Adana'nın Saimbeyli ilçesinde peş peşe meydana gelen depremlerin ardından Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde kaydedilen 5,2 büyüklüğündeki sarsıntı, gözleri bir kez daha bölgenin faylarına çevirdi. En çok merak edilen soru ise “Adana ve Osmaniye'de aktif fay hattı var mı?” oldu.
Yanıt evet. MTA'nın güncel Türkiye Diri Fay Haritası bölgede diri fayların bulunduğunu gösterirken, özellikle Saimbeyli ve çevresi son dönemde yer bilimcilerin de yakın takibinde. Ancak uzmanların bölgenin gelecekteki deprem potansiyeline ilişkin değerlendirmeleri aynı değil.
4 Ekim'de Saimbeyli'de saat 14.19'da 4,8 ve saat 14.36'da 4,9 büyüklüğünde iki deprem kaydedildi. Ardından saat 14.43'te Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde 5,2 büyüklüğünde bir başka sarsıntı meydana geldi.
Bu hareketlilik, “Daha büyük bir deprem olur mu?” sorusunu da beraberinde getirdi. Ancak depremlerin önceden kesin olarak tahmin edilemediğini ve uzman görüşlerinin birer risk değerlendirmesi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Adana ve Osmaniye'de Aktif Faylar Var mı?
MTA'nın 2026 Türkiye Diri Fay Haritası, Adana-Osmaniye çevresinin aktif tektonik yapıların bulunduğu bir bölgede olduğunu ortaya koyuyor.
Adana ve yakın çevresinde Saimbeyli ve Savrun fay zonları özellikle dikkat çekiyor. Naci Görür de 2026 içerisinde Saimbeyli'de meydana gelen depremleri değerlendirirken bu iki fay zonuna işaret etmişti.
Osmaniye ve çevresi de aktif tektonik yapıların bulunduğu bölgeler arasında. Bu nedenle Adana ve Osmaniye için “aktif fay bulunmuyor” demek doğru değil.

Naci Görür Saimbeyli İçin Ne Demişti?
Prof. Dr. Naci Görür, 21 Eylül 2026'da Saimbeyli'de meydana gelen depremden sonra sarsıntının Savrun Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini belirtmişti.
Görür, 2023 depremlerinin ardından bölgedeki enerjinin artmış olabileceğini değerlendirirken, o deprem özelinde “Adana'ya doğru ilerleyeceğini sanmıyorum” ifadesini kullanmıştı.
Görür'ün Saimbeyli bölgesine ilişkin değerlendirmeleri yıl içinde de değişen depremler özelinde farklılık göstermişti. 24 Mayıs'taki 4,9 büyüklüğündeki deprem sonrasında Saimbeyli ile Savrun fay zonları arasındaki hareketliliğe dikkat çekmiş ve bu fayların Doğu Anadolu Fay Zonu ile ilişkili olduğunu belirtmişti. O açıklamasında Adana Havzası açısından tehdit oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.
Dolayısıyla Görür'ün açıklamalarını “Adana'da kesinlikle büyük deprem olmayacak” şeklinde yorumlamak doğru değil. Son açıklaması, 21 Eylül'de meydana gelen belirli bir Saimbeyli depremine ilişkindi.

Üşümezsoy ve Ercan Ne Diyor?
Paylaşılan kaynak metinde Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un Adana Havzası'nda henüz kırılmadığını değerlendirdiği segmentlerin yaklaşık 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu savunduğu belirtiliyor.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın ise bölgedeki sismik hareketliliğin zaman içerisinde gücünü kaybettiği yönünde değerlendirmede bulunduğu ve yeni bir yıkıcı deprem yaşanmasının kendisi açısından şaşırtıcı olacağını ifade ettiği aktarılıyor.

Bu iki değerlendirmeyi doğrulayacak birincil veya yeterince güvenilir güncel kaynağa yaptığım taramada ulaşamadığım için, söz konusu ifadeleri uzmanların kesin ve güncel görüşleri olarak aktarmak yerine kaynak metindeki değerlendirmeler olarak ele almak daha doğru.
Üç uzmanın açıklamalarında ortak bir nokta var: Adana ve Osmaniye çevresi aktif tektonik yapıların bulunduğu bir bölge. Ayrıştıkları nokta ise mevcut hareketliliğin gelecekte daha büyük bir depreme dönüşme ihtimalinin nasıl yorumlanması gerektiği.



