Ahmet Ertegün kimdir? Atlantic Records'u kurup Led Zeppelin ve AC/DC'yi dünyaya tanıtan isim

Ahmet Ertegün, 20. yüzyıl popüler müziğinin en etkili isimlerinden biri olarak tarihe geçti. İstanbul doğumlu bir diplomatın oğlu olan Ertegün, 1947'de New York'ta kurduğu Atlantic Records ile Ray Charles'tan Aretha Franklin'e, Led Zeppelin'den AC/DC'ye kadar pek çok sanatçıyı dünya çapında üne kavuşturdu. Bugün müzik endüstrisinde "efsane yapımcı" tanımına en çok uyan isimlerden biri olarak anılıyor.


Bir büyükelçi çocuğu nasıl caza aşık oldu?

Ahmet Ertegün, 31 Temmuz 1923'te İstanbul'da doğdu. Babası Münir Ertegün, Türkiye Cumhuriyeti'nin Washington büyükelçisiydi; bu yüzden Ahmet'in çocukluğu İsviçre, Fransa ve İngiltere arasında geçti. Ailenin 1935'te Washington'a yerleşmesiyle Ahmet ve ağabeyi Nesuhi, Amerikan caz ve blues müziğiyle tanıştı. Annesinin 14 yaşında hediye ettiği bir caz plağı ve pikap, onun için dönüm noktası oldu; iki kardeş kısa sürede 15 binin üzerinde 78'lik plaktan oluşan bir koleksiyon biriktirdi.

1944'te babalarının ölümü üzerine ailenin geri kalanı Türkiye'ye dönerken Ahmet ve Nesuhi Amerika'da kalmayı tercih etti. Ahmet, Georgetown Üniversitesi'nde felsefe eğitimi aldı; ama asıl tutkusu her zaman müzikti.


Ahmet Ertegün1


Atlantic Records nasıl kuruldu?

Ertegün'ün plak şirketi kurma girişimleri başlangıçta pek parlak geçmedi. 1946'da kurduğu iki plak şirketi -Jubilee ve Quality- kısa sürede battı. Ancak Ahmet Ertegün pes etmedi. Aile dostları borç vermeyi reddedince, ailenin uzun yıllardır tanıdığı diş hekimi Vahdi Sabit'i ikna ederek evini ipotek ettirdi ve 10 bin dolar borç aldı. Buna arkadaşı Herb Abramson'dan gelen 2.500 doları da ekleyerek 1947'de New York'ta Atlantic Records'u kurdu.

Şirketin ilk yılları gece kulüplerinde yetenek avlamakla geçti; Ertegün zaman zaman "A. Nugetre" (soyadının tersten yazılışı) takma adıyla şarkı sözü bile yazdı. Stick McGhee'nin 1949'da yayımlanan "Drinkin' Wine Spo-Dee-O-Dee" kaydı, Atlantic'in ilk büyük hiti oldu ve şirketin kaderini değiştirdi. Ardından Ruth Brown, Big Joe Turner ve Ray Charles gibi isimlerle Atlantic, rhythm and blues'un en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Ağabeyi Nesuhi Ertegün cazı, ortağı Jerry Wexler ise soul ve R&B'yi güçlendirdi; 1967'de Aretha Franklin'in etikete katılmasıyla Atlantic bu alanda da zirveye çıktı.


Led Zeppelin'e boş kağıda imza attıran karar

Atlantic Records, 1960'ların sonuna kadar ağırlıklı bir R&B ve soul etiketiydi; rock grupları genellikle Atco alt markası altında yayımlanıyordu. Bu durum 11 Kasım 1968'de değişti. Gitarist Jimmy Page ve menajer Peter Grant, adını yeni koydukları grupları Led Zeppelin'in kayıt bandını New York'taki Atlantic ofisine getirdi. Ahmet Ertegün ve şirketin avukatı Steve Weiss ile yapılan görüşmenin ardından anlaşma hızla sonuçlandı: Basına açıklanan rakam 200 bin dolarlık bir avanstı ve bu, dönemin en yüksek imza bedellerinden biriydi.

Ertegün'ün gruba tanıdığı ayrıcalıklar da rakam kadar dikkat çekiciydi: Led Zeppelin İngiltere'de tekli (single) çıkarmayacak, albüm kapaklarında söz sahibi olacak ve tam sanatsal özgürlük kazanacaktı. Grup, Atlantic'in ana etiketi altında yayımlanan ilk rock grubu oldu ve 1973'teki "Houses of the Holy" albümüne kadar şirketle çalışmaya devam etti.


Ledzeppelin


AC/DC'yi elden çıkmaktan kurtaran karar

Ahmet Ertegün'ün kurduğu şirket kültürü, 1970'lerin ortasında bir başka efsanenin doğuşuna da zemin hazırladı. Atlantic'in Londra'daki başkanı Phil Carson, 1975 sonunda Avustralyalı bir grubu, AC/DC'yi, dünya çapında geçerli bir anlaşmayla imzaladı. Ancak grubun kariyeri neredeyse daha başlamadan bitiyordu: 1976'da "Dirty Deeds Done Dirt Cheap" albümü teslim edildiğinde, Atlantic'in ABD'deki A&R ekibi albümü beğenmedi ve grubun elden çıkarılmasına karar verdi.

Carson pes etmedi. "High Voltage" albümünün satış rakamlarını alıp Ahmet Ertegün'ün kardeşi ve şirketin ortağı Nesuhi Ertegün'e götürdü. Nesuhi, Carson'ın arkasında durdu ve AC/DC yeniden imzalandı. Bu karar, müzik endüstrisi tarihinin en kârlı bahislerinden biri olarak anılacaktı: Grup 1977'de "Let There Be Rock" ile toparlandı, 1980'de ise dünyanın en çok satan albümleri arasında yer alan "Back in Black"i yayımladı.


Acdc


Bir efsanenin sonu

Ahmet Ertegün, 1983'te Rock and Roll Hall of Fame'in kurucuları arasında yer aldı ve 1987'de bizzat onurlandırıldı. Ekim 2006'da bir Rolling Stones konserinde sahne arkasında düşerek yaralandı ve komaya girdi; altı hafta sonra, 14 Aralık 2006'da New York'ta 83 yaşında hayatını kaybetti.

Bir yıl sonra, 10 Aralık 2007'de Led Zeppelin, Londra'daki O2 Arena'da Ertegün anısına bir kez daha sahne aldı. John Bonham'ın oğlu Jason Bonham'ın da yer aldığı konser, "Celebration Day" adıyla 2012'de konser filmi olarak yayımlandı ve grubun 1980'den bu yana en çok konuşulan performansı olarak tarihe geçti.

Muhabir: Haber Merkezi