Marmara, Avşa, Ekinlik, Paşalimanı, Erdek Körfezi ve adacıklar

 

Marmara Adası’nda Gündoğdu köyünden doğuda, kıyıda Topağaç (Kılazak) köyü yeralır. Bu köyün halkı  Lozan Anlaşması mucibince Batı Trakya’dan gelen Pomak asıllı muhacirlerdir. Köyün bulunduğu çevre mükemmel bir ziraat sahasıdır. Çünkü burası Kocakarı deresinin geniş vadi tabanıdır. Sulama ile bol bol sebze yetiştirilir. Kılazaklılar eskiden katırlara yükleyerek mallarını Gündoğdu’ya götürüp satarlardı.

Daha doğuda yine kıyıda Asmalı köyü vardır. Buraya da doğu Karadeniz kökenliler  yerleştirilmişlerdir. Zeytinlikleri vardır. Kısmen denizcilik ve kısmen de balıkçılıkla uğraşırlar.

Adanın kuzeyindeki tek yerleşme Saraylar (Palatya) köyüdür. Burası köyden  ziyade  küçük bir madenci kasabasını andırır. Ziraatle uğraşılmaz .Mermer ocaklarında işçi olarak çalışırlar. Sinop Ayancıklılar, Doğu Karadenizliler bu köyün halkını meydana getirir.  Buradaki Arkeolojik kazılarda  yapım halinde pek çok heykel  ve lahit bulunmuştur. Üniversitedeyken tez çalışması sırasında ( 1970)  burada  derme çatma bir otelde 1 hafta kalmış ve mermer araziyi (karstik şekilleri) incelemiştim. Saraylar köyünü Marmara’ya bağlayan yol dağı aşar. Aslında bu bir patika idi. Sonradan motorlu vasıtalar için elverişli duruma getirildi. Saraylar’ın Marmara nahiyesi ile deniz yolu irtibatı elverişli değildi. Saraylar karşı kıyıdaki Tekirdağ ile de münasebette idi.

Adanın batıya bakan kıyısında Çınarlı (Kalemiye) köyü yeralır. Buraya Rize Çayeli’nden gelenler iskan edilmişlerdir. Balıkçılık yaparlar.

 

Ekinlik-Avşa-Paşalimanı ve Etrafındaki Adacıklar

 

 

Ekinlik

Uzaklardan bakınca ters çevrilmiş bir kaşığa benzeyen bu adanın yüzölçümü (2.47 km²), kıyı uzunluğu 9 km dir. Rumca adı kaşık anlamına gelen Kutali’dir. Avşa adasının kuzeybatısında yer alan Ekinlik adası, Marmara takımadalarının üzerinde yerleşme bulunan  en küçük adasıdır.(1)

En yüksek zirvesi 161 m. olan bu küçük ada yerleşme bakımımdan çok ilginçtir. Bunun nedeni adanın üzerindeki  yegane köy olan  Ekinlik’in varlığını adanın sadece bir noktasında bulunan su kaynağına borçlu olmasıdır. Bu su kaynağı ise adanın kuzeybatı kıyısındadır. Adanın içme suyu şebekesi yapılmadan önce insanlar bu kaynaktan evlerine kaplarla su taşımak zorunda kalıyorlardı. Böyle olmakla birlikte Ekinlik köyünün varlığına  Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye(sinde (1528 )  işaret edilmektedir.

Ekinlik, jeolojik ve jeomorfolojik yönden  adeta bir çizgiyle ikiye bölünmüş bir adadır. Kalker tepenin bulunduğu güneybatı kesim kayalıktır. Halbuki kuzeydoğu kesim derin topraklıdır. Vaktiyle bu arazide buğday dahi yetiştirilirdi. Üzüm bağları da geniş  yer kaplardı. Adada mevcut yeldeğirmeninde, buğdaylar öğütülürdü. Yeldeğirmenleri tüm Marmara adalarının adeta birer sembolü idi. Lodos ve poyraz alan uygun burunlara yel değirmenleri kondurulmuştu. Günümüze bir tek örneğinin bile kalmadığı bu nostaljik yapıların maalesef ancak harabeler halinde daire şekilli taştan temellerine rastlayabilmekteyiz.

