıklamıyor.

Bu ayrım önemli. Çünkü ihtimale karşı hazırlık yapmak ile yaklaşan bir saldırı hakkında istihbarat bulunduğunu açıklamak aynı şey değil.


Bu hazırlıkların arkasında yeni bir savaş ve hibrit saldırı endişesi mi var?

Avrupa'nın güvenlik politikasındaki değişimin önemli nedenlerinden biri Rusya-Ukrayna savaşı.

Savaş, ülkelerin güvenlik anlayışını değiştirdi. Artık yalnızca orduların ve askerî tesislerin korunması yeterli görülmüyor. Elektrik santralleri, limanlar, havaalanları, veri merkezleri, haberleşme ağları, bankacılık sistemleri, su şebekeleri ve gıda tedariki de ulusal güvenliğin parçası kabul ediliyor.

Bu noktada hibrit savaş kavramı öne çıkıyor.

Hibrit savaş, askerî yöntemlerin yanı sıra siber saldırılar, sabotaj, ekonomik baskı, dezenformasyon, kritik altyapılara müdahale ve toplumsal huzursuzluk oluşturma girişimlerinin birlikte kullanılmasını ifade ediyor.

Örneğin bir ülkeye karşı doğrudan askerî saldırı gerçekleştirmeden:

  • Elektrik dağıtım sistemlerine müdahale edilebilir.

  • Bankaların dijital altyapıları hedef alınabilir.

  • Haberleşme ağları devre dışı bırakılabilir.

  • Ulaşım ve lojistik sistemleri aksatılabilir.

  • Sahte haberlerle toplumda panik oluşturulabilir.

  • Enerji ve gıda tedarikinde kesintiler meydana getirilebilir.

Bu yöntemlerin ortak özelliği, toplumun günlük yaşamını ve devletin hizmet verme kapasitesini zayıflatabilmesi.

Avrupa Birliği'nin hazırlık stratejisinde siber güvenlik, dezenformasyon, jeopolitik gerilimler ve askerî tehditlerin aynı çerçevede ele alınmasının nedeni de bu.


Pandemi benzeri yeni bir küresel deneme mi yapılıyor?

Bu soru, son dönemde sosyal medyada en çok tartışılan konulardan biri.

Özellikle pandemi döneminde yaşanan kapanmalar, seyahat kısıtlamaları, tedarik sorunları ve ekonomik etkiler nedeniyle yeni hazırlık çağrıları bazı kesimler tarafından yeni bir küresel olağanüstü hâl uygulamasının provası olarak yorumlanıyor.

Ancak burada kanıt ile yorum birbirinden ayrılmalı.

Avrupa Birliği'nin 2025 tarihli Hazırlık Birliği Stratejisi, pandemiyi açıkça olası kriz başlıkları arasında sayıyor. Finlandiya'nın 2024 tarihli rehberi de pandemi, askerî çatışma, iletişim kesintisi ve doğal afetleri birlikte değerlendiriyor.

Bunun anlamı, ülkelerin geçmiş krizlerden ders çıkararak farklı senaryolara karşı hazırlık yapması.

Peki bu çağrılar yeni bir pandemi, küresel kapanma veya önceden kararlaştırılmış bir toplumsal deneyin habercisi mi?

Bunu doğrulayan güvenilir bir belge, resmî karar veya somut kanıt bulunmuyor.

Burada dikkat çekilmesi gereken başka bir konu var: Devletlerin kriz tatbikatları yapması, toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesi ve kamu hizmetlerinin kesintilere karşı test edilmesi normal kamu güvenliği faaliyetleridir. Bunların varlığı, gizli bir küresel deney yürütüldüğü anlamına gelmez.

Öte yandan kamuoyunun bu planların kapsamını, maliyetini, yetki sınırlarını ve uygulama biçimini sorgulaması da son derece doğaldır.


Türkiye'de vatandaşlara böyle bir çağrı yapıldı mı?

Türkiye açısından dikkat çekici nokta, bu hazırlıkların tamamen yeni olmaması.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), uzun süredir vatandaşlara afet ve acil durum çantası hazırlamalarını tavsiye ediyor.

AFAD'ın resmî afet çantası bilgilendirme afişinde şu malzemeler yer alıyor:

  • Su ve üç günlük yiyecek.

  • El feneri ve yedek pil.

  • Pilli radyo.

  • Nakit para.

  • İlk yardım malzemeleri.

  • Kişisel ilaçlar.

  • Önemli evraklar.

  • Düdük ve çok amaçlı çakı.

  • Temiz giysi ve çöp poşeti.

  • Aile afet ve acil durum planı.

AFAD ayrıca her birey için ayrı çanta hazırlanmasını ve çantaların kolay ulaşılabilecek yerde tutulmasını öneriyor.


Deprem çantasının içinde neler olmalı? - Samsun Haber | Gazete Arena


Dolayısıyla Türkiye'de de vatandaşlardan su, gıda, nakit para, pil, el feneri ve radyo bulundurmaları isteniyor.

Ancak burada önemli bir fark var:

AFAD'ın mevcut çağrısı esas olarak deprem, sel, yangın ve diğer afetlerde kullanılacak acil durum çantasına dayanıyor. İncelediğim resmî kaynaklarda Avrupa Birliği'nin 2025'te başlattığı modele benzer biçimde, Türkiye genelinde bütün vatandaşlara yönelik, enerji ve internet altyapısının uzun süreli kesilmesi ile hibrit savaş risklerini merkeze alan yeni bir ulusal stoklama kampanyası açıklaması tespit edemedim.

Bu nedenle Türkiye için doğru ifade, hazırlık tavsiyelerinin bulunduğu ancak Avrupa'daki yeni kapsamlı sivil hazırlık kampanyasına benzer ayrı bir duyurunun doğrulanamadığıdır.


2026 yılında bu uyarıları yeniden gündeme getiren ne oldu?

2026 yılının sonbaharında konu yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına çıktı.

Özellikle İngiltere'nin 22 Ekim'de başlattığı yeni kampanya dikkat çekti. İngiltere hükümeti, günlük yaşamda kullanılan elektrik, su, telefon ve internet hizmetlerinin geçici olarak kesilmesi ihtimaline karşı hanelerin hazırlıklı olmasını istedi.

Reuters'ın 23 Ekim 2026 tarihli haberinde, İngiltere'nin üç günlük gıda ve su hazırlığı çağrısının arka planında o hafta yaşanan PHP yazılım güvenlik açığı ve internet hizmetlerinde meydana gelen sorunların da bulunduğu aktarıldı. Haberde güvenlik açığının açıklanmasının ardından milyonlarca saldırı girişimi yaşandığı belirtildi.


Aynı dönemde ABD Savunma Bakanlığının askerî üslerin dışarıdan elektrik ve tedarik desteği olmadan 90 gün çalışabilmesine yönelik FORTRESS girişimi de haber konusu oldu.

Ancak burada önemli bir ayrım var: ABD'deki 90 günlük hazırlık, askerî üslerin operasyonel dayanıklılığıyla ilgili. Amerikan vatandaşlarına 90 günlük gıda stoku yapmaları yönünde verilmiş genel bir devlet talimatı olarak değerlendirilmemeli.

Bu gelişmeler, ülkelerin yalnızca savaş ihtimaline değil, teknolojik altyapıdaki arızaların ve siber olayların günlük hayatı nasıl etkileyebileceğine de odaklandığını gösteriyor.


Asıl tehlike nerede? Bir sistem çökerse diğerleri de etkilenebilir

Bugün dünya ekonomisinin en büyük kırılganlıklarından biri, birbirine bağlı sistemlerin aynı anda çalışmasına duyulan bağımlılık.

Bir elektrik kesintisi tek başına aydınlatma sorunu gibi görünebilir. Oysa kesintinin uzaması halinde çok daha geniş bir zincir etkisi ortaya çıkabilir.

Olası bir uzun süreli altyapı kesintisinin etkileri

Elektrik altyapısının devre dışı kalması

İnternet ve iletişim

Telefon ve veri ağlarında kesinti

Su sistemleri

Pompa ve arıtma sorunları

Bankacılık

ATM ve POS hizmetlerinin aksaması

Lojistik ve gıda

Market tedarikinde aksamalar

Günlük yaşamın ve kamu hizmetlerinin aksaması

Bu şema olası bir kesinti senaryosunu gösterir; gerçekleşmiş veya planlandığı doğrulanmış bir olay değildir.

Özellikle enerji, internet, su ve bankacılık sistemlerinin birbirine bağımlılığı, siber güvenlik uzmanlarının üzerinde durduğu konuların başında geliyor.

Bir başka risk de denizaltı internet kabloları ve enerji bağlantıları. Avrupa'nın enerji ve veri iletişiminde kullandığı denizaltı altyapılarının hasar görmesi veya sabotaja uğraması, tek bir ülkeyle sınırlı kalmayan sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle Avrupa ülkeleri sivil savunma anlayışını yeniden şekillendiriyor.


Vatandaşların ne yapması gerekiyor?

Ülkelerin çağrılarından çıkarılabilecek ortak sonuç, panik halinde alışveriş yapmak veya büyük miktarlarda stok oluşturmak değil. Normal tüketimi aksatmadan makul bir acil durum hazırlığı yapmak.

AFAD'ın tavsiyeleriyle Avrupa'daki uygulamalar da büyük ölçüde örtüşüyor.


Bir hanenin temel hazırlığı için:

İhtiyaç

Hazırlık

İçme suyu

En az 3 günlük ihtiyaç

Gıda

Bozulmayan, kolay tüketilebilen ürünler

Aydınlatma

El feneri, yedek pil

Haberleşme

Pilli radyo, powerbank

Ödeme

Bir miktar nakit para

Sağlık

İlk yardım seti, gerekli ilaçlar

Hijyen

Islak mendil, hijyen ve temizlik ürünleri

Güvenlik

Önemli evrakların kopyaları, aile iletişim planı

Norveç ve Almanya gibi ülkelerin daha uzun süreli hazırlık tavsiyeleri de bulunuyor. Ancak her ailenin ihtiyacı, yaşadığı bölgeye, kişi sayısına, sağlık durumuna ve barınma koşullarına göre değişir.


Dünya yeni bir güvenlik dönemine mi hazırlanıyor?

Ortaya çıkan tabloyu tek başına bir savaş hazırlığı veya yaklaşan bir küresel felaket olarak okumak doğru değil. Ancak ülkelerin güvenlik anlayışında ciddi bir değişim yaşandığı da açık.

Geçmişte sivil savunma denildiğinde akla deprem, sel, yangın ve savaş geliyordu. Bugün bunlara siber saldırılar, enerji altyapısının hedef alınması, internetin kesilmesi, dijital ödeme sistemlerinin çökmesi, dezenformasyon ve tedarik zinciri krizleri de eklendi.

Avrupa Birliği'nin 72 saatlik hazırlık hedefi, İsveç'in savaş ve kriz broşürü, Norveç'in bir haftalık hazırlık çağrısı, Almanya'nın 10 günlük gıda ve su tavsiyesi ve İngiltere'nin 2026 kampanyası aynı güvenlik anlayışının farklı uygulamaları.

Asıl dikkat çekici gelişme, devletlerin kriz anında bütün ihtiyaçları karşılayabilecekleri varsayımından uzaklaşarak vatandaşların da ilk aşamada kendi kendine yeterli olmasını istemeleri.

Bu durum, devletlerin yaklaşan bir saldırıyı kesin olarak bildiği anlamına gelmiyor. Ancak büyük bir krizin yaşanması halinde elektrik, internet, su, ulaşım ve finans sistemlerinin birlikte etkilenebileceği artık resmî güvenlik planlarının bir parçası.

Pandemi benzeri yeni bir küresel kısıtlama veya gizli bir deneyin hazırlandığına ilişkin doğrulanmış kanıt bulunmuyor. Buna karşılık savaş, siber saldırı ve kritik altyapıların korunması konusundaki endişeler somut belgelere ve geçmişte yaşanmış olaylara dayanıyor.

Dünyanın verdiği mesaj şu: Krizin ne zaman ve hangi nedenle çıkacağı bilinmiyor. Ancak bir kriz yaşandığında ilk 72 saatin nasıl geçirileceği artık ulusal güvenlik politikalarının bir parçası.


Muhabir: Haber Merkezi