İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan gazeteci Tahir Sarıkaya, sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınan Sarıkaya’nın banka ve finansal hesaplarında tespit edilen şüpheli hareketler, yürütülen soruşturmanın en kritik noktasını oluşturdu.
Finansal Hesaplarda Şüpheli Para Trafiği ve Kripto Transferi Tespit Edildi
Soruşturma dosyasında yer alan detaylara göre, Sarıkaya’nın banka hesaplarında kaynağı belirsiz, yüksek tutarlı para giriş ve çıkışları belirlendi. Yapılan detaylı incelemelerde, bu finansal transferlerin bir bölümünün kripto varlık hesaplarına aktarıldığı tespit edildi.
Jandarmadaki adli işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen ve Savcılık makamında yaklaşık 4 saat süren yoğun bir sorgulama sürecinden geçen Sarıkaya, tutuklama talebiyle sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
"Telefonumun Şifresini Savcılık Huzurunda da Vermek İstemiyorum"
Tahir Sarıkaya’nın savcılık sorgusu sırasında verdiği ifadenin kamuoyuna yansıyan bölümleri dikkat çekti. Soruşturma sürecinde dijital materyal şifrelerini yetkililerle paylaşmayı reddeden Sarıkaya, ifadesinde şu sözleri kaydetti:
"Telefon şifremi gözaltında iken vermedim, şu anda da vermek istemiyorum. Savcılık huzurunda da şifremi vermek istemiyorum."
Soruşturma dosyasında yer alan uyuşturucu madde kullanımı ve diğer tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Sarıkaya, hakkındaki finansal iddialara ilişkin de ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Haluk Levent ve Cem Küçük Hakkındaki İddialara İfadesinde Yanıt Verdi
İfadesinde ünlü sanatçı Haluk Levent ile olan parasal ilişkisine açıklık getiren Sarıkaya, çocuğunun eğitim giderleri gerekçesiyle Levent'ten 100 bin TL tutarında borç/burs aldığını doğruladı. Ancak herhangi bir yapının veya organizasyonun PR faaliyetlerini yürütmediğini, suç gelirlerini aklama iddialarının tamamen asılsız olduğunu öne sürdü.
Gazeteci Cem Küçük ile olan para akışına da değinen Sarıkaya, aralarındaki finansal hareketliliğin yalnızca kişisel borç-alacak ilişkisinden kaynaklandığını belirtti. Sosyal medyada haber yapılması veya tweet atılması karşılığında kesinlikle herhangi bir maddi çıkar sağlamadığını savundu.