Ekinlik köyü varlığını karşı karşıya bulunduğu Avşa köyü ile alternatif liman rolü üstlenmesine  de borçludur. Gerçekten de Avşa lodos rüzgarına açık bir sahile sahiptir. Yelkenli, hatta motorlu deniz vasıtaları devrinde, henüz ada yerleşmelerinin çoğunda suni limanlar bulunmaz iken bu türlü alternatif liman konumlarından istifade ediliyordu. Bu sebeple lodos havalarda Avşadaki deniz vasıtaları karşıya Ekinliğe sığınıyorlardı. Ekinlik adası hem lodos ve hem de poyraz rüzgârlarından emin olmakla birlikte, su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle gelişemiyordu.

Avşa ve ekinlik arasında derinliği 20 metreyi geçmeyen hatta bazen 10 m. ve daha altına düşen sığ sular mevcuttur. Büyük deniz vasıtalarının geçişlerine pek uygun olmasa da bu kesim balıkçılık ve balık yatakları bakımından çok elverişli bir ortam oluşturur. Berrak sularından deniz dibi manzaralarının bir akvaryum gibi seyredilebildiği bu ortamın tekne turlarında seyredilmesi çok cezbedicidir.

Ekinlik adasına da mübadelede Kastamonu  Abana’dan gelenler yerleştirilmişti. Hatta anne dedem Mehmet Kaptan’a da burada bir ev, üzüm bağı ve tarla verilmiş. 1956 yılında bir düğün vesilesiyle Gündoğdu’dan bu adaya gelmiştik. Annem sahilde iskelenin karşısında duran üç katlı ahşap evi gösterip bizim ev dedi. Aslında burası bir Rum kaptanın eviymiş. 1925 yılında  buraya yerleşen anneannemler, ıssız olduğu için 1932’de burayı terkedip Abana’ya geri dönmişler. Günümüzde Ekinlik’in suyu var, elektriği var. izole olmaktan kurtulmuş, sakin bir tatil beldesi.

 

 

Avşa (Türkeli)

Esas adı Avşa’dır. Ekinlik’le karşı karşıyadır. Yüzölçümü 20.6 km²dir. Adanın jeolojik yapısı tamamen granitlerden teşekkül etmiştir.  Bu kayaç aşınınca  kum hasıl olur. Bu nedenle Avşa adasının tamamen granit kumlarından  oluşmuş tabii plajları vardır. Avşa adası tepelik bir ada olupen yüksek noktası kuzey kısımda ve191 m dir. Girintili çıkıntılı kıyılara doğal koy ve burunlara maliktir. Etrafında adacıklar vardır.

Avşa adasında iki yerleşme vardır. Biri adaya adını veren Avşa beldesi. Bu yerleşme adanın batıya bakan kıyısında olup lodos fırtınalarına açıktır. Diğer yerleşme Yiğitler (Araplar) adanın doğu kıyısında olup poyraza açık, lodosa kapalıdır. Adanın  tabii bitki örtüsünü maki ve garig adı verilen çalı topluluğu oluşturur.

Avşa adası sakinleri 60(lı yıllardan önce bağcılık ve kıyı balıkçılığı ile geçiniyorlardı. Kumlu topraklarında Avşa karası adı verilen iri taneli kara üzüm yetiştiriliyordu. Halen de yetiştirilmekte olup şaraplık olarak işlenmektedir.

Bu sakin ve sessiz köyde  1965’lerden itibaren, İstanbul-Marmara adası vapur seferlerini müteakiben turizm faaliyetleri başlamıştır. Plansız programsız karmankarışıkbir  şekilde. Bu durumu , hali hazır avşa beldesinin imar çarpıklığında bariz olarak görmek mümkündür.  Yerleşim plansızlığının ve yapı çarpıklığının düzeltilmesi gerekmektedir.

Yiğitler köyü camii haziresindeki birkaç Osmanlı mezarı varlığını hala korumaktadır.

Avşa’nın doğusunda, Paşalimanı ile olan deniz alanında meskun olmayan Koyun adası yer alır. Belirtildiğine göre ilkbahar mevsiminde otlar büyüdüğünde koyunlar bu adaya salınırmış. Vahsi hayvan tehlikesi olmadığından rahatça otlarlarmış. Yüzölçümü 1.71 km² olup, kıyı uzunluğu 7.5 km kadardır.Koyun adasının kuzeyindeki adacığın adı Mamalı adasıdır.

 

 

Paşalimanı

Avşa adasının doğusundadır. Kapıdağ yarımadasına yakındır. Yüzölçümü 21.3 km², kıyı uzunluğu 32 km dir. Ada tamamen şistlerden meydana gelmiştir. Bunlar I. zaman yaşında  metamorfik kayaçlardır. Alçak tepeliklerden oluşmuştur. En yüksek zirve kuzeydedir ve 213 m.’ye erişir. Adanın kıyıları girintili çıkıntılıdır. Üç büyük koy vardır. Biri Koyun adasının karşısında kuzeybatıya bakan koydur. Bu koyun kenarında Paşalimanı ve Harmanlı köyleri yeralır. Lodosa ve poyraza kapalı bir koydur. Osmanlı donanmasının zaman zaman burada kışladığı rivayet edilir. Diğeri kuzey kıyıda poyraza açık, lodosa kapalı bir limandır. Koyun kıyısında Poyraz köyü yer alır.  Doğu kıyıda Tuzla koyuvardır. Bu da büyük bir koydur lakin poyraza açıktır. Kıyıda Tuzla köyü yer alır. Tuzla köyünün bulunduğu küçük yarımada ince bir berzahla adanın esas kütlesine bağlıdır. Bu berzahta tuz çökelen küçük de bir göl (lagün) vardır. Güney kıyıda ise Balıklı köyü bulunmaktadır. Elli sene kadar önce Erdek’ten Marmara adasına giden posta motorları iki yol takip ederlerdi. Biri Kapıdağ ile Paşalimanı arasındaki Narlı Boğazını ki, sert poyrazda burası tehlikeli olurdu. O zaman Adanın güney kıyısından Balıklı köyü önünden dolaşırlar ve  Avşa üzerinden giderlerdi.

Adada tamamen Akdeniz iklim şartları egemendir. Hakim bitki örtüsü çalılıklar olsa da yer yer ağaç topluluklarına (meşelere) da tesadüf edilir.

Paşalimanı, Marmara adasının 1/ 4’ü kadar olmasına rağmen  5 köy mevcuttur. Bunun sebebi elverişli ziraat arazilerine  ve uygun topraklara sahip olmasıdır. Elli yıl kadar önce burası buğday yetiştiren bir adaydı. Ziraat denizcilikten önde geliyordu.

Paşalimanı en büyük köydür. Tarihi de  Osmanlılara dayanır. Belirtildiği gibi Osmanlı donanması burada kışlardı. Gerçekten de bu köyde halen, haziresindeki Osmanlı mezarları ile bir Osmanlı camisi,  tarihi bir çeşme mevcuttur. Bu caminin kitabesi tahrip olduğundan dolayı yapılış tarihi bilinmemektedir. Bazılarına göre cami Rumeli Fatihi Lala Şahin Paşa tarafından, bazılarına göre de Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa paşa tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin de Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığı ileriye sürülmektedir.(2)

Paşalimanı adası günümüzde Erdek ilçesine bağlıdır.

Ekinlik, Avşa ve Paşalimanı çevresinde bazı adacıklar vardır. Bunlardan biri Ekinlik- Avşa arasındaki Fener Adasıdır.

Diğerleri Avşa ile Paşalimanı arasındaki Koyun adasının güneydoğu kıyısına yakın iki adacıktır. Birinin adı Hacı Adasıdır.  Yine Paşalimanının güneybatı ucu Mermer burnuna yakın konumdaki Yer adası(0.15 km²) ve Pala adasıdır. Paşalimanı adasının kuzey kıyısı yakınlarında isimsiz üç adacık daha vardır. Böylece Ekinlik Avşa ve Paşalimanı adalarına ilave olarak 9 adacık daha vardır. Hepsi 12 ada eder.

 

 

Erdek Körfezi’ndeki Adalar

Kapıdağ yarımadasının doğusundaki geniş girintiye Erdek Körfezi denir. Burası Lodosa açık bir tabii limandır. Körfezde iki ada mevcuttur. Birisi Tavşan adası diğeri Zeytinli adasıdır. Zeytinli  adası bir kireç taşı kütlesidir.  Mendireğin (dalgakıran) ucundadır.  Kalker kütlesi içinde bir de küçük mağara bulunmaktadır.Yüzölçümü8142 m²dir. Karaya (mendireğe) uzaklığı uzaklığı 40 m dir.

Tavşan adası ise Seyitgazi tepesi  açıklarındayeralan  bir adacıktır. Yüzölçümü 0.20 km²dir. Jeolojik olarak bir şist kütlesidir. En yüksek noktası 38 m’dir.

 

 

Kapıdağ yarımadası kuzey kıyısı  yakınlarındaki adacıklar

iki adacık söz konusudur.Biri Yarımadanın kuzeydoğu ucundaki Faflima adasıdır. Jeolojik yapısı şittir. Yüzölçümü 30 000 m²dir. Kuzey kıyıda Turan köyün doğusunda da kayalık karakterinde dört adacık  daha vardır.

 

Bandırma Körfezi’ndeki adacıklar

Bandırma körfezinin ağzında, Kapıdağ yarımadasının doğu ucuna yakın kimisi  kayalık karakterde  sekiz adacık vardır. Bunların hepsi jeolojik olarak şistlerden oluşmuştur. Söz konusu adalardan Fener adası 0.56 km², Halı adası 0.14 km², Tavşan adası ise  0.16 km²dir. Fener adasının  en yüksek noktası 39 m’dir. Diğerleri  isimsiz kayalıklar halindedir.

Kapıdağ yarımadası en yakın jeolojik zamanda (Kuvaterner)  bir ada konumundaydı.   Daha sonraları Ada  ile kara arası doğal olaylar sonucu dolarak tombolo adı verilen bir kıstakla  (berzah)  birbirine bağlandı. (Belkıs tombolosu)

M.Ö 700 yıllarında bu mahalde Kyzikos (Belkız, Sizik) adlı önemli bir şehir bulunuyordu. O devirlerde bu şehir Marmara Denizi kıyılarındaki  en büyük şehir ve limandı. Lodos ve poyraz limanları konumundaki Bandırma ve Erdek körfezlerinden kısa yoldan faydalanmak için iki körfez arasında  Belkıstombolosunu yaran bir kanal açılmıştı.

Ortaçağın başlarında Kyzikos şehri söndü. İlerleyen devirlerde  söz konusu mahalde  Erdek  kasabası ortaya çıktı. Bandırma limanı 1912’de tamamlanan İzmir-Bandırma demiryolu   hattının açılışından sonra gelişti.

Birbirine çok yakın iki belde olmasına rağmen iklimleri farklıdır. Bandırma’nın kışları soğuk geçer. Rüzgarı boldur. Poyrazdan çok etkilenir. Erdek’in kışları ılımandır. Yalnız lodosa açıktır. Deniz vasıtalarının barınmasını zorlaştırır. Kapıdağ yarımadası Erdek’i soğuk  rüzgarların etkisinden korur.

 

Netice olarak Balıkesir İlinin Marmara Denizi’nde

-Marmara  Adası çevresinde 10

-Ekinlik – Avşa – Paşalimanı çevresinde 12

-Erdek körfezinde 2

-Kapıdağ kuzey kıyısında 5

-Bandırma Körfezinde  8 olmak üzere ceman 37 adası vardır.

Gelecek yazımızda da Ege Denizi’ndeki  Ayvalık grubu adalarından bahsetmek istiyoruz.

 

  • Ertüzün, R. M. 1953. Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar. Çituri Biraderler Basımevi, İstanbul
  • Ardel, A.; İnandık, H. 1957 Kapıdağ Yarımadası Berzahı (Belkıs tombolosu), İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Dergisi, 4,8, 65-66, İstanbul.

 

 

   

 

 

 

Exit mobile version