Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nı "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal etmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu tedbiren liderliğe iade etmesi siyaset kulislerinde deprem etkisi yaratırken, hükümet kanadından ilk resmi yorum geldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlediği olağanüstü basın toplantısında yargı kararının tamamen "demokratik" standartlara uygun olduğunu savunarak, hukukun delege iradesini koruma altına aldığını vurguladı.
"Seçim Güvenliği Parti İçi Süreçler İçin De Geçerlidir"
Bakan Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizerek başladığı açıklamasında, kararın merkezinde "demokratik iradenin muhafazası" olduğunu dile getirdi. Hangi siyasi parti olursa olsun, delegelerin ve üyelerin hür iradesinin baskı, menfaat veya yönlendirmeyle sakatlanmasının kabul edilemeyeceğini belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasi partiler demokrasimizin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonlarıdır. Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, partilerin kendi iç kongre ve kurultay süreçleri için de hayati derecede geçerlidir."
"Delege İradesinin Sakatlandığı Delillerle Kanıtlandı"
Sürecin bizzat CHP delegelerinin adli başvuruları, beyanları ve tanıklıklarıyla şekillendiğini hatırlatan Adalet Bakanı, bağımsız yargının önündeki delilleri büyük bir titizlikle incelediğini aktardı. Kurultay sürecinde seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek usulsüzlüklerin mahkemece saptandığını belirten Gürlek: "Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihindeki kongre sürecinde delege iradesinin sakata uğratıldığı yönünde net bir kanaate varılmıştır. Bazı delegelere menfaat sağlanması ve vaatlerde bulunulması, seçim serbestliğini ve eşitlik ilkesini bütünüyle zedelemiştir. Verilen bu karar, vatandaşlarımızın hukuka ve demokrasiye olan güvenini pekiştirmiştir" dedi.
"Hukuk Devleti İradenin Arkasında Dimdik Durur"
Kararın henüz kesinleşmediğini ve tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süreçte Yargıtay temyiz yolunun açık olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Süreç hukuk düzeni içinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece ve yargının bağımsızlığına saygı göstermesi, itirazlarını hukuk çerçevesinde yapması büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke şudur: İrade milletindir, delegenindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur" diyerek sözlerini tamamladı.
MAHKEMENİN "MUTLAK BUTLAN" GEREKÇESİNDE NELER VAR?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, ilk derece mahkemesinin "konusuz kaldı" yönündeki reddini bütünüyle bozarak kurultayı iptal etmesinin arkasında şok edici adli deliller yer alıyor:
- Süreç Nasıl Gelişti? Özgür Özel ve mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, karar kesinleşinceye kadar eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, eski PM ve YDK üyeleri tedbiren göreve iade edildi.
- Şok Kanıtlar: Mahkeme kararını; Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü ceza dosyalarına, tanık ifadelerine ve MASAK raporlarına dayandırdı. Belgelerde; kurultay öncesinde delegelere nakit para, iPhone ve iPad dağıtıldığı, ev ve araç temin edildiği, belediyelerde iş vaatleri verilerek market alışveriş kartları dağıtıldığı tescillendi.
- Hukuki Dayanak: Anayasa'nın 69. maddesi, Siyasi Partiler Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun 27. maddesindeki "kesin hükümsüzlük" (mutlak butlan) maddeleri işletildi. Yargı, rüşvet ve menfaatle sakatlanmış bir kongrenin, sonradan yapılan yeni kurultaylarla dahi "hukuken düzelemeyeceğini" sert bir dille zapta geçirdi.





