ABDİ KAHYAOĞLU BALIKESİR LİSELİLER DERNEĞİ’NDE GEÇEN 5 YILINI ANLATTI

Balıkesir Liseliler Derneği’nin 5 yıl başkanlığını başarıyla sürdüren Abdi Kahyaoğlu POLİTİKA’ya görev süresinde yaptığı çalışmaları anlattı. 5 yıllık başkanlık görevinde birçok etkinliğe imza attığını belirten Abdi Kahyaoğlu, önümüzdeki süreçte Balıkesir Liseliler Derneği’nden ziyade Balıkesir Lisesi Vakfı’nda ağırlıklı çalışmalarda bulunacağını belirtti.

Aslen İzmit’te ikamet ettiği halde haftanın dört gününü dernek çalışmaları için Balıkesir’de geçiren Abdi Kahyaoğlu, 5 yıllık süreçte birçok başarılı çalışmalarda bulunduklarını söyledi. Balıkesir Lisesi tarihinde görülmemiş işlere imza attıklarını belirten Kahyaoğlu, bu hizmetlerden ötürü hem takdir hem de eleştiri aldığını kaydetti.

 

135 YILLIK BİR EVE SAHİP OLDUK

POLİTİKA’ya yaptığı açıklamalarda ilk olarak yaptıkları çalışmaları anlatan Abdi Kahyaoğlu şunları söyledi:

“Balıkesir Liseliler Derneği’nde 5 yıl görev yaptım. 5 sene içerisinde Balıkesir Lisesi Derneği’nin bir evi oldu. Bugün şehrin merkezinde bize hibe edilmiş, tarihi bir ev var 135 senelik. Evin bugünkü değeri herhalde 1 milyon liranın üzerinde. Onu Anıtlar Kurulu’ndan projemiz tasdik olursa restorasyonunu hemen bitireceğiz. Ayrıca yine geçici bir dernek binamız var. Onu yaptık; içinin tefrişatı, düzenlemesi tamamen bağışla oldu. Yani bütün dört bilgisayarı, masası, sandalyesi her şey bağışla oldu. Tabi bunlar olurken de dernek binasına harcadığımız toplam para 100 lira gibi komik bir tutar.

 

OKULDAKİ ATATÜRK ANITINI ONARDIK

Balıkesir Lisesi’nin bahçesinde bulunan Atatürk Anıtı’nı sıfırdan yaptık. Hayatlarını kaybetmiş öğretmen ve idarecilerimizin mezarlarını yaptırdık. Bunlar demirbaş olan şeylerdir. Okulumuzun yurdunda çocukları kötü alışkanlıklardan ve insanlardan kurtarmak için bilgisayar odası açtık. İçerisinde dört bilgisayar, bir tane yazıcısı bulunuyor. Bu bilgisayar odasını Özcan Sadıç ve Belma Atakan’ın finansıyla gerçekleştirdik.

 

HER YIL 30 ÖĞRENCİYE BURS VERDİK

Balıkesir Liseliler Derneği’nde başkan olarak yaptığım görev süresi içinde her sene 30 öğrenci okuttuk. Yani 5 senede 150 çocuğun bursunu düzenli olarak, aksatmadan verdik.  Bunun yanında üniversitede her sene 8 tane öğrenci okuttuk. Bunların öncelikle kız çocuğu olmasına dikkat ettik. Kitap yardımı, giyecek yardımı yaptık. Her sene ortalama –bazen geçtiği de oluyor- 100 yardım kolisini ihtiyacı olan öğrencilerimizin ailelerine başta olmak üzere dağıttık. Geçen sene bilindiği gibi görme engelli olan ve okulumuzda eğitim gören öğrencileri servisler kabul etmemişti. Onun üzerine biz okulumuzdan 5 öğrenci, Güzel Sanatlar Lisesi’nden de bir öğrenciye taksi tuttuk, servis olmayınca. Ayrıca bu öğrencilerin giyim kuşamlarını üstlendik, hepsine burs verdik.

 

