Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş’in tutuklanması ve yürütülen adli soruşturmanın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun hukuki niteliğine ve devletin suçla mücadele ilkelerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bakan Gürlek, operasyonlarda hedefin herhangi bir dini grup veya inanç olmadığını vurgulayarak, "Temel ölçütümüz kimlik değil, işlenen suç teşkil eden fiillerdir" mesajını verdi.


"Dini Değerler Suça Kalkan Yapılamaz"

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleriyle mücadelenin kişilerin kisvesine bakılmaksızın kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.

İnanç ve kutsal değerlerin hiçbir şekilde illegal faaliyetlerin üstünü örtmek için kullanılamayacağını söyleyen Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Alihan Kuriş Suç Örgütü de bu kapsamda yürütülen kararlı mücadelenin örneklerinden biridir."


Dini Duyguları İstismar Eden Yapılara Geçit Yok

Vatandaşların samimi dini duygularını sömürerek haksız kazanç sağlayan veya yasa dışı yapılanmalara giden odaklara karşı devletin kararlılıkla adım attığını kaydeden Bakan Gürlek, adli süreçlerin hukuk sınırları içinde yürütüldüğünü belirtti.

"İnanç Ve İbadet Özgürlüğü Güvence Altındadır"

Devletin yasalara aykırı eylemlerle mücadelesinin, masum vatandaşların inanç özgürlüğünü engellemeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, ibadet ve vicdan hürriyetinin devletin teminatı altında kalmaya devam edeceğini söyleyerek kamuoyuna güvence verdi.

Muhabir: Haber Merkezi