Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın bugün CHP tabanının bir bölümünün en sert eleştirdiği isimlerden biri haline geldi. Mutlak butlan kararının ardından CHP'de yaşanan büyük kırılma, parti içindeki fay hatlarını görünür hale getirirken, Akın da bu kırılmanın tam merkezine yerleşti.


Sosyal medyaya bakıyorsunuz; düne kadar Ahmet Akın'ın yaptığı her paylaşımın altına övgüler dizenler bugün adeta ateş püskürüyor. Sadece CHP üyeleri değil, 31 Mart seçimlerinde CHP'ye oy vermiş çok sayıda seçmen de tepkisini açıkça ortaya koyuyor. Kimileri belediyenin hizmet performansını hedef alıyor, kimileri siyasi tercihini eleştiriyor, kimileri ise ölçüyü kaçırıp hakaret boyutuna varan ifadeler kullanıyor.

Şaşırtıcı bir durum yok!


31 Mart seçimlerinde Balıkesir'de oluşan siyasi manzarayı hatırlayın.. Seçmenin önemli bir bölümü mevcut yerel yönetim anlayışına tepki göstererek oy kullandı. Merkez sağdan gelen çok sayıda seçmen de dahil olmak üzere geniş bir kitle CHP adaylarını destekledi. CHP'nin Türkiye genelinde yakaladığı rüzgâr Balıkesir'de de etkisini gösterdi ve Ahmet Akın seçimi kazandı.

Bu başarıda elbette Ahmet Akın'ın bireysel çalışmasının payı vardı. Ancak siyasi gerçekler de ortada; CHP lehine esen güçlü rüzgârın da sonuç üzerinde ciddi etkisi oldu.

Bugün aynı seçmenlerin önemli bir bölümü hem belediye hizmetlerinin beklenen düzeyde olmadığı iddiasıyla, hem de mutlak butlan sürecinde Ahmet Akın'ın Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında saf tutması nedeniyle eleştirilerini artırıyor.


Ahmet Akın'ın Kılıçdaroğlu'nun yanında yer alması gerçekten sürpriz miydi?

Elbette değildi.

Bunu Balıkesir siyasetini az çok takip eden herkes biliyordu.

Hatırlayalım...

Erden Köybaşı ile Ömür Boyuer'in yarıştığı CHP Balıkesir İl Kongresi'nde Ahmet Akın divan başkanlığı yaptı. Kongre öncesinde Balıkesir'deki kurultay delegelerinin imzalarının dosyalanarak Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesi sürecinde aktif rol oynadı. O günlerde genel merkezde çekilen fotoğraflar hâlâ arşivlerde duruyor.

Kongrede Ahmet Akın'ın Erden Köybaşı'yı desteklediği gizli saklı değildi. Tam tersine bunu açık biçimde ortaya koymuş, Köybaşı'nın kazanması için yoğun mesai harcamıştı. Sonuçta kongreden zaferle çıkan isim Erden Köybaşı oldu.

İşin ilginç yanı, sonraki süreçte siyasi dengeler değişti.

Bir önceki kongrede Ömür Boyuer'i destekleyen değişimci ekip bu kez farklı pozisyon aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, milletvekilliğinin ve genel merkezdeki ağırlığının sağladığı siyasi gücü kullanarak Erden Köybaşı'nın yanında durdu ve onun yeniden il başkanı seçilmesinde belirleyici rol oynadı.


Bu noktada CHP Balıkesir örgütlerinde ilginç bir tablo ortaya çıktı.

Aytekin değişim hareketinin önemli isimlerinden biri olarak Özgür Özel çizgisinde yer alırken, Ahmet Akın Kılıçdaroğlu çizgisini temsil ediyordu. Aynı kongrede iki farklı siyasi hattın temsilcileri farklı amaçlarla aynı sonucu üretmiş oldu.

Dolayısıyla bugün Ahmet Akın'ın Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket etmesine şaşıranlar aslında geçmiş süreci gözden kaçırıyor.


Ahmet Akın siyasette yükselişini Kemal Kılıçdaroğlu döneminde gerçekleştirdi. Genel başkan yardımcılığı yaptı. Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevinde bulundu. İkili arasında yıllara dayanan güçlü bir siyasi ilişki olduğu herkesin malumu.

Hatta CHP kulislerinde sıkça kullanılan ifadeyle, aralarında siyasi ilişkinin ötesinde baba-oğul yakınlığı bulunduğu söylenir.

Bu nedenle Ahmet Akın'ın Özgür Özel'e mesafeli duruşu da yeni ortaya çıkmış bir durum değil.

Bunu Ensar Aytekin biliyordu.

Bunu Serkan Sarı biliyordu.

Bunu Balıkesir örgütleri biliyordu.

Bunu CHP tabanı biliyordu.

Hatta siyaseti uzaktan takip eden vatandaşlar bile biliyordu.


Mutlak butlan kararı sonrasında Ahmet Akın'ın Kemal Kılıçdaroğlu'na gitmesi, tebrik etmesi, birlik ve beraberlik açıklamaları yapması bu yüzden sürpriz değildi. Tartışmalı olabilir, eleştirilebilir ama beklenmedik değildi.

Burada asıl dikkat çekici olan nokta başka. CHP içindeki bu mücadele normal bir parti içi yarış değil.

Normal şartlarda siyasi partilerde kongreler olur, delegeler karar verir, seçimler yapılır ve kazanan yönetir. Parti içi muhalefet de demokrasinin doğal sonucudur.

Ancak bugün CHP'de yaşanan süreç seçim sonucunda oluşmuş bir yönetim değişikliği değil.

Mahkeme kararıyla ortaya çıkan yeni bir yönetim tablosu var.

Bu nedenle yaşanan tartışma klasik bir parti içi rekabet tartışmasının ötesine geçmiş durumda.

Bugün CHP fiilen iki ayrı siyasi merkeze bölünmüş görüntüsü veriyor.

Bir tarafta genel merkezde toplanan Kılıçdaroğlu ekibi bulunuyor.

Diğer tarafta Güvenpark'ta miting düzenleyen Özgür Özel ekibi var.

Her iki taraf da diğerini adeta "paralel yapı" olmakla suçluyor.

Bu ortamda Ahmet Akın'ın hangi tarafta durduğu konusunda herhangi bir belirsizlik bulunmuyor.


Fakat işin Balıkesir boyutu çok daha önemli.

Mutlak butlan kararı sonrasında Ahmet Akın'ın yeniden genel merkez siyasetinde daha etkin rol üstleneceği beklentileri oluştu. İlk günlerde Ankara'da oldukça görünürdü. Kameralara konuşuyor, açıklamalar yapıyordu. Hatta bazı kulislerde Kılıçdaroğlu ile Özel arasında arabuluculuk yaptığı bile konuşuldu.

Daha sonra geri plana çekildi.

Belki kendi tercihiyle, belki de stratejik bir kararla.

Hatta bir dönem Kılıçdaroğlu'nun ilk kurultayda Ahmet Akın'ı genel başkan adayı olarak çıkarabileceği yönündeki iddialar hem ulusal hem yerel medyada tartışıldı.

Şimdilik görünen tablo farklı.

Ahmet Akın Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine devam ediyor.

Ancak CHP'deki yeni yapılanma sürecinde etkisinin azalacağını düşünmek de gerçekçi görünmüyor.

Önümüzdeki dönemde CHP örgütlerinde yaşanabilecek değişimlerde Ahmet Akın'ın etkisi hissedilecek.

İl başkanlıklarında, ilçe örgütlerinde, yönetim kademelerinde yaşanabilecek değişikliklerde onun görüşünün dikkate alınacağı yönündeki beklenti oldukça güçlü.


Zaten sosyal medya hesapları ve SMS sistemleri üzerinden yaşanan son müdahaleler de örgütlerdeki dönüşümün yalnızca başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Balıkesir'de şimdiden olası il başkanlığı senaryoları konuşulmaya başlanmış durumda.

Öte yandan sadece parti örgütleri değil, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bürokrasisi açısından da hareketli bir dönemin kapıda olduğu konuşuluyor.

Uzun süredir mutlak butlan kararını bekleyen bazı siyasi çevreler, Ahmet Akın'ın bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağını düşünüyor.

Bu nedenle belediye yönetiminde, bürokratik kadrolarda ve üst düzey görevlerde sürpriz değişiklikler yaşanabileceği yönünde ciddi beklentiler oluşmuş durumda.


Hatta bazı AK Partililer uzun süredir butlan kararını bekliyordu ve bu karar sonrasında Ahmet Akın'ı kendilerine çok daha yakın görmeye başladılar.

Bekleyin; sürpriz görevden almalar ve sürpriz atamalar söz konusu olabilecek. Beri yanda, Ahmet Akın butlan süreci devam ettikçe Balıkesir'deki örgütlerde de belirleyici isim olacak...


Bugün Ahmet Akın'a yönelen eleştirilerin önemli bir kısmı siyasi tercihlerinden kaynaklanıyor.

Ancak ortada beklenmedik bir saf değişikliği ya da ani bir yön değişimi yok.

Ahmet Akın'ın nerede durduğu, kimi desteklediği, CHP içindeki hangi siyasi hattın temsilcisi olduğu uzun zamandır biliniyordu.

Peki bundan sonra neler olacak?

CHP'deki mücadele henüz bitmiş değil.

Balıkesir, bu mücadelenin en önemli siyasi laboratuvarlarından biri olmaya devam edecek.

Muhabir: Tarık Sürmelioğlu