18 MART’TAKİ ETKİNLİĞİMİZ NEDENİYLE TÜRKİYE BİZİ TANIDI

Tüm bu çalışmalarımızın içerisinde etkinliklerimiz oldu. Mesela Cihat Şener gibi uzman bir kişiyi Balıkesir’e yalnız biz getirdik. Okulumuzun salonları tıklım tıklım doldu, diğer okulları alamadık. Dernek olarak bir 18 Mart Şehitleri Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitler Günü’nde öyle bir etkinlik yaptık ki Keşşaflarımızı bütün Türkiye tanıdı. Hatta ilk sene yaptığımız zaman etkinliğe okulun izcilerini çağırdım, okul idaresi ‘10 tane öğrencinin arkasına bütün okulu mu takacağım’ dediler. Ertesi sene bütün Balıkesir protokolü bizim etkinliğimizle Keşşafların arkasından yürüdü. Bu 18 Mart etkinliği hakikatten büyük bir olay oldu. Gelibolu Savaş Alanları Başkanlığı’na gittik. Orada çok iyi karşılandık. Şehit olan okulumuzun keşşafları için mezar yeri tahsis edildi bize. O mezarlarda tahmin ediyorum bu sene biter. Fenerbahçe Spor Kulübü Türkiye ve İstanbul’dan 18 Mart etkinliklerine yalnız bizi davet etti, üstelik üst üste iki sene. Bunun yanında 19 Mayıs Müzesi ve Çanakkale Müzelerine yalnız yine biz davet edildik.Bununla alakalı en çok hoşuma giden bir etkinliğimizde keşşafları Anıtkabir’e götürmemiz oldu. Anıtkabir’de çok büyük bir ilgiyle karşılandık. Bu grubun içinde Kocaseyit Köyü’nden Seyit Onbaşı’nın torunu da vardı. Çiçeğimizi, çelengimizi mozoleye Koca Seyit’in torunu koydu. Hatta içeriye girerken bütün arabalar aranıyordu. Bizim araba da durdu arama yapacaklar. Bir tane subay koştu, “Koca Seyit’in torunu bu arabada mı?” dedi ve kusura bakmayın diyerek özür diledi ve bizim yolumuzu açtı. Bu kadar önemli bir olayı da yaşattık Balıkesir Lisesi’ne.

 

SPORA DA DESTEK OLDUK

Okulumuzun spor kollarına malzeme yaptık. Kız basketbol takımının kurulmasına, bando takımının kurulmasına yardımcı oldu. Hentbol takımına malzeme yardımında bulunduk. Bunların hepsine, bütün spor branşlarında da yardımımız oldu. Halk oyunları ekibine yardım ettik.

 

140 BİN LİRA BÜTÇEMİZ OLDU

Okulumuz için yaptığımız bütün harcamaların hepsi de kayıt altında oldu. Son yaptığımız genel kurulda 140 bin lira gibi bütçe vardı ve bu Balıkesir Lisesi tarihi boyunca görülmemiş bir bütçeydi. Bunun içerisine yardım kolileri, dışarıdan verilen nakdi yardımlar dahil değildir.

 

BALIKESİR LİSESİNE TEKNOLOJİ LABORATUVARI KURUYORUZ

Hatta Vakıf üzerinden okulumuza bir de teknoloji laboratuvarı kuruyoruz. Bütün malzemesi alındı. Bu teknoloji laboratuvarı devlet okulları içerisinde Türkiye’de ilk olarak Balıkesir Lisesi’nde kuruluyor. Buna da önemli miktarda para harcandı. O parayı da buldum. Balıkesir Lisesi’nde tarihi bir radyomuz vardı. Biz şimdi o radyoyu kuruyoruz ve televizyon yayını da yapacağız. Balıkesir Lisesi bize yer tahsis etti. Cihazları teknoloji laboratuvarı bittikten sonra onları kurmaya başlayacağız. Yani Balıkesir Lisesi’nin naklen yayın yapan bir radyosu ve televizyonu olacak. Onu da vakıf üzerinden yapacağız.

 

ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ DE UNUTMADIK

Okulumuzdaki öğrencilerin yanında Engelliler Okulu’ndaki öğrencilere elektrikli sandalye temin ettik. Oradaki çocuklar pastayı çok seviyormuş. Yakında okulun bahçesinde bir şenlik yapacağız. Çocuklara pastalı, eğlenceli hediyeli bir şenlik yapacağız. Orada 90 talebe var. O otistik talebeler içerisinde 5 tanesi okuyabiliyor. Onların arasında okuma yarışması yapacağız, hepsi birinci olacak ve birer tane onlara tablet vereceğiz.

 

TARİHİ BALIKESİR LİSESİ BİNASINI GERİ ALACAĞIZ

Bunun yanı sıra tarihi Balıkesir Lisesi binasının alınması işleri devam ediyor. Onun yazısı valilikçe yazıldı. Üniversite kampusunda Güzel Sanatlar Fakültesi binasının bitmesi bekleniyor. Orası da alınacak. Hatta onun yüzünden çok tepki çektim. Adanalı Mimar bir kız öğrenci benim aleyhime imza kampanyası başlatmıştı. Ben aslında okulumu geriye istemiştim. O okul bize ait. Beni sanat düşmanı, ilkel, barbara olarak tanımlamışlar. Tabi o bayan arkadaş beni tanımıyor ve ne yapmak istediğimizi bilmiyordu. Sonra kendisiyle konuştuk ve durumu anlattım. Yani okulu neden geri istediğimizi, okulun herhangi bir okul olmadığını da bahsettim. Okulun 135 senelik tarihi olduğundan bahsettim. Tabi bunlardan bahsedince kız anladı. ‘Çocuklar nerede okuyacak, nerede resim yapacak’ dedi. Bir ressam her yerde resim yapar yani. Okul var koskoca, üniversite kampusu var. O sizin sorununuz, benim değil dedim.

 

KADINLARA ÖZGÜ BİR YER AÇMA İSTEĞİM VAR

Balıkesir’de kadınlara ait bir yer yapmak istedim. Kadınlardan hiç itiraz gelmedi, hep erkekler itiraz etti. İşte ‘efendim bu haremlik-selamlık olurmuş’, kadın-erkek ayrılamazmış’ Bütün erkekler akşama kadar eşinden ayrıdır. Bugün erkeklerin gidebileceği Türkiye’de yüz binlerce, milyonlarca yer var. Balıkesir’de de gidip kadın kadına oturabilecekleri bir yer olsun istedim. Ama benim entelektüel arkadaşlarım tabi hemen sosyal kimliklerini taktılar, bana hücum ettiler. Ben Balıkesir’in milletini anlamıyorum. Her türlü eleştiriyi alıyorsun, susuyorsun. Benim giyimimi, kuşamımı dalga geçiyorlar. Ben iyi giyinen bir kişi değilim, çok kibar bir insan da değilim. Ama bazı şeyleri de hak etmiyorum. Benhayatımda hiçbir kadına kabalık etmedim, hiçbir bayanın kalbini kırmadım. Bilmiyorum Balıkesir tuhaf bir yer. Balıkesir’de bir etkinlik yaptığın zaman eleştiriliyorsun. Balıkesir’de bizim hangi kültürle yetiştiğimiz belli. Ama maalesef Balıkesir’deki insanlar, bazı arkadaşlar diğer insanlara çok yukarıdan bakıyorlar. Ondan sonra da sosyal demokrasiden bahsediyorlar, kadın kahvehanesine karşı çıkıyorlar. Yani anlamak zor oluyor.

 

 

YAPAMAZSIN DEDİLER YAPTIM

Ben 5 sene bunların mücadelesini verdim. Bir de peşin hüküm var ‘sen bunları yapamazsın’ diye. Burs vereceğim ‘patlarsın seneye’ dediler, ama 5 sene düzenli verdim, hiç de patlamadım. ‘evi alamazsın’ dediler, aldım. ‘heykeli yapamazsın’ dediler yaptım. ‘Sen bu laboratuvarda rezil olacaksın, çok para, işin içinden çıkamazsın’ dediler, çıktım. Yani söz verip de yapmadığım tek şey bu kadın kahvehanesidir, bunu da gerçekleştireceğim. Kadın çıkmış işinden gücünden gidip bir yerde oturup çay içse kötü mü? Öyle bir şeye kadınların hakkı yok mu? Erkekler gidiyor kahvehaneye orada al papazı, ver maçayı, tavla oynuyorsun, her şeyi yapıyorsun, rahat oluyorsun, oraya kadar sosyal demokrat değilsin. Ama kadınlara özgü bir yer olsun falan denince hemen tavır koyuyorsun. Bunlar kültür de değil aslında bunlar eksik kalan şeyler. Sen git İzmit gibi yerden her hafta 400 kilometre yol yap, gel buraya, bunları yap. Ondan sonra da eleştiril.

 

ARTIK VAKTİMİ VAKIFA AYIRMAK İSTİYORUM

Balıkesir Lisesi sayfasında yeni bir dönem başladı. Ben sadece bunun bir yerinde oldum. Ben artık eskisi gibi yapamam bunu. Derneğin başkanı var, üyesi var. Hepsi iyi insanlar. Bundan sonra artık onlar yapacak. Bu işte yol göstermek olmaz. Bu işin içine girersen devam etmen lazımdır. Benim ilgilenmek zorunda olduğum bir vakıf var. Bizim vakfımız var. Bir derneği hemen kurabilirsin ama bir vakıf kurmak Türkiye’de çok zor bir iş. Türkiye’de aşağı yukarı 7 veya 8 lisenin vakfı var ve biz bunlardan bir tanesiyiz. Zamanında kurulmuş bu vakfı devam ettirmemiz lazım. Vakfın avantajları var.

 

LİSEMİZİN GAZİ UNVANI VAR AMA KİMSE BİLMİYOR

Balıkesir Lisemizin gazi unvanı var ve kimse bilmiyor. Aslında okula gelen yazışmaların hepsinde Gazi Balıkesir Lisesi yer alıyor. Balıkesir Lisesi resmi olarak gazidir. Hatta onun için de başvuru yaptık. Milli Eğitim Müdürü söz verdi. Biz ne yaptık? Bir 18 Mart etkinliği yaptık. 18 Mart etkinliğinin nedeni Balıkesir Lisesi’nin gazi lise olması için atılmış bir adımdır. Biz orada şehitlerimiz olduğunu hatırlattık, bazılarına ispatladık. Eğer dernek kabul ederse dernek yapacak, eğer kabul etmez de biz bu işin organizasyonuna girmeyiz derlerse Atatürk’ün Balıkesir Lisesi’ne gelişinin de 18 Mart’ta mizansenini yapmak istiyoruz. Bunu Türkiye’ye duyurmak istiyoruz, gazilik bizim hakkımız. Bu yazışmalarda geçiyor ama bilinirliği yok. Dernek bununla ilgili mücadele etmezse ben ederim. Ama maalesef bizim arkadaşlarımız geri adım atmasını çok seviyor. Kaymaklı Şenliği’nde salon hikayesini herkes biliyor. Orada herkes geri adım attı, ben tek kaldım. Yanımda basın olmasa o işi okulumuzun salonunda yapamazdık.” (POLİTİKA)

Exit mobile